Bir tür iskambil kâğıdıyım ben, eski, bilinmedik bir resim, kaybedilmiş bir oyunun biricik izi. Hiçbir anlamım yok, değerimi bilmiyorum, kendimi bulabilmem için nirengi noktalarım ya da kendimi tanımama yardım edebilecek bir işlevim yok...
Bitip tükenmez kalabalıkların içinde belleğimi uyuyorum. Uzaklardan bir yelkenli gibi geçen Hayat'a gözlerimi kapayarak, derin düşüncelerimin kadehinden yaldızlı bir şarabın gülümseyişini içiyorum
...