Bugün bir şey yaşadım ama yaşadığım şey fotoğrafını koyduğum camiyi sonradan alakadar ediyor. Ben Gürpınar'da Pınartepe mahallesinde oturuyorum. 18, 19 seneyi geçmiştir de. Bizim mahalle Büyükçekmece'ye bağlı ve neyse çıkayım bir temiz hava alayım hemde KPSS'ye çalışayım diye mahallemizin merkez camisine gittim. Yav yıllarca oturduğum mahalle tamam sıklıkla Ehlibeyt camisinde takılıyorum diye milyonda bir görebilirler de arkadaş mahallede de görüyorsunuz beni. Şiaların tanıdığı kadar Sünnilerde tanıyorlar yani beni. 2026 model peygamber sahabesi gibiyim bir nevi. Cebimde para olunca çayda içiyorum, insanlarla da muhabbet ediyorum ama her gittiğimde öyle kindar bakıyorlar ki. Elimde kitap olsun ve oturup okuyayım kindar bakarlar, bir şeyler araştırayım aynı. Bugün artık son raddeye geldim Allah affetsin söve söve çıktım ve aşağıdaki mahalle de bu camiye geldim. Sıklıkla da gelirim bu camiye. Yani en çok geldiğim Ehlisünnet camisi burası. Bu aynı ebeveynime kızıp dedemlere kaçmak gibi. Neyse öğlen ezanı okundu diye gittim abdestimi aldım ve namaz kılmaya gittim. Cemaatin dağılmasına yakın gittiğim için babamdan büyük birisi camiden çıkarken yanlışlıkla ayakkabısını elinden düşürdü ve ayakkabı bana gelmediği, bende hiç umursamadığım hâlde adam benden babacan bir şekilde özür diledi. Namazımı kıldım, çıktım avlusunda ders çalışayım dedim. Baktım amcalar bir yerde toplanmış çay içiyorlar. Bende gidip içeyim dedim ama ücretli mi diye de sordum. Adam ücretsiz olduğunu söyledi ama gönlümden ne kadar koparsa diye de sadaka atmamı rica etti. Bende hayırlı bir evlilik adına attım. Çayımı içtim, dersime çalıştım adamlar dondurma ve lokumda ısmarladılar. Adamlara dedim "Bende Pınartepe mahallesinde oturuyorum orada merkez camisine gittim. Her gittiğimde düşman gözüyle bakınca Allah
Gerçekten asil kadınmış, varmı şimdi böyleleri
"Bir gün eşimle çok şiddetli tartıştık. Öfkeme yenik düşüp ona 'Babanın evine git!' dedim. O da hiçbir şey söylemeden eşyalarını topladı ve gitti. Aradan birkaç gün geçti, pişmanlıktan ve hasretinden duramadım. Onu geri almak için babasının evine gittim. Kapıyı çaldım, kapıyı eşim açtı. Beni karşısında görünce gözleri parladı ve hemen boynuma sarıldı. Kulağıma eğilerek sessizce şöyle fısıldadı: 'Ne olur içeri gir ve aileme tartıştığımızı söyleme. Onlara beni çok özlediğin için almaya geldiğini söyle...'O günden sonra eşime olan sevgim ve saygım katbekat arttı. Şimdi o vefat etti... Arkasından hep ah çekerim. Onun gibisi bir daha bu dünyaya gelmedi, o çok asil bir kadındı..."
Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
babam pull and bear dan tişört almış. çok yakışmış falan dedim. bana dedi ki karabiberden aldım. ilk anlamadım. kardeşimde açıklamak zorunda kaldı pull and bear yani pul biber-karabiber.. çok boşluğuma geldi baya güldüm dhdhdh böyle bir bağlantı beklemiyordum. espriyi şuan anladınız mı emin bile değilim sjdjdjj
Efkar ve Serinlik
​Dalıp gidince efkara, Keser en has duyguları o gidiş. Alıp başını giden o eda, Kendini bile fedaya yeltenen, O kasvetli yollardan geçen... Ah, nasıl anlatılır onlar? Var mı bir kelime karşılayan? ​Yüreklerin titrediği o an, Dağılır cam gibi insan; Bin, belki milyon parçaya... Yine de şükürler olsun, Milyon parçada dahi Kendini bildiren o Rahman'a. ​O kasvetin orta yerinde, Bir "sen" çektim içime. Bir sen ki; Yüreklere bahar getiren, Tek bir bakışıyla Aklımı başımdan eden. ​Bir sigaradan duman, Bir de senin aşkından çektim; Sarılsın diye yaralarım. Gecedir, Yalnızsındır, Kurtulamazsın o histen... Dedim ya; Bir sigara yanar, bir de sen bakarsın.
