FRANZ KAFKA/DÖNÜŞÜM
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Franz Kafka'nın Dönüşüm adlı eseri, modern edebiyatın en etkileyici ve düşündürücü yapıtlarından biridir. Eser, Gregor Samsa'nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesiyle başlar. Ancak kitap, yalnızca fiziksel bir dönüşümü değil; bireyin toplum, aile ve iş hayatı içinde yaşadığı yabancılaşmayı da anlatır. Gregor'un ailesinin ona karşı değişen tutumu, insanların çoğu zaman bireyin kişiliğinden çok onlardan sağladıkları faydaya değer verdiğini gösterir. Kafka, yalnızlık, anlaşılmama, dışlanma ve insanın kendi kimliğiyle mücadelesi gibi evrensel temaları sade fakat çarpıcı bir dille işler. Dönüşüm, okuyucuya şu soruyu düşündürür: "İnsan, toplumun beklentilerini karşılayamadığında değerini kaybeder mi?" Bu yönüyle eser, günümüzde de güncelliğini koruyan güçlü bir eleştiridir ve okuyucuyu insan ilişkileri üzerine derin düşüncelere sevk eder. Dönüşüm Franz Kafka
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,7bin okunma
Kızı sayesinde kitap okumayla tanışıp dozu abartan Hıdır:)
Puan vermedi·176 syf.··
2026 37. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:37
Hiç bir kitabı okuyup ertesi gün bambaşka biri olmaya çalıştığın oldu mu? Hıdır'ın hikâyesi tam da bunun üzerine kurulu. Sıradan bir hayat yaşayan Hıdır, kişisel gelişim kitaplarıyla tanışınca kendini değiştirmeye karar verir. Okuduğu her tavsiyeyi harfiyen uygulamaya çalışırken hem kendi hayatını hem de çevresindekilerin hayatını beklenmedik şekilde karmaşık hâle getirir. Kitap, Hıdır'ın komik maceraları üzerinden kişisel gelişim dünyasına eğlenceli bir eleştiri getiriyor. Okuduğu kitaplardaki karakterleri taklit ederek komik durumlar ortaya çıkıyor. Hep aynı tarz kitap okumaktan sıkılanlar göz atabilir bence :)
İnceleme
Hıdır Kişisel GelişiyorAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20182,507 okunma
Reklam
Okumaya Değer
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 14:28
umudu sevgiyi aile bağlarını ve insanın hayata tutunma çabasını anlatan duygusal bir roman büyük olaylardan çok karakterlerin yaşadıkları acılara değişimlerine ve iç dünyalarına odaklanıyor yer yer hüzünlendiren yer yer umut veren bu hikaye sakin anlatımı ve verdiği duygularla öne çıkıyor duygusal kitapları sevenler için kalbe dokunan bir okuma deneyimi sunuyor.
Ve Usulca Fısıldadı KalbimPetunya · Destek Yayınları · 2020300 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:30
Yaşar Kemal’in kurgu yeteneğini ve dilini çok net görebileceğimiz eseri,Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca... Kitabı bitirdiğimden beri üzerine düşünüyorum; çünkü bir çocuk masalı gibi görünen bu küçücük kitabın arkasında, aslında ne kadar büyük ve derin bir edebi yapı olduğunu fark ediyorsunuz. Bunu yazarın diğer eserlerinden ayıran en önemli özellik de bu; o bildiğimiz epik ve destansı anlatım tarzını bu kez çocuk edebiyatı ve halk masalları formuyla birleştirmiş olması. Geleneksel sözlü anlatımdan beslenen, tamamen alegorik ve sembolik karakterler üzerine kurulu müthiş bir kurgu çıkmış ortaya. İçeriğinden de biraz bahsetmek gerekirse; olay aslında devasa bir güç ile küçük ama dirençli bir topluluğun savaşı. Gücünü sonsuzlaştırmak isteyen Filler Sultanı, karıncaları boyunduruk altına almak için sadece fiziksel güç kullanmıyor. Hüthüt Kuşu’nun yalanlarıyla, dillerini yasaklayarak ve onları asil fil soyundan geldiklerine inandırarak sinsi bir kimliksizleştirme politikası uyguluyor. Yani sadece bedenlerini değil, hafızalarını da silmeye çalışıyor. Ama unuttukları bir şey var: Kırmızı Sakallı Topal Karınca. Fiziksel eksikliğine rağmen hafızası çok güçlü; karıncalara geçmişlerini, kendi dillerini ve karınca gibi yaşamayı hatırlatarak Milyonlarca karınca bir seldir felsefesiyle muazzam bir dayanışma başlatıyor. Açıkçası yazarla tamamen zıt kutuplarda, bambaşka fikirlerde olmamıza rağmen onun bu edebiyatını seviyorum. Olaylara biraz karşıdan, önyargısız bakmaya çalışıyorum.Kitaba da ideolojik ya da siyasi mesajlarından sıyrılarak,tamamen edebi bir kurgu ve dil işçiliği gözüyle baktığımda,yazarın yaratıcılığını ve sembol üretme becerisini çok net görebiliyorum. Gerçek hayatın karmaşık yapısı ve insan doğası bu masaldaki kadar siyah-beyaz olmasa da, kurduğu
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,6bin okunma
Dostluk(Ne tılsımlı kelime)
Puan vermedi·120 syf.·
2026 1. kitabı
M.Ö. yazılmasına rağmen hâlâ günümüzde bile geçerliliğini yitirmemiş ifadelerin olması yazarın kaleminin ne kadar güçlü olduğunu bizlere apaçık bir şekilde gösteriyor. Bugün dost diye tanımladığımız kişi veya kişiler hakkında bizlere o kadar güzel nasihatler veriyor ki bu tespitlerine hayran olmamak mümkün değil. Dost kime denir, dost nasıl olur, dostların birbirlerine tutumu nasıl olmalıdır gibi soruların cevaplarını bulabileceğimiz güzel bir eser. Yazar dost seçiminde bu hayati nasihati veriyor: Bu yüzden (defalarca söylenmesi gerekiyor) birine değer verdikten sonra düşünüp taşınmak değil, düşünüp taşındıktan sonra birine değer vermek gerekir.. Okunması ve rehber olarak kullanılması gereken bir eser.
Dostluk ÜzerineMarcus Tullius Cicero · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,384 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:49
Bu kitabı okurken içimde bir şeyin çıt diye kırılıverdiğini hissettim. Sanki bir kandırmacadan yaşamın gerçeklerine uyanıvermişim gibi geldi. Bir edebi eser okuyucuda sayısız farklılıkta duygu uyandırabilir. Bu hikayenin benim aynamdaki yansıması ise kahramanın yaşadığı kazadan sonra kaybettiği yüzü kadar ürperticiydi. Yazabilmek bir marifettir, hatta okuyabilmekte. İlki yetenek ister, ikincisi de sabır. Yani herkesin harcı değildir okumak da yazmak da. Bu sebeple her ikisini de yapabildiğim için kendimle övünür, bu kümeye ait insanlar olarak ayrıcalıklı olduğumuza inanırdım. Ama insan edebiyata öylesine düz yolda giderken rastlamazdı ki. Kırılan yerden yeşerirdi edebiyat. Acının, özlemin, yitik duyguların omuzlarında yükselirdi. Işık gibiydi evet, ama yalnızca zifiri karanlıkta anlamlıydı; dosