Tam bu sırada ufukta bir gemi göründü ki neüzübillah Bursa’nın Keşişdağı(Uludağ) kadar var. Gemilerimizden birinin kaptanı Deli Mehmed’ti. Çok iyi yiğit bir delikanlı idi. Benim sağ kolumdu. Bize dediki:
“Ey kaptan babalarım! İzin verin emredin, gidip bu gemiler devrini ben alayım.”
Deli Mehmed’in şevkini kırmamak için izin verdim. Fakat onun teknesi, düşmanın teknesinin yanında fındık kabuğu gibi kalıyordu. Biz de Mehmet’in arkasına takıldık. Düşman teknesine yanaştık. İçinden bir tek can yoktu. Meğer uzaktan bizim gemilerimizi görmüş, sandallarına binip kaçmışlar. Tekneye çıktık. Ağzına kadar buğday yüklüydü. Deli Mehmet’i selamladık:
“Gazan mübarek ola,” dedik.
Ertesi sabah iki gemi daha zapt ettik.
İnsanların Prof Nemurla alay ediceklerini hiç düşünmemişdim çünkü o kolejde önemli bi bilim adamı ama Burt dediki hiçbi bilim adamı meslekdaşları ve mastır örencileri için büyük adam deyildir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Müseyyib İbn-i Said dediki:
"Mescidde oturmak Allah'la oturmak gibidir. Camilere gidenler orada sadece hayırlı şeyler konuşsun! "
Rivayet edildiğine göre şöyle denildi:
"Camilerde dünyayla ilgili konuşanlar, hayvanların otları yemesi gibi, iyilikleri yer bitirir. "
١. أنا الإمام أبو بكر عبد اللّه بن محمد بن عبيد بن أبي الدنيا القرشي قال: ثنا أبو خيثمة زهير بن حرب: ثنا إسماعيل بن علية, عن يحيى بن أبي إسحاق: حدثني عبدة بن أبي لبابة عن حبيب بن أبي ثابت: أنا أبو عبد اللّٰه -مولى عبد اللّٰه بن عمرو -: ثنا عبد اللّٰه بن عمرو ونحن نطوف بالبيت قال: قال رسول اللّٰه صلى اللّٰه عليه وسلم: ما من أيام أحب إلى اللّٰه عز وجل فيهن العمل من هذه الأيام . قيل: ولا الجهاد في سبيل اللّٰه عز وجل؟ قال: ولا الجهاد في سبيل اللّٰه عز وجل إلا من خرج بنفسه وماله, ثم لم يرجع حتى يهراق مهجة دمه.
1- Abdullah ibn Amr'ın azadlısı dedi ki: Biz beyti tavaf ediyorken Abdullah ibn Amr bana tahdis etti dedi ki: Rasûlullah dedi ki:
"Bu günlerde edilen amelden başka hiçbir günde edilen amel Allah'a
-azze ve celle- daha sevimli değildir."
Denildi ki: Allah -azze ve celle- yolunda yapılan cihad da mı?
Dedi ki: "Canı ve malı ile çıkıp sonra da kanı akıncaya kadar dönen
biri hariç cihad da değil."
Yahya dedi ki: Kastedilen Zilhicce'nin ilk On günüdür.
٢. حدثنا أبو خيثمة: ثنا أبو معاوية: ثنا الأعمش عن مسلم البطين عن سعيد بن جبير عن ابن عباس رضي اللّٰه تعالى عنهما قال: قال رسول اللّٰه صلى اللّٰه عليه وسلم:
ما من أيام العمل الصالح فيها أحب إلى اللّٰه جل وعلا من أيام العشر. قالوا: يا رسول الله, ولا الجهاد في سبيل اللّٰه عز وجل؟ قال: ولا الجهاد في سبيل الله. إلا رجل خرج بنفسه، وماله, ثم لم يرجع من ذلك بشيء.
2- İbn Abbâs radiyallahu anhumâ dedi ki: Rasulullah aşöyle dedi:
"Allah'a -celle ve â'la- on günde yapılan salih ameller başka günlerde
yapılanlardan daha sevimlidir."
Dediler ki: Ey Allah'ın Rasûlu, Allah -azze ve celle- yolunda yapılan cihad da mı değil? Dedi ki : "Allah yolunda yapılan cihad da değil. Canıyla ve malıyla çıkıp hiçbiriyle geri dönmeyen biri bundan hariç."
٣. حدثنا يوسف بن موسى: ثنا محمد بن فضيل: ثنا يزيد ابن أبي زياد عن مجاهد عن ابن عمر رضي اللّٰه
Geri dönerlerken ibrahimin efendiyle konuşmuş olduğu yolda tesadüfen bir an durdular ve kabil dediki. Aklımdan çıkmayan bir düşünce var, Nedir o düşünce, diye sordu ibrahim, Sodom'da ve yanan öteki şehirlerde masum isanlar olduğunu düşünüyorum, Eğer öyle olsaydı efendi onların hayatını kurtaracağına dair bana verdiği sözü tutardı, Çocuklar, dedi kabil, oradaki çocuklar masumdu, Aman tanrım. diye mırıldandı ibrahim, sesi bir inilti gibi çıkmıştı, Evet, senin tanrın olabilir, ama o çocukların tanrısı değil.
81
Onun beynine böyle bişeyler yapmalarına başına silah dayasalar bile izin vermezmiş öyle diyo. Bende ona bunun silahla ilgisi yok. Bunun benim akıllı olmamla ilgisi var dedim. Ama o dediki bana bunu yapmaya hiçbi haklan yokmuş yani eğer tanrı benim akıllı olmamı isteseymiş beni zaten öyle yaratırmış. Adem ile Havanın bilgi ağacıyla ilgili günahlarını ve elmayı nasıl yediklerini ve cenetten nasıl kovulduklamı unutmamak gerekirmiş. Ve Prof Nemur ve Dr Strauss işleri olmayan şeylere burunlarını sokuyolarmış.