Şiir
Veda
Öncelikle bana her konuda destek olan, yanımda olan, iyi ya da kötü günlerimde bir şekilde hayatıma dokunan herkese teşekkür ederim. Burada tanıştığım insanlar bana bazen dostluğu, bazen sabretmeyi, bazen de hayatın her zaman istediğimiz gibi gitmeyeceğini öğretti. Hepinizin bende az ya da çok bir izi kaldı. İyi ki yollarımız bir noktada kesişti. Bu yazıyı yazmamın bir sebebi daha var. Buradan da bir "Illegal" geçtiğini bilin istedim. Yaklaşık 1 ay sonra evleniyorum, 2 ay sonra da yurt dışına gidiyorum. Hayat beni bambaşka bir yola götürüyor. Belki de yıllardır alıştığım her şeyi geride bırakacağım. Bunu yazarken bile garip hissediyorum çünkü insan bazı vedaların gerçekten geleceğini hiç düşünmüyor. Birçok kez "Keşke hiç büyümeseydim." dedim. Ama zaman durmuyor. İstesek de istemesek de büyüyor, değişiyor ve yeni hayatlara doğru ilerliyoruz. Sanırım hayatın en zor tarafı da bu; alıştığın şeyleri arkanda bırakmayı öğrenmek. Bu süreçte tartıştığım, kırdığım, kalbini istemeden incittiğim herkesten içtenlikle özür dilerim. Hiçbir kırgınlığı, hiçbir küslüğü ve hiçbir kötü anıyı arkamda bırakmak istemiyorum. Çünkü insan yeni bir hayata başlarken omuzlarında pişmanlık taşımamalı. Eğer birini üzdüysem gerçekten istemeden olmuştur. Hakkınızı helal edin. Benim de herkese hakkım helal olsun. Illegal işte tam da böyle biriydi. Soğuk görünürdü, umursamaz sanılırdı, duygularını kolay kolay belli etmezdi. Bazen egoistti, bazen inatçıydı. Erkekleri sevmeyen, kızlar için gece gündüz aktif olan, gerektiğinde kavga eden, gerektiğinde susan biriydi. Ama her şeye rağmen kendince doğruları için uğraşan, sevdiği insanları korumaya çalışan biriydi. Beni seven de oldu, benden nefret eden de oldu. Hakkımda yanlış düşünen de oldu, doğru tanıyan da. Hiçbirine kızgın değilim. Çünkü herkes beni
Beylikdüzü'nde Büyükçekmece sınırında da olmak üzere iki tane büyük AVM var. Hadi küçük Avmlerle de beraber beş olsun. Beylikdüzü'nün %90'ı lüks siteler ve belki %10luk kısmı benle yaşıt. Cadde üstünde 100/100lük devlet hastanesi de var hadi onu geçtim adam öldüren Kolan Hastanesi'de var. Sabah 9 gibi kardeşimi otobüs durağına bırakayım dedim. Ulan saat daha 9. Daha hayat yeni başlıyor. Ne yaşadın, yine ne kurguladın kafanda? Suratlar asık, sendromlar uykudan evvel açılmış. Şöyle bir istatistik yapayım: İstanbul'un 39 tane ilçesi var. Çoğu tarihi mekânlara yakın. Normalde ekonomi tarihi yerlerde tavan yapar. Evvelsi gün doğma memleketim Fatih'e gittim. Şimdi düşünüyorum da orasının hengamesi, labirenti bile fragman kalır. Fatih ekonominin merkezi yerler. Ha Beylikdüzü'nde vaktinde birkaç kişiyle tanıştım, Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapanlar da var. Adam Kapalıçarşı'ya kadar gidiyor akşam o trafikten Beylikdüzü'ne geliyor. Beylikdüzü ve Büyükçekmece'de kuyumcular daha özgüvenli...