İşçiler, hammaddeyi kullanıma hazır nesneye dönüştürmekle, yeni bir zenginlik, yeni bir değer yaratmış olur. İşçiye ödenen ücretle işçinin hammaddeye kattığı değer arasındaki farkı kapitalist kendisine alıkoyar.
Ruhun tutkuları kalpte duyduğunu düşünenlerin görüşüne gelince, bu dikkate değer bir düşünce değildir, zira bu görüş sadece tutkuların kalpte bazı değişme ve bozulmalar hissettirmesi üzerine dayandırılır. Oysa bu değişmenin beyinden kalbe doğru inen küçük bir sinir aracılığıyla kalpteymiş gibi hissedildiğini fark etmek kolaydır. Nitekim acı ayak sinirleri aracılığıyla ayaktaymış gibi hissedilirken, yıldızlar da ışıkları ve optik sinirler aracılığıyla gökteymiş gibi görülürler; nasıl ki ruhumuzun yıldızları görebilmek için gökte olması gerekmiyorsa, tutkularını kalpte hissetmesi için de işlevlerini doğrudan kalpte yerine getirmesi zorunlu değildir.
Sayfa 27 - Türkiye İş Bankası kültür Yayınları Hasan Ali Yücel klasikler dizisi·Kitabı okuyor