Kitap Filistin'e, Gassan Kanafani ve temsilcisi olduğu "Filistin Direniş Edebiyatı” özelinde bir bakış sunuyor.
Kitabın ilk bölümünü Gassan Kanafani'nin hayatı ve etkilendiği fikir akımları oluşturuyor. 2. Bölümünde ise yazar olan Gassan Kanafani'yi ve bir direniş olarak edebiyatı inceliyoruz.
Kanafani, 1936 doğumlu ve orta-sınıf bir aileye mensup. Çocukluğunda misyoner okullarına gidiyor ve bu sebeple Fransızcası Arapçasından daha iyi. Yani nispeten rahat bir hayat sürüyor diyebiliriz. Bu durum 1948'le yani İsrail devletinin resmen kuruluşluyla tepetaklak oluyor ve kendini bir mülteci kampında buluyor ve düzenleri oturana kadarda hayatı kamplarda geçiyor. Böylece hayatının dönüm noktalarından ilkini yaşamış oluyor diyebiliriz. Çünkü bu dönemde kafasında Filistin’e ve Filistinli olmaya dair bir pencere açılıyor. Yani kendi deyimiyle, "İşgal Gassan'ın göğsünü yarmış ve oraya Filistin'i yerleştirmiştir." Çocukluğunu farklı ülkelerde farklı kamplarda geçiriyor ve bu durumu kitaplarında da görmek mümkün. Kanafani'nin hikayelerinde kamplarda ya da derme çatma evlerdeki çocuk hikayelerine sıkça rastlanır. Şimdi biraz da fikir hayatından söz edelim. Doğduğu zamanı da göz önüne alırsak o dönemde Arapları tek çatı altında toplama fikri ve Nasırcılık popüler. Kanafani de etkileniyor bu fikirden ve siyasi hayatına böyle adım atıyor denilebilir. Ta ki 1967'deki 6 gün savaşlarına kadar. (Biraz bahset) Bu ağır mağlubiyetten sonra Arap devletlerinden yeterli tepki gelmiyor ve Filistin davası kendi kaderine mahkûm ediliyor. Böylelikle Kanafani anlıyor ki karşısındaki tek düşman Siyonizm değil. Eğer Filistin için savaşmak istiyorsa Siyonizm’in yanında emperyalizm, kolonyalizm ve Arap gericiliğiyle de savaşmak zorunda. Bu nedenle Kanafani'nin hikayelerinde özel olarak Filistin ve