Soy
Dedemin dedesinin dedesinin dedesinin ismini biliyorim kardeş sen ise ne udugu belirsiz birisin kimden geldin bilmiyorsun soysuz bir adamın tekisin nasıl benimle kendini bir tutuyorsun dedim ona
Kütüphanelerin Kilitlenmesi: Bir gecede kütüphaneler dolusu yazma eser, arşiv belgesi, mezar taşı ve asırlık edebi/felsefi miras, yeni nesiller için okunamaz "arka arkaya dizilmiş şifreler" haline gelmiştir. Nesiller Arası Mesafe: Büyükbaba ile torun arasındaki yazı dili bağı kopmuş, bir millet kendi dedesinin yazdığı mektubu veya günlüğü okuyamaz duruma düşmüştür. Estetik ve Ruh Kaybı: İslam harflerinin getirdiği o muazzam hat sanatı, kelimelerin görsel musikisi ve aruzun o harflerle sağladığı ahenk, yeni yazı sisteminde aynı estetik karşılığı bulmakta zorlanmıştır. Bu yönüyle devrim, köklü bir tarih ve kimlik hafızasının zayıflaması olarak yorumlanır
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
➡️ *Çocuğa verilen hediyeler* *Sual: Küçük çocuğa verilen hediyeyi kim alır? Hediye vermekte evlatlar arasında ayırım yapmak uygun mudur? Çocuğun yaptığı iyiliklerin sevabı ana, babasına da verilir mi?* *Cevap:* Küçük çocuğa verilen hediyeyi babası kabzeder. Babası yok ise, babanın vasisi, o da yoksa, dedesi kabul eder. Dedesi de yoksa, dedesinin vasiyet ettiği kabul eder. Bu dördünden biri varken, çocuğa bakan akrabası bile alamaz. Bu dördünden biri yoksa, çocuğa evinde bakan kabul eder. Aklı başında çocuğun kendisi kabul edebilir. Salih olan oğlan ve kızlarına hediyeyi, müsavi miktarda vermek efdaldir. Ölüm hastası olmayanın malının hepsini oğluna hediye etmek caiz olur ise de günahtır. Çocuğun mülkü olur ise de babaya günah olur *[Hindiyye]*. Reşit ve salih veya ilim tahsilinde olan çocuklarına daha çok vermek caizdir. Salâhları müsavi ise, müsavi dağıtmalıdır. Çocukları fasık olanın miras bırakmayıp, salihlere, hayrata vermesi efdaldir. Çünkü, günaha yardım etmemiş olur. Fasık çocuğa nafakadan fazla yardım yapmamalıdır. Çocuğa gelen hediyeden ananın babanın yemesi caizdir. Çocuğun yaptığı iyiliklerin sevabı kendisinedir. Anasına babasına, öğretmek ve yaptırmak sevabı verilir. Satılan malı teslim etmek, hediye olunanın ise kabzolunması da lâzımdır). *Tam İlmihal s. 839* hakikatkitabevi.net/bookread.php?bo... 💙 *Osman Ünlü ile Huzura Doğru YouTube Kanalı* youtube.com/@osmanunluhuzur... ❤️ Beğen 👉 Paylaş 📣 Tavsiye Et
Alıntı
İdil dedesinin köyüne gitmek için havalimanında💫💫💫
Babamın kuzenleri de dahil benim amcalardan bir cacık olmadığından "baba yarısı" olma işini ben üstlendiğimden dolayı dün yaşadığım bir anımı anlatacağım. Abisi kendisinin iti olsun artık genç kız olmuş bacımla egosu yüksek ama belediye binası kıç kadar olanların diyarı Beylikdüzü'nde tamda belediye binasının karşısında ki ufak koru da yürüyerek sohbet ediyorduk. Bu arada o kıç kadar belediye de zamanında Basın Yayın Ofisinde staj yaptım. Hiç partilerle alakam yoktur ve ben staj yaptığımda AKPdeydi. Stajdan sonra da ne AKP, nede CHP işe almadı beni. Siyasetten bir bok anlamadığımı, kul hakkına giremeyeceğimi anladılar herhalde. Neyse... Kardeşim abisi gibi hayattan bunaldığında kitaba sarıyor. Kendisi de malûm Palmiye Yayınları'nda müdür yardımcısı. Tutamadı kendini sohbeti açtı. Anlatıyor da anlatıyor tabi karşısında abi görünümlü rahmetli dedesinin konsantresi var. Bendeki beyin zaten benden ayrı bir cumhuriyet. Peygamberlerin bu kıçı kırık dünya ahalisiyle uğraşını, peygamberlerin ilmini vs. konuştuk. Sonuçta peygamber dönemlerinde şimdi ki insanlık gibi üniversiteler vs.ler yoktu. Ha vardıysa da garibim peygamberler neyle gidecek? Adamlar daha kundaktayken başlarına gelmeyen kalmıyor. Ahan Hz. Meryem bu zamanda olsa adı çıkmıştı. Onun bile hamile olma meselesini öyle bir anlatırım ki insanlık bana deli damgası koyar. Öyle bir tez sunarım çürütemezsin. Akrabamı öyle savunmam yani 😉. Bacım anlattı ben kuantumdan, mantıktan, felsefeden girdim. Finalde bacım gururlandı. Benim damarım da dedemin kanı dolanıyor 😉
Bayramınız ve Cumanız mübarek sıhhat ve afiyetiniz daim olsun
Tatillerde dedesinin yanında kalan bir çocuk, dedesine başarılı olmanın yollarını sormuş. Dedesi ise ona bu yolu öğreteceğini söylemiş. Çocukla birlikte iki fidan almışlar. Fidanlardan birini evde bir saksıya, diğerini ise dışarıda bahçeye dikmişler. Dedesi torununa: “Sence hangisi daha çok büyüyecek?” diye sormuş. Çocuk: “Evdeki daha çok büyür.” demiş. “Çünkü ne fırtına ne de hayvanlar ona zarar verebilir.” diye cevaplamış. Dedesi bir şey söylememiş. Çocuk dedesinin yanından ayrıldıktan sonra aradan dört yıl geçmiş. Bir yaz tekrar dedesinin yanına gelmiş. Çocuk, sorduğu soruyu unutmamış ve yeniden sormuş. Dedesi onu fidanlara bakmaya götürmüş. Dışarıdaki ağacı gören çocuk çok şaşırmış. Ağaç öylesine büyümüş ki insanlar onun gölgesinde serinliyormuş. Dedesi o an torununa şöyle demiş: “Başarılı olmak istiyorsan, sorunlarla başa çıkmayı öğrenmelisin. Bu ağacın fırtınalara ve hayvanlara direnerek büyüdüğü gibi, sen de hayattaki zorluklara göğüs germelisin. Hayatta karşılaşacağın zorlukları aşman, senin için başarının anahtarı olacaktır.”
Kitap Alıntısı