#başlangıçlarkitabı çıktığı anda anlamıştım bana iyi geleceğini. Sıcacık bir okuma, ruha iyi gelen bir hikaye.
Bir kere romanın merkezinde kitapçı_kırtasiye var ki, kendimi okurken Jo'nun yerine koymak için bir tek bu bile yeterdi. Kalemler, defterler, kırtasiye malzemeleri derken ilginç ilginç müşteriler yerini alıyor tabiki .
Erkek arkadaşı tarafından terk edilmesi, Demans olup bakımevine yerleştirilen dayısının dükkanıyla ilgilenecek olması ve bunların üst üste olması kader miydi ki Jo için?
Jo yıkılmıştı. Şimdi, burada, Londra'da ayağa kalkmak için eline bir fırsat geçmişti. Aslında yalnızca Jo’nun değil, etrafındaki herkesin yeniden başlama hikâyesiydi bu.
Kaçak rahibe Ruth ile birlikte ilk kitabını yazmaya başlayan yaşlı fakat istikrarlı Malcolm'la umuda doğru hikayesi başliyor Jo'nun.
Kırtasiye dükkanında defterler, kalemler, not kâğıtları ve insanların bıraktığı küçük mesajlar ile ruhlarını yansıtan karakterler bizimle oluyor. Ve o dükkanda hikâyeler birbirine dokunarak birbirlerine sığınak oluyor adeta.
Ruth'un insan olmaya dair vicdani yükünün hikayesi ve hâlâ kendisini gerçekleştiremediğini düşünen, taşıdığı yetersizlik hissi ile Malcolm. Söylenmemiş sözlerin yer aldığı, Lucy ile arasındaki dostluğun çatlakları ve yüzleşme anı. Eric ise belki de Jo için asıl bomba .
İnsan ruhunun kırılgan yanlarının büyük olaylarla değil, küçük karşılaşmalarla anlatıldığı sıcacık bir hikaye bu. Beklenmedik anda gelen dostluk hikayesi bir yana; yalnızlık, kayıplar, kendini yeniden keşfetme ve ikinci şanslar üzerine bana çok iyi gelen bir okuma oldu bu.
Ayrılıkların ardından gelen sessizliğin, dostluğun iyileştirici gücünün ve bazen de en büyük değişimlerin küçücük bir dükkânın kapısından içeri girerken başladığının göstergesi olan bu kitabı #kesinlikletavsiyeederim