9/10
·944 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Endülüs devletinin yıkıldıktan sonra dönemi anlatan tarihi bir roman. Aşk, acı, Nefret, intikam ve daha bir çok duygu iç içe. Biraz uzun olsa da okumaya değer. Hayatın iniş ve çıkışları çok iyi kurgulanmış.
Fatıma'nın EliIldefonso Falcones · Pegasus Yayınları · 2011235 okunma
Çocukların Gözünden Anlaşılma İhtiyacı
Puan vermedi·224 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:14
Çocukların dünyasını yetişkinlerin bakış açısıyla karşılaştırarak kuşaklar arasındaki iletişim sorunlarını incelikle işler. Psikolojik açıdan bakıldığında, çocukların anlaşılma ve değer görme ihtiyacının ne kadar güçlü olduğu vurgulanır. Roman, yetişkinlerin çoğu zaman çocukların duygularını küçümsediğini, bunun da kırgınlık ve yalnızlık hislerine yol açabileceğini gösterir. Mizahi dili sayesinde okur, hem çocukların iç dünyasına yaklaşır hem de kendi önyargılarını sorgulama fırsatı bulur. Sonuçta eser, empati kurmanın ve karşılıklı dinlemenin önemini hatırlatan sıcak bir anlatıdır.
Şimdiki Çocuklar HarikaAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 201920,7bin okunma
Reklam
9/10
·488 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 10:36
Rebecca kitabını çok eski olmasına ve gerilim gizem türlerine yıllardır ilgi duymama rağmen hiç duymamıştım. Kitabın olay örgüsü bu kadar ön görülebilir ve basit olmasına rağmen karakterleri ve anlatımı bence çok etkileyiciydi. Kitabı anlatan karakterin gözünden ve zihninden her şeye bakarken isminin hiç geçmemesi çok hoştu. Aslında yazar çoğumuzun gün içinde fark etmeden sürekli yaptığı çarpıtmalarımız inanmak istediklerimiz içimizdeki yetersiz gördüğümüz şeyleri görmek istemediklerimizi yada taşıyamadığımız şeyleri attığımız yabancı insanları kısacası içimizdeki o karanlık tarafımızla çok güzel göstermiş. Okurun inanmak istediği o ana karakterle özleşmemizi ve onun kötülükleri yenip sonunda ulaştığı başarıyı çok güzel bir şekilde eksik bırakmış. Kitabın sonuna geldiğinizde o kaybedil ve yarım kalışı çok güzel hissediyorsunuz.Bence okunmaya değer bir kitaptı.
RebeccaDaphne du Maurier · İthaki Yayınları · 2020983 okunma
Kambur
10/10
·255 syf.··
2026 56. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Esra Kahya'nın Bir İntihar Çok Ölüm romanı, bu yıl içinde okuduğum ve beni en çok etkileyen kitaplardan biri oldu. Daha önce yazarın Benim Rüyalarım Hep Çıkar kitabını okumuştum ve onu da çok sevmiştim. Bu kitabı bitirdiğimde ise Esra Kahya'nın kalemini ne kadar sevdiğimi bir kez daha anladım. Roman, otuz beş yaşındaki kambur Acibe'nin intiharıyla başlıyor.  Meskûr, Müsemma, Nazenin ve Acibe'den oluşan bu dört kişilik aileyi ilk olarak tabutta yatan Acibe'nin anlatımıyla dinliyoruz. Kitap boyunca en çok Acibe'nin yaşadıklarına üzüldüm. Onun yalnızlığını, dışlanmışlığını ve sevgisiz bırakılışını okurken içim parçalandı. Hatta bazı bölümlerde gözlerimin dolduğunu, istemsizce ağladığımı fark ettim. Buna karşılık kitapta en çok sinirlendiğim karakter ise hiç şüphesiz Müsemma oldu. Anne olmak sadece bir kelimeden ibaret olmamalı diye düşündüm durdum. Acibe'ye karşı gösterdiği duyarsızlık ve sevgisizlik beni sayfalar boyunca öfkelendirdi. Kitabı okurken içimden sürekli Meskûr'un dediği gibi, "Yanasın Müsemma, dilerim yanasın." deyip durdum. Yazarın dili ise çok hoşuma gitti. Son derece akıcı, sade ama sıradan olmayan bir anlatımı var. Sayfalar adeta su gibi aktı gitti. Kitabı okumayı düşünenlere küçük bir uyarı yapayım; bu kitap biraz ciğer dağlıyor. Özellikle duygusal okurların kalbine dokunacağını düşünüyorum. Kitabın toplantısını yazarımızın katılımıyla yapma şansımız da oldu. Esra Hanım'ın samimiyeti, içtenliği ve mütevazılığı beni ayrıca etkiledi. Böyle sıcak, kibirsiz ve okuruna değer veren yazarlara her zaman hayranlık duyuyorum. Kendisine böylesine etkileyici bir hikâyeyi edebiyatımıza kazandırdığı için teşekkür ederim. Bir İntihar Çok Ölüm'ü gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ederim. Uzun süre aklımdan çıkmayacak kitaplardan biri oldu. Bu kitaba mutlaka bir şans
Alıntı
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026489 okunma
Bir İsim, Üç Hayat: Kim Olduğumuzu Ne Belirler?
