Defterimden Portreler
Puan vermedi·256 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:29
İlber Ortaylı’nın Defterimden Portreler adlı eseri klasik bir tarih kitabı değil; yazarın hayatında iz bırakmış önemli kişilere dair portrelerden oluşan kişisel ve kültürel bir değerlendirme kitabı. Eserde devlet adamları, akademisyenler, sanatçılar ve sıra dışı şahsiyetler anlatılıyor. Kitabın temelinde eski kültür ve nezaket anlayışına duyulan özlem, vefa duygusu ve Türkiye’nin tarihsel dönüşümünü kişiler üzerinden anlatma çabası var. Ortaylı’nın samimi, sohbet havasındaki üslubu kitabı akıcı kılarken, kişisel yorumları da esere sıcaklık katmakta. Kitap, hem tarih meraklılarına hem de entelektüel bir yol haritası arayan okurlara hitap ediyor. Bir kaç alıntı. Bizim millet tarihle söz düellosuna girip yakaya yapışmayı ve dövünmeyi sever. insanlar dürüstlüğü, her şeyden önce ailede ve köyde öğreniyorlar. Bizim milletin, bizim bilmediğimiz büyük adamları vardır. Bir köşede tunçtan büst gibi sessizce dururlar. Elalem ise onları çelenklerle kuşatarak hürmet eder. Bir toplumda sağlam tarih bilgisi ve tarih muhakemesinin var olması için, Eskiçağ tarihini öğrenmek lazımdır. Eskiçağ tarihini, dil ve yazıyı öğrenmesek de okumak ve bu gibi çalışmaları ve sonuç çıkarsamalarını takip etmek gerekir. Eski arkadaşlıkların en önemli yanı güven duygusudur. Bu memlekette hem hukuk, hem siyaset bilimi, hem ekonomi bilip, diplomatik nota yazacak kadar da yabancı dil öğrenen pek çıkmıyor. Eğitim sistemimiz aksak, bu nitelikteki gençleri yeter sayıda üretemiyor.
Hayata Dair
Defterimden Portrelerİlber Ortaylı · Timaş Yayınları · 01,955 okunma
Kapak güzel olabilir ama siz yine de kapağa göre yargılamayın.
3/10
·496 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 21:26
Bu kitaba karşı sürekli olarak insanların “aşırı zekice yazılmış bir kurgu, güçlü kadın karakteri var ve kitabın evreni harika,” dediklerini duydum. Bu kitap benim hayatımda okuduğum en kötü seri giriş kitabıydı. İnsanlar kitabın evreninin harika olduğunu söylüyordu lakin kitabın evrenine dair en baba bilgileri 400 küsürlü sayfalarda elde ettik. 500 sayfalık bir giriş kitabında zihnimde oluşturmam gereken evreni son 100 sayfa kala alıyorsam ben buna harika yazılmış ve okuya işlenmiş bir evren demem. En fazla yazarın güzel hayalini kurduğu ama yazamadığı (daha doğrusu okuyucuya aktaramadığı) evren derim. Bu arada gerçekten güzel bir evren var sadece bizim bu distopik dünydan hiç haberimiz yok. Hisar kendi çalıyor kendi oynuyor biz de mal gibi bari birkaç bir şey söylese de bizi de şu kitabın içerisine dahil etse diye kendimizi yırtıyoruz. Bu kitap sanırım wattpadde ilk yazmaya başladığı kurguymuş (sallıyor da olabilirim). Eğer öyle bir durum varsa yazarın çıkış kitabı bu olur muhtemelen. Kitabın yazım dilindeki kusurların bir kısmını da buna bağladım zaten. Ve ilaven diğer kitapların bu kitaptan iyi olacağına adım gibi eminim çünkü bu kitap kadar kötü yazması imkansız. Benim burada kolay kolay kitap gömdüğümü göremezsiniz. Ben genelde seveceğini düşündüğü kitapları okuyan ve okuduğu kitapları seven birisiyim. Bu kitabı da birçok bookstagramda gördüğüm ve kapağının çizimini de aşırı beğendiğim için almıştım. İnsanların çok sevdiği bir seri olduğu için beklentim çok yüksekti ve tüm kitapları (şu ana kadar sadece 5 kitap çıktı) temin ettim ve sanırım bu bir hataydı. Beklentimi asla ama asla karşılamadı. Her şeye rağmen seri hakkında kesin bir hüküm yapmayacağım. Kitabın son 10 sayfası (hatta 8) sonraki kitabı merak etmeme sebep oldu. Ama ne yazık ki kitapları satın
1000Kitap
BronzÖzge Naz · Guardian Yayınları · 20242,973 okunma
Reklam
Defterimden-1
8/10
·213 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:00
Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Haristan ve Gülistan adlı eseri, kısa hikâyelerden oluşmasına rağmen insan doğasına dair oldukça derin düşünceler barındıran bir kitaptır. Eserde yer alan hikâyelerde yazar; kadın–erkek ilişkileri başta olmak üzere kıskançlık, sadakat, vefa ve ihanet gibi insana özgü birçok duyguyu ele alır. Bu yönüyle eser, yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insan ilişkileri üzerine düşündürür. ‎Kitap, adını da taşıyan “Haristan ve Gülistan” adlı hikâyeyle başlar. Bu hikâyede bir tarafta yalnızca kadınlardan oluşan ve adeta bir cenneti andıran Gülistan, diğer tarafta ise kadınların bulunmadığı, dikenli ve sert bir yapıya sahip Haristan anlatılır. Yazar bu iki farklı dünya üzerinden kadın ve erkeğin aslında birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini anlatmaya çalışır. ‎Hikâyede Gülistan’ın gülü Nesrinus ile Haristan’ın dikeni Hâra karakterleri aracılığıyla kadın ve erkeğin birbirine zıt gibi görünse de aslında birbirini tamamlayan iki unsur olduğu vurgulanır. Böylece insanın doğası gereği karşıtlıklarla birlikte bir bütün oluşturduğu fikri ortaya konur. ‎Kitabın devamında yer alan hikâyelerde ise insan ilişkilerinin farklı yönleri ele alınır. Özellikle Mihriban karakteri üzerinden kadın olmanın, kadın hissiyatının ve insan ilişkilerinde yaşanan sadakat ya da ihanet gibi duyguların nasıl ortaya çıktığı anlatılır. ‎Genel olarak Haristan ve Gülistan, kısa ama anlamı oldukça yoğun hikâyeleriyle insanın duygularını ve ilişkilerini sorgulatan bir eser olarak dikkat çeker. Okuyucuya yalnızca bir olay anlatmak yerine, insan doğası üzerine düşünme fırsatı sunar. ‎Bu yönüyle Haristan ve Gülistan, yalnızca kısa hikâyelerden oluşan bir eser olmanın ötesine geçerek insanın doğasını ve ilişkilerini sorgulatan bir kitap hâline gelir. Müftüoğlu, sembolik
Edebiyat-Düşünce
Hâristan ve GülistanAhmet Hikmet Müftüoğlu · Kapra Yayıncılık · 202270 okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 10:00
Bu kitabı okumak, sabır işi. Evet, tam olarak öyle ama bir o kadar da eğlenceli. Çünkü bilinçli okunursa Beyoğlu'na dair bilgi birikimini o kadar artırıyor ki o entelektüel hissetmenin verdiği haz bambaşka. Beyoğlu hakkında neden bu kadar bilgi edineyim diyebilirsiniz. Bir yerde ben de bu soruyu kendime sordum. Evet, haklı olabilirsiniz. Ama benim için, sürekli gezdiğim, önünden geçtiğim bir semtin binalarının, sokaklarının anlattıklarını dinlemek ve bilmek farkındalık düzeyimi artırdı. İstanbul okumalarını zaten yapıyordum. Özellikle Selim İleri bu konuda çok iyi ve İstanbul okuması yapmak isteyenlere öneriyorum. Fakat Selim İleri sokaktaki sesleri anlatıyor, yazarları anlatıyor, nostaljik İstanbul'u anlatıyor. Bu kitap ise bir gezi kitabı gibi bizleri sokak sokak gezdirip Beyoğlu'nun çoğu binasını ve sokağını tanıtıyor. Ben okurken eş zamanlı olarak haritalardan da gezdim. Gönül isterdi ki elimde notlarımla geze geze okuyayım, ama mümkün olmadı tabi. Beyoğlu benim İstanbul'da en sevdiğim ilçedir. Kitabı okurken daha önceden çektiğim fotoğrafları incelemeye ve fark etmediğim ayrıntıları görmeye başladım. Kitabı sadece okuyup geçerseniz çok anlam ifade etmeyebilir, hatta sıkabilir. Ama gerçekten araştırarak, bilinçli bir şekilde okursanız Beyoğlu hakkında neredeyse bir tur rehberi kadar bilgi sahibi olabilirsiniz. Ben pdf olarak okudum; okurken de önemli bulduklarımı işaretledim, notlar aldım, fotoğraflar ekledim. Belli kısımlardan sonra da okuma defterime geçirdim. Düzenli aralıklarla da defterimden tekrar etmeye çalıştım. Yani ders çalışır gibi okudum, çünkü verim almak istedim. Kitap 2015 yılında yazılmış, dolayısıyla değişen sokak isimleri vs mevcut, bazı bilgiler güncel değil. Zaten sonsözde kitabın yazarları da aynı şeyi açıklamış. Kitapla ilgili bir
Galata, Pera, Beyoğlu: Bir BiyografiJohn Freely · Yapı Kredi Yayınları · 2024133 okunma
8/10
·304 syf.··
2025 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 23:44
İlber hocanın süzgecinden biraz genel kültür ,biraz tarih ,biraz da edebi şahsiyetlerin biyografik izlerini görmek mümkün. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde dünyaya mal olmuş komutan, devlet adamı ve yazarların hayatlarında ki önemli olaylara değinilmiş. Özellikle ikinci bölüm de yer alan farklı alanlarda işini severek, disiplinle ve çalışkanlıkla devam ettirmiş, pek çoğunu bu kitapla tanıma fırsatı bulduğum değerli insanların hayat hikayelerini okumak güzeldi.
Defterimden Portrelerİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20181,955 okunma