azarlandıktan sonra hiçbir şey olmamışçasına sofraya çağırılan çocuk değer görmediği yerde kalmak için çabalar.
"Kime değer verdiğine dikkat et suyun kıymetini bilmeyen birine okyanuslari versen yetmez"
Reklam
Gönül Mimarı
Eş demek, hayat yolunda en sadık yoldaş demek, Onun hatırını hoş tutmaktır asıl büyük emek. Güleryüz, tatlı dil bir anahtardır sevgi kapısına, Saygı duymak fikrine, değer verip onu dinlemek. Bir çınar gölgesi ol, fırtınada siper et kendini, Ona çiçekten ince davran, unutma kendi dengini. Evin neşesi odur, sakın kırma nazik kalbini, Sevgiyle beslenen yuva, asla yitirmez rengini. Yorgunluğunda el ver, dertlerine ortak ol can-ı gönülden, Bir teşekkürü esirgeme, dökülsün övgü her dilden. Adaletli ol her işinde, güven olsun tek bağınız, Merhametle sulanan aşk, hiç solmaz geçerken mevsimden. Adamlık, hanımına hürmetle taçlanır aslında, Onun yüzündeki huzur, senin başarının aynasında. Sevgiyle yürüyen çiftler, yorulmadan menzile varır, Ömür boyu mutluluk saklıdır, karşılıklı vefa yolunda...✍🏻 ©EMİRHAN ARSLAN
Şiir
“Belki yastayım…belki elli yıl boyunca birbirimize aşık kalacağız… belki ben aşık olacağım, o vazgeçecek… bilmiyorum…henüz acemi o…ama bildiğim bir şey var, ben vazgeçmeyeceğim…denemeye değer…” 🎥🎬 Landman
Dizi/Film
Kimlere değer
​Kör bir kuyuda biriktirdim hiç değmemiş ellerimi,söndürmesin diye nefesini bendeki fırtına.Sustu içimde ne kadar çığlık varsa. Sakladım avuçlarımı hırçın rüzgarlardan.
Duygu ve Düşünce
Biliyor musun Antepli, evet ben de çok yanlış yaptım özellikle zekanı eğitimini hiçe sayarak yurtdışı konusunda sana yalan söylemeye kalkışmam sen yalanımı yemesen de bunu söylemiş olmam (bu konuda hâlâ pişmanım) sonra doğum günümde nispet yapmam (bunu da anlıyorum) yerine koyuyorum kendimi. Evet canım acırdı. Erkeklik gururunu incittim. Hele ki yalanı birini aptal yerine koymayı kolay affetmezsin biliyorum. Ama ben senin yerinde aynı durumu yaşamış olsaydım. Bu yanlışı sen bana yapmış olsaydın ve yakın bir süreçte çok yakının ve değer verdiğin bir insanı acı bir ölümden kaybetmiş olsaydın senin hiç hoşuna gitmeyen deli gibi kıskandığın bir erkeğe gözünün önünde yorum yazmazdım. İşte aramızdaki fark bu. Bu da benim devrimci ahlâkımdan geliyor işte. Ha bir de şunu yapmaya çalıştın ciğerini tanıyorum ben senin artık. Madem sen sosyal medyanı benim istediğim gibi kullanmıyorsun ve isteklerimi yapmıyorsun (uç sol paylaşımlar, görümcemli espriler, argo konuşmam, açık giyinmem, melankolik paylaşımlarım, çocuk mevzusu vs...) ben de o zaman özgür irademle istediğim kişiye yorum yazarım, bu yazdığım kişi senin nefret ettiğin ve senden daha açık giyinen biri bile olsa. Ki o kadınınki açıklık değil teşhircilik ama neyse. Ama senin matematik öğretmenin kimdi bilmiyorum ya da nasıl bir adalet anlayışın var bu mesleği icra eden biri olarak merak ediyorum. Bir Marksist alıntı paylaşımının, görümcemli espri paylaşımının ederi sırf sevdiğin kadını kıskandırmak için bir kaşara kendini peşkef çektirmek değildir. O kadına aramızdaki mevzuları dökmek hiç değildir. Büyük bir ölüm acısı olan bir kızın arkadaşlarıyla biraz olsun o acıdan uzaklaşabilmek için yaptığı eğlenceyi kıskanıp burnundan getirmek hiç değildir. Kıyafette de sadece açık giyiniyorum. Teşhirci değil demiştim. O kaşardan
Reklam
Reklam