Fahrenheit 451 sadece bir roman değil, aynı zamanda insanın kendine tuttuğu bir aynaydı benim için. Sayfalar ilerledikçe, aslında en büyük kaybın kitapların yakılması değil, insanların sorgulamayı bırakması olduğunu fark ettim. Düşünmeyen, merak etmeyen ve hissetmeyen bir toplumun ne kadar sessiz ama bir o kadar da eksik olduğunu derinden hissettim.
Ray Bradbury kelimelerle bana şunu hatırlattı: Bir kitap sadece bir hikaye değildir bir düşünce, bir direnç ve bazen de bir uyanıştır. Bu kitabı bitirdiğimde içimde garip bir hüzün ama aynı zamanda güçlü bir farkındalık vardı. Çünkü anladım ki, kitaplar sadece okunmaz… insanı değiştirir, büyütür ve yeniden düşündürür.
Bazı kitaplar okunur ve biter. Bazıları ise bittiğinde bile insanın içinde yaşamaya devam eder. Bu kitap benim için tam olarak öyleydi.
Keyifli okumar