— "Demin bir şey söyledin. Beni merakta bıraktın: "Hepsi birbirinin aynı!" diyordun. Niçin söyledin bunu?
— "İnsanlar... Gülüm."
— "İnsanlar mı birbirinin aynı?"
— "Evet."
— "Niçin bu sözü söyledin?"
— "Çünkü... bak... Bu dünyada kimbilir kaç milyon adam, kaç milyon sevgilisine der ki: 'Ben senin için canımı veririm.' Kadın, zavallı kadınlar! buna inanırlar. Yalandır bu, yalan. Ben bu yalandan nefret ediyorum. Bu yalan olunca sevmek de yalandır. Ben istiyorum ki seven bir insan ölüme hazır olsun."
— "Fakat bunu ne ile ispat eder, Selma? Kendini öldürerek mi?"
Selma gözlerini sımsıkı yumdu ve açtı:
— "Oh, hayır!" dedi.
— "Peki, ne yapsın? Söyle bana: Ne yapsın?"
— "Hazır olsun, kafî."
— "Ya hazırsa? Fakat ya hazır olduğuna kadın inanmıyorsa?"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Dünya Rüya İçinde rüyada demiş bir Hint atasözü.
Bizler rüyamızı görmezden geliyoruz, Onları bilinçaltımızın ürünleri diyoruz fakat belki de rüya dediğimiz gerçek, gerçek dediğimiz ise rüyadır."
Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara
öpmeliyim ağzından
sonra dönüp yüzümüzü Notrdam'a
çiçeğini seyretmeliyiz onun,
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten
ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
yıldızlar da çiselemeli
incecikten bir yağmuda karışarak…
Burası benden başka kaç insanın evidir?
Şimdi Bilmiyorum. Ben bir başıma onlardan uzağım,
hep birlikte onlar benden uzak.
Bana kendimden başkasıyla konuşmak yasak.
Ben de kendi kendimle konuşuyorum.