Ayşe Keleş

Ayşe Keleş
@dedimki
Yazar,Güzellik Uzmanı Eğitmeni
İZMİR
855 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
ANNELER GÜNÜ Sevgi dolu hikayemizi sen yazdın Melek kanatlarınla beni ilk sen sardın... sevginle, gücünle, sabrınla, umudunla, kararlığınla, yanımda hep sen vardın... Ömrümü şefkatinle yorulmadan sen taradın... Canım annem İyi ki varsın... İyi ki varsın... Ayşe Keleş Yıllar önce annemi kaybettim :(Duaları ile örtünseydim şimdi böyle hasreti ile üşümezdim:((((((( Annelerinize benim için de sımsıkı sarılın. Bu hayatta en değerli varlığımız olan tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Vefat eden annelerimize de Allahtan rahmet diliyorum.
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KAYITSIZ DEĞİLİM HAYATA Kayıtsız değilim hayata... Mesela yağmuru çok severim Şemsiyesiz çıktığım Neşeyle iliklerime kadar ıslandığım çok olmuştur. Yalnızlığın karanlık odalarında güneşi yakaladığım Duvardan bir kalbe konuşup anlaşılmaya çalıştığım İnatla demiri altına çevirmeye uğraştığım Çok olmuştur sevgim için ölümüne savaştığım... Kayıtsız değilim hayata... Karların altında bile üşütmem yüreğimi Fırtınalara kafa tutar
Şiir
İLGİ GÖRMEYEN HER ŞEY ÖLÜR Alman İmparator II. Frederick'in merakı, insanlık tarihinde trajik bir deneye yol açar. Toplumun öğrettiklerinin dışında, doğuştan gelen bir dil olup olmadığını öğrenmek isteyen İmparator, 50 bebeği denek olarak kullanır. Deneyin kuralları basittir: Bebeklerin bakıcıları, sadece temel ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Altlarını değiştirecek, mamalarını verecek, ancak onlarla konuşmayacak ve göz teması kurmayacaklardır. Bu, kelimelerin ve şefkatin olmadığı bir dünyadır. Ne yazık ki, bu iletişim eksikliği, bebeklerin beyinlerindeki hipokampus bölgesini doğrudan etkiler. Sevgi ve ilgi görmeyen beyin, adeta istenmediğini düşünerek yaşamsal salgılarını durdurur. Deneyin acımasız sonucu gecikmez; konuşma yaşına gelmeden tüm bebekler hayatını kaybeder. Bu tarihi deney, bize ilişkilerde iletişimin ve sevginin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Sustuğumuzda, kırıldığımızda ve sevgisiz davrandığımızda, aslında hem kendimizi hem de karşımızdakini ölüme mahkûm ediyoruz. Hayatımıza ve ilişkilerimize ilgi göstermediğimizde, tıpkı o bebekler gibi, zamanla solup gidiyoruz. Birbirimizi suskunluklarımız, kırgınlıklarımız, sevgisizliğimizle yaşarken ölüme mahkum etmeyelim. Umudunuz, mutluluğunuz daim olsun...sevgiler... Ayşe Keleş "İlgi görmeyen her şey ölür. Duygular, ilişkiler... Hatta çiçekler bile... " -Sigmund Freud,
İnsan ve Duygular
HERKES GİBİ KENDİMİ ÇARESİZ HİSSETTTİĞİMDE... Bir zamanlar bir kral varmış. Çarşıda gezerken bir kadına âşık olmuş. Yaptırdığı araştırmalar sonucunda kadının, şehirde yaşayan fakir bir demircinin karısı olduğunu öğrenmiş. Kadının evli olması kralın canını sıkmış, ancak kadına olan aşkının önüne bir türlü geçememiş. Kralın dalkavuklarından biri, demirciyi idam ederek ondan kurtulmayı teklif etmiş. Fakat kral, suçsuz bir adamı idam etmenin halk nezdindeki itibarını zedeleyeceğini düşünmüş. Bunun üzerine aklına yeni bir fikir gelmiş. Demirciyi huzuruna çağırmış ve ona ertesi gün tahta çıkış yıl dönümü için yapılacak özel taht için sabaha kadar 1.000 adet çivi yapmasını emretmiş. Eğer yapamazsa idam edileceğini söylemiş. Demirci bunun imkânsız olduğunu, yapamayacağını söylese de kral onu dinlememiş. Adam çaresizlik içinde dükkânına dönmüş ve çivileri yapmaya başlamış. Gün ağarırken uzaktan kralın adamlarının geldiğini gören kalabalık, demirci için artık idam vaktinin geldiğini düşünmüş. Demirci ise hâlâ çivi yapmaya devam ediyor, dudaklarından durmadan “Sabahın sahibi var.” cümlesi dökülüyormuş. Kralın adamları geldiğinde demirci, çivi yapmayı bırakıp çaresizce dışarı çıkmış. Adamlardan biri konuşmaya başlamış: “Kaç tane çivi yaptın?” Demirci, "Sadece 100 tane," demiş. “Tamam, yaptığın çivileri bize ver. Kral sabaha karşı öldü. Hazır olan çivileri onun tabutuna çakacağız,” demişler. Bazen herkes gibi kendimi çaresiz hissettiğim zamanlarda aklıma bu hikâye gelir ve o sözü söylerim: “Sabahın sahibi var.” Yüce Rabbimiz, hayat rehberimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur: “Allah’ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.” (İbrâhîm, 14/42). Ve yine buyurur ki: “Allah’ın
İnsan ve Duygular
MUTLULUĞU EN ÇOK BEN HAK ETTİM Dizgine gelmeyen Umudunu hiç yitirmeyen pes etmeyen dört nala koşan bir at var içimde... Bu hikayeyi mutlu yazıp mutlu bitirmeye söz verdim kendime... Kalpsizdi dünya Takılan her çelmeye direndim... Manzaramdan simsiyah bulutları kendi ellerimle sildim... Geçmişten ders alıp Yeni çiçekli yollar inşa ettim... Börtü böceği bile severdi annem
Şiir