Dün, Bugün Ve Yarın
Dün anlam arayışımızın sıcaklığıyla kalbimizin vecd ile yüz sürdüğü o sıradan kitabın satırları; ruhumuza inen bir inşirah, fırtınalı denizlerde sığındığımız bir şefkat limanı ve kanayan yaralarımıza merhem gibi geliyorken... Bugün aklın rasyonalitesinin o soğuk ve acımasız merceğinde salt bir vehim, yavan bir tekrar, tahammülü zor bir karmaşa ve koca bir hüsran gibi duruyorsa; Fakat kim bilir, belki yarın ruhumuzun o ince sezgisi bizi en hakiki menzile eriştirir. Umalım yarınlarımız, anlamsız bir boşluğun hiçliğinde kaybolmakla değil; varoluşumuzu bütünüyle inşa ettiğimiz bir vuslat olsun. Dedi meczup... ve sükûta büründü.
Kaf u nûn hitabı izhâr olmadan Biz bu kâinatın ibtidasıyız Kimseler vasıl-ı didar olmadan Ol “kabe kavseyn”in “ev edna”sıyız Yoğ iken Adem’le Havva alemde Hak ile Hak idik sırr-ı mübhemde Bir gececik mihman kaldık Meryem’de Hayret-i İsa’nın öz babasıyız Bize peder dedi tıfl-ı Mesiha “Rabbi erini” diye çağırdı Musa “Len terani” deyen biz idik ana Biz Tûr-ı Sina’nın tecellasıyız. “Künt-ü kenz” remzinin olduk ağahı Hakka’l-yakin gördük cemalullahı Ey hoca bizdedir sırr-ı ilahi Biz Hacı Bektaş’ın fukarasıyız. Zahida şanımız “İnna fetahna” HARABİ kemteri serseri sanma Bir kılkırk yarar kamiliz amma Pir Balım Sultan’ın budalasıyız. Ahmed Edib
Şiir
Reklam
Yine soğuk birşeye kapıldım 'üzerine eğilmiştir göğün bütün rüzgarları'dedi hölderlin. Üşümek beklemektir,değil mi? Ve güneş çakılları yarattı çemberlere sığındık süt gibi serin uykuya Op. 66, C Minör sessiz müzik Biraz poliflorin,1949 Nöropatik haller,ızdıraplı haller, baş dönmeleri,uykusuzluk, kalp çarpıntıları ve vago senpatik muvazenesizliklere iyi gelir eksikleri kapatır yeşil hırkalar -Pelin Batu
Mutluluğu bulduğun her yere gidersin dedi ablam. O sırada benim kafada uçuşan Gaziantep perileri ..
(Rüya) (Alpay çengelköyde ki konağında aşırı dozda beyaz almıştı. Bir sarhoşluk hali aldı gitti Samet onun kırgın olduğunu fark etti.) Samet: Patron (güleç bir yüzle) Ne oldu ? (Samet burnuna bir çizgi çekti) Alpay: 5 Sene önce Sen kırşehirdeyken,barondan bir iş aldım. Tabi üstüm başım yırtık açım böyle milyoner olmamışım daha Bir ortak,baronla ayrı düşmüş,onu bir tehdit olarak görüyordu. Markası aklımda değil ama bu şeker fabrikalarının sahibiydi Mehmet Kemer,yaşlı bir adam Evden çıktı aracına binecekti binmedi ve adamlarıyla değildi kendi başına yürüyordu onu kuytu bir köşede yakaladım (Alpayın Gözleri doldu) Silahımı doğrulttum,sadece diğerleri gibi para teklif etmesini veya canı için yalvarmasını bekledim. O ise elini omzuma attı,gözlerime derin derin baktı ve “Hırsın ateşiyle tutuşmuşsun Yabancı karanlık bir kuyu tarafından yutulmuş,kaybolmuşsun Sen böyle bir çocuk değilsin Neden silahını bırakıp Düzenli bir hayat kurup mutlu olmayı denemiyorsun. Güzel bir eğitim almak istersen Yardım ederim.” dedi. Elim ayağım tutuldu,ne yapacağımı bilemedim. Sonra Baronun adamının bana koştuğunu gördüm. Silah elimdeydi,ateş aldı, Yaşlı amca kollarımda can verirken “Kurtul bu hayattan.” diyordu. Şimdi anlıyorum ki sadece yardım etmek istemiş Keşke olanları değiştirebilseydim,Her gün içten içe olanları değiştirebilseydim diye geçirdim içimden. (Sametin gözleri doldu hüzünle bakıyordu.) Biz katiliz biliyorum Kederimi zayıflık olarak algılamayıp beni anlamanı istiyorum.
Edebiyat
Ablanız zayıflamış herkes öyle dedi (Zayıflamak gibi bireyler aklımda vardı ama yemek yemek en sevdiğim sey
Reklam
Reklam