Damla

Acaba senin de bilinçaltın var mıydı babacığım? Bana öyle geliyor ki sizin zamanınızda böyle şeyler icat edilmemişti. Sanki Osmanlıların böyle huyları yoktu gibi geliyor bana. Senin fesli ve redingotlu resimlerini gözümün önüne getiriyorum da, bu görüntüyle ‘varoluşçu bir bunalımı’ yan yana düşünemiyorum doğrusu. Aslında bizler de bir özenti içindeyiz; ama ne de olsa bu kurt içimize düştü bir kere; bazı meseleleri bu yüzden büyütüyoruz.
Sayfa 181
Edebiyat
Reklam
Sınırlarını kesin olarak belirlediğin bir dünyada, bana sorarsan, belirsiz bir biçimde yaşadın ve öldün.
Sayfa 177
Edebiyat
Sen bize güzel bir masal anlatırsan, dedim ona, ben de senin sayende dünyaya belki yeni bir şeyler söylerim.
Sayfa 141
Edebiyat
Biz, içinde olduğumuz için durumu sezemiyormuşuz. Bu ‘biz’ sözünün beni çok ürküttüğünü itiraf etmeliyim. Üçüncü Şey bana ‘siz’ dedikçe hiç sevmediğim birtakım insanlarla birlikte sanki bir yere doğru itiliyormuşum gibi hissediyordum. Sanki bu “Üçüncü Şey” beni içinden çıkmak için çabaladığım bir kuyunun dibine doğru itiyordu.
Sayfa 116
Edebiyat
Hayatın anlamı, mesela benim gibi bir insanın yaşantısının anlamlı olduğu gibi sözler etti. Ben bir çok insana üstün tutulmalıymışım. Doğrusu bu sözler beni pek inandırmadı efendim.
Sayfa 115
Edebiyat