"Çocukken herkesten korkardım. Büyüdükçe korku yerini nefrete bıraktı. Kimilerinden sırf adilikleri yüzünden nefret ederdim, kimilerindense... Şey, bilemiyorum; nefret ederdim işte. Ancak şimdi tüm insanları bambaşka bir bakış açısıyla gözlemliyorum. Hepsine acıyorum. Onlar için üzülüyorum. Neden böyle hissettiğimi bilmiyorum ama bunun insanın gerçeği olduğunu fark ettiğimden beri kalbim daha yumuşak; artık insanları kötülükleri ya da iğrençlikleri için suçlayamıyorum."
Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Gördüklerimiz ile bildiklerimiz arasındaki ilişki asla durulmaz. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman.
Bir çocuğun karanlığa sürüklenişinin, bir toplumun ...bilgisizliğine, ilgisizliğine tutulmuş aynasıdır bu kitap.
Christiane, daha çocuk yaşta ailesi tarafından ihmal edilmiş, şiddet görmüş bir
...avcı aynı zamanda avdı; çünkü oklarımdan pek çoğu yayımdan sadece kendi bağrıma saplanmak üzere ayrıldı. Uçan aynı zamanda sürünendi. Çünkü kanatlarım açıldığı zaman güneşin altında, yeryüzüne düşen gölge bir kaplumbağaydı.