Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti yer alan Tiyatro Caddesi'nde ortaya çıkarılan mozaiğin merkezinde, kente hayat veren Eurymedon Nehri'ni simgeleyen "Genç Eurymedon" tasvirinin yer alıyor. Haberi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabında paylaştı. Saz yaprakları, amphora ve balık figürleriyle zenginleşen bu kompozisyonun, suyun, bereketin ve yaşamın simgesel anlatımını yansıttığını belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Küçük tesseralarla oluşturulan renk geçişleri, ayrıntı zenginliği ve yüksek işçilik kalitesiyle dikkat çeken eser, mozaik sanatında oldukça nadir rastlanan nehir tanrısı betimlemelerinden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor. Bu keşif, yalnızca Aspendos'un sanatsal zenginliğini ortaya koymakla kalmıyor, Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına ilişkin önemli bilimsel veriler de sunuyor" dedi. Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Aspendos Akropolisi ile tiyatroyu birbirine bağlayan Tiyatro Caddesi'nin doğu meydanında yürütülen çalışmalarda, meydan ile doğu sur duvarları arasında yaklaşık 6x25 metre ölçülerinde mozaikli bir mimari yapı ortaya çıkarıldı. İlk değerlendirmelere göre, yapının milattan sonra (MS) 3'üncü yüzyıl başlarında havuz olarak inşa edildiği, şimdiye kadar kazısı tamamlanan yaklaşık 6x7,50 metrelik bölümde açığa çıkarılan mozaik döşemenin ise henüz kazılmamış alanlarda da devam ettiği verilere yansıdı. Yapının, MS 262 depreminin ardından iç duvarlarla bölünerek farklı mekanlara ayrıldığı değerlendiriliyor. Aspendos Antik Kenti’nde kazılar Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında devam ediyor.
EVLENİYOR MUSUN? Bizim Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde ağzı biraz bozuk hocamız vardı. Bir gün derste, hiç beklemediğimiz bir yerde sözü evliliğe getirdi ve dedi ki: “Evleneceğiniz kadında üç şeye bakın: bileği, çekmecesi ve annesi.” Gençtik. Önce güldük, sonra şaşırdık. Bilek ne alaka, çekmece ne alaka, anne ne alaka? Meğer adam, bir cümlenin içine bir medeniyetin evlilik terazisini koymuş. Bilek dediği yalnız kemik inceliği değildi. Zarafetti. İnsanın hareketine sinmiş ölçüydü. Bir bardağı tutuşunda, bir çocuğun başını okşayışında, sofraya ekmek koyuşunda belli olan o ince kadınlık hâliydi. Çekmece dediği yalnız eşya düzeni değildi. İç dünyanın aynasıydı. Dağınık bir çekmece bazen dağınık bir ruhun, titiz bir çekmece bazen emanet bilen bir kalbin işaretidir. Çünkü insan evvela küçük şeylerde belli olur. Büyük laflar herkeste vardır; asıl insan, mendilini nereye koyduğunda anlaşılır. Anne dediği de yalnız genetik değildi. Zamanın insanda neyi büyüttüğüne bakmaktı. Güzellik yaşlanınca hırsa mı dönmüş, huya mı? Yüz çizgileri merhametle mi derinleşmiş, öfkeyle mi? Bir kadın annesine benzeyebilir; bazen yüzüyle, bazen sesiyle, bazen de kırıldığı yerde verdiği tepkiyle. Ben de bugün o hocanın sözüne birkaç şey eklemek isterim. Evvela kadına değil, kendine bak. Sen yurt tutacak adam mısın? Yuva kurmakla ev açmayı aynı şey sanmıyor musun? Belâ gelince kapının eşiğinde duracak mısın, yoksa ilk rüzgârda savrulacak mısın? Fakirlik, hastalık, borç, dert, gurbet, kırgınlık geldiğinde o evin direği olabilir misin? Çünkü evlilik yalnız sevda treni değildir. Evlilik biraz da nöbettir. Birbirinin uykusuna, hastalığına, suskunluğuna, yaşlanmasına nöbet tutmaktır. Sonra karşındakine bak. Kavga ve gürültü içinde büyümüş bir kalp mi getiriyor sana? Eğer öyleyse, o evin yankısı
Reklam
Kurumsal Yapılanma ve Sivil-Askeri Entegrasyon Savunma Siber Ajansı (DCA): Ordu, Hava ve Deniz Kuvvetleri'nin siber yeteneklerini tek bir çatıda birleştiren ve teknik istihbarat kurumu NTRO ile doğrudan köprü kuran bu ajansın operasyonel yetkileri artırılmıştır. "Bütünsel Toplum" Yaklaşımı: Hindistan'ın devasa yazılım ve IT sektörü (Bangalore ekosistemi), istihbarat kurumlarıyla "ulusal siber güvenlik" kontratları üzerinden entegre edilmektedir. Özel sektördeki elit siber yetenekler, geçici görevlendirmelerle (vatansever hacker programları/siber rezervler) devlet adına Çin tehdidine karşı savunma hattına çekilmektedir.
İstihbarat
BARTIN'DA 12. ULUSAL ŞİİR GÜNLERİ ETKİNLİĞİ YAPILACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 20 Haziran 2026 Cumartesi günü, saat.19.00'da;Bartın Belediyesi Kültür Merkezi Kırtepe-Bartın adresinde, ''Bartın 12. Ulusal Şiir Günleri'' etkinliği yapılacaktır. Proğramda Doç. Dr. Haluk Öner'in sunum yapacağı bir söyleşi gerçekleştirilecektir, Elçin Sevgi Suçin ve Prof. Dr. Mehmet Hakkı Suçin'in konuşmacı olarak yer alacağı söyleşide ''Zamanın nabzında Şiir ve Şiir Çevirisi'' konusu ele alınacaktır. Şairlerin kendi şiirleri ile sahne alacağı ''Şiir Dinletisi''nde ise Fatma Aras-Hatice Doğanay-Keramettin Çetin ve Nilay Özer sahneye çıkarak şiirlerini seslendireceklerdir, isteyen herkes bu etkinliği ücretsiz olarak izleyebilir.
Sefertepe Sefertepe, Türkiye'de, Şanlıurfa ilinin Viranşehir ilçesi sınırları içinde yer alan bir arkeolojik sit alanıdır. Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem yerleşimi olan Sefertepe de bu arkeolojik kazı alanlarından biri olma özelliğini taşıyor. Sefertepe, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi, Eskikale ve Kırbalı mahalleleri sınırlarında, Şanlıurfa’nın 70 km doğusunda yer alıyor. Sefertepe'de kazı çalışmaları 2021 yılında başladı. Taş Tepeler arkeolojik bölgesinin bir parçasıdır. Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi (Taş Tepeler) kapsamında, İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Emre Güldoğan’ın bilimsel danışmanlığında iki yıldır yürütülen Sefertepe kazılarında önemli bulgular ortaya çıkıyor. Şanlıurfa ilinde geçmiş yıllarda gerçekleştirilmiş önemli kazı çalışmaları var. Bunların yanı sıra 1995 yılında çalışmaları başlayan ve günümüzde de halen devam eden Göbeklitepe, bilim dünyasına Neolitik Dönem hakkında önemli veriler kazandırdı. Tüm bu veriler beraberinde yeni sorular da doğurdu. Taş Tepeler projesi içerisinde yer alan tüm arkeolojik kazı çalışmaları Neolitik Dönem’in anlaşılmasında önem teşkil ediyor.
Science of Hadith sınavında önce Prof. Doc. Serdar Demirel
Reklam
Reklam