Her çukurun bir sonu her dağın bir tepesi olduğu gibi sevincin de kederin de başladığı ve bittiği bir nokta var.Hiçbir derinlik hiçbir irtifa sonsuz olmaz!
İnsan nasıl bir çukurun sonuna erdikten sonra tekrar yükselmeye başlarsa
nasıl bir dağın tepesine vardıktan sonra inişe doğru yol alırsa ben de üzüntülerimin son merhalesini bulduktan sonra yavaş yavaş ondan ayrılmaya mecbur oluyorum...
…
Mustafa Kemal biraz sonra odaya girdi.
Üniformalıydı,üstünü başını değiştirmemişti.
Zübeyde’nin elini öptü,bağdaş kurarak oturdu
Pat diye, ”gidiyorum” dedi.”Buralarının da Selanik gibi olma ihtimali var,giderken gözüm arkada kalmasın,memleket için uğraşırken sizden yana bir üzüntüye duçar olmak istemem,”dedi.