Puan vermedi·304 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 11:08
Florence Knapp, İsimler’de oldukça yalın görünen bir sorudan hareket ediyor: Bir isim, bir hayatı ne ölçüde belirleyebilir? Roman, aynı çocuğun Gordon, Julian ve Bear isimleriyle şekillenen üç farklı yaşamını paralel bir kurgu içinde takip ederken, aslında isimlerden çok daha fazlasını tartışmaya açıyor. Aile içinde kurulan güç ilişkileri, ebeveynlerin çocuklarına yüklediği anlamlar, sevginin dönüştürücü yönü, kuşaklar boyunca aktarılan travmalar ve insanın kendi benliğini inşa etme çabası, üç ayrı yaşam çizgisi üzerinden incelikle işleniyor. Knapp’ın başarısı, alternatif yaşamlar fikrini yalnızca dikkat çekici bir kurgu unsuruna dönüştürmesinde değil; her ihtimalin içinde insan ruhunun kırılganlığını, rastlantıların belirleyiciliğini ve seçimlerin ağırlığını hissettirebilmesinde yatıyor. Aynı başlangıç noktasından hareket eden hayatların, küçük farklılıklarla nasıl bambaşka yönlere evrilebildiğini görmek, romanı bir “Ne olurdu eğer?” anlatısının ötesine taşıyor. İsimler, bir ismin yalnızca bir hitap biçimi olmadığını; beraberinde beklentileri, anıları, aidiyetleri ve hatta kaderi de taşıyabildiğini düşündüren, psikolojik derinliği yüksek, özgün kurgusuyla dikkat çeken bir roman. Psikolojik derinliği ve özgün kurgusuyla öne çıkan İsimler, British Book Awards’ta “Yılın İlk Romanı” ödülüne değer görülmüş ve kısa sürede son yılların en dikkat çekici ilk romanlarından biri olarak anılmaya başlamıştır. İlk roman olmasına rağmen taşıdığı anlatı olgunluğu, eserin gördüğü ilgiyi fazlasıyla hak ettiğini gösteriyor. “Bize verilen isimler mi kaderimizi belirler yoksa zamanla kaderimiz mi ismimize anlamını verir?” İsimler Florence Knapp
1000Kitap
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026435 okunma
10/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
️ Seçkinler- Can GÖZEK Tek kelimeyle efsane bir kitapla geldim. İçinde; örgütlerin, masumların, kurbanların, kölelerin, şeytanlaşmış insanların, çeşit çeşit ayinlerin bulunduğu bir kitapla. Her köşesinden beklenmedik gerçekler çıkıyor, adeta sizi dünyasına hapsediyordu. Kitabı nefessiz şekilde okudum. Hayal dünyamın sınırlarında gezindim. Kitabın mükemmelliği yetmezmiş gibi finali muazzam bir gerçeklikle bitirilmişti. İkinci kitabını dört gözle bekleyeceğim. An itibariyle dakika sayıyorum. Gelelim, yazarın kalemine, sade ve akıcıydı. Yeri geldiğinde yapılan betimlemeler sıkmadan olaylara bağlı kalacak şekilde ayarlanmıştı. Bu yüzden okurken sıkılmadım, çok eğlendim. Güneş karakteri en sevdiğim karakter oldu. Onun haricinde her karakterde kendimden bir şeyler bulduğum oldu. Hepsi titizlikle düşünülmüştü. En masum karakter kesinlikle Alp'ti. En nefret ettiğimde sanırım Levent. Adamın adını duyunca bile kendimi kaybediyorum. Akay ailesinde, herkes birbirinin kuyusunu kazıyor, hatta öyle ki aile demeye bin şahit isterdi. Deneyler, denek çocuklar, korkunç zehirli sıvılar; büyük, görkemli bir ailenin gücü altında paravan ediliyordu. Akaylar namı değer Gümüşkuyu'nun en güçlü ve en asil ailesi, şeytana tapan bir tarikatta gözlerini ölümler bürümüş kusursuz görünen örgüt üyeleri... İnsanlığın acımasızlığını, korkunçluğunu, vicdansızlığını apaçık ortaya koyan bir kitaptı. Kitapta tek eksik şey, gerçek olaylardan esinlenmiştir yazısı, kitap o kadar gerçekçiydi ki, Allah sizi bildiği gibi yapsın dedim çoğu yerde. Nefreti iliklerime kadar hissettim. Her şey bir yana, isimler de çok özenle seçilmişti. Şehir isimleri, karakter isimleri çok özeldi. Çiftler de özenle oluşturulmuştu. Sadece romantikliğin bir tutam daha fazla olması taraftarı olarak, Çağın ve Güneş aşkının biraz daha
SeçkinlerCan Gözek · Kaktüs Sanat Yayınevi · 20266 okunma
Reklam
Reklam