[Yani, çok ince bir metinsel numara çekiyor gibiyim; ‘rafine’ bir metin kuruyor, incecik ayrımlara giriyor, derin felsefi konuları çapraşık bir düzeyde işliyor; temelden bir psikanaliz eleştirisi yapıyor, gibiyim -oysa, çok basit, belki çok kaba, çok yalın bir gerçeklik, ulaşmağa çalıştığım -ve ulaşamadığım:] İçimde bilmediğim birşey var : benim içimde, benim, bilmediğim birşey… ——Ona ulaşmağa çalışıyorum; ne olduğunu hiç bilmediğim birşey; ama, gerçekliğinden hiçbir kuşku duyamayacağım birşey, çünkü gerçekliğini benim yaşamımın ve ölümümün söz konusu olduğu yerlerde ortaya koyan birşey —bu, benim en temel yaşamsal sorunum — onunla uğraşmayayım da ne yapayım —— tek isteğim onu anlamak.
Garip bir biçimde, ancak geldiği yer ile çıkacağı yol iyice belirsizleşince bilinçlendirir kişi ‘şimdi burada’sını: artık orada olmayacağı belirginleştiğinde, ‘ora’sı da belirginleşmiştir. Örneğin, epey bir süre içinde bulunduğu, önemli -şiddetli, sevinçli, ağrılı- şeyler yaşadığı bir uzama, birgün, bakıp, “Burası öldü artık…”, dediğinde…