Dede Gorgud

-"14 yaşındayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığım için beni zindana attılar ve 6 ay boyunca bedava ekmek verdiler. Hayatın adaleti budur." ( Victor Hugo)
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen de mi Brütüs...?
Tarihe geçmiş insanların ölmeden önce son sözleri... Leonardo Da Vinci: -"Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişemediği için tanrıyı ve insanlığı gücendirdim." Oğuz Atay: -"Sevinmeyin daha ölmedim." Ünlü seyyah Marko Polo: -"Kimse bana inanmayacağı için gördüklerimin yarısını bile anlatmadım." İngiltere kralı III Richard savaş alanında atı yaralandıktan sonra kaçan askerlerine bakarak: -"At! at! Bir ata krallığımı veririm!" demiş ve at veren olmamış, düşman askerler tarafından öldürülmüş. Ünlü bestekar Mozart: -"Ölümün tadı dilimin ucunda,bu dünyadan olmayan bir şeyler hissediyorum." Jameikalı ünlü şarkıcı Bob Marley: -"Para hayatı satın alamaz." Amerikalı bilim adamı Josep Henry Green belki de öldüğünü kendi anlayan yegane insandır. 81 yaşında ölüm döşeğinde nabzını ölçerken nabzının durduğunu fark etmiş ve son sözü "Durdu" olmuş. Karl Marx: -"Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir." Ünlü kahin Nostradamus: -"Yarından itibaren artık burada olmayacağım" demiş ve o gece vefat etmiştir. Alman filozof Hegel günümüzde de işlenen o müthiş kelimeyi söylemiş: -"Sadece bir kişi beni anladı, o da gerçekten anlamadı."
1000Kitap
Lakin qəribədir, bəzən ağıllı hesab elədiyimiz sözlər biz gənclərin yadında yaxşı qalmır.
Edebiyat
10/10
·339 syf.··
2017 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2017 19:02
Kitabı ilk okumaya başladığımda şöyle bir paylaşımda bulunmuştum : “Bu kitabı ben nasıl okuyacağım ki, her okuduğum paragrafta bir şeyler paylaşma hissi yaşatıyor, çevreme bakıyorum, kimle paylaşacağım ki kim beni anlayacak... Heyecanla bir iki deneme yapıyorum, tık yok... İnsanın içinde bir coşku uyandıracak bir düşünce fırtınası başlatacak bir kitabı bitirmek olmaz herhalde, bitmez değil mi böyle bir kitap... Tekrar tekrar okunur, evet okunur; eskimez de böyle bir kitap... Aynı zamanda utandırır böyle bir kitap, adamlıktan soğutur, sorgulatır, şimdiye kadar neredeydin dedirtir; suç ve cezayı çocukluğunda okuyan bir düşünürün düşünceleri karşısına ne yüzle suç ve cezayı bu yaşıma kadar okumadan çıkıyorum öz eleştirisini yaptırır.” Evet, o gün dediğim gibi adamlıktan soğutur, utandırır derken kendi çapında bir adam olarak yazıyorum. Ülkenin her ferdine, ya da her insana -evrensel bir kitaptır- hitap ettiği kadar asıl hedefte aydınlar vardır, söz de aydınlar. Halen de öyledir. Düşünmek yerine hazırı alıp kullanırlar, o yüzden olamıyorlar, ham kalıyorlar. O yüzden kabuğumuzu kıramıyoruz. Bir ansiklopedi adeta “Bu ülke” kitap olarak, okunup bitirmek bu kitabı teknik olarak söylenir, bitmez ki, adam yemiş yutmuş. Onları benim gibilerin sindirebilmesi için, bir kere çok araştırması gerekir. Her araştırma yeni okuma demek, her okuma yeni okumalara yelken açmak demek. Bitmez… Ne güzel söylüyor okumakla ilgili üstat: "Okuduğunu tahlil etmeyen, daha önce okuduklarıyla karşılaştırmayan, her an kendi kafasını kullanmayan zekâsını mahveder. Okumak, sayfanın bütününü, cümleleri, kelimeleri anlamaktır. Dikkat gevşeyince gölge düşünceler kalır kafada. Çabuk okuyan dikkatini teksif edemez." Kitabın son bölümünde basında çıkanlardan birkaç pasaj var. Muhittin Nalbantoğlu demiş ki :
Felsefe
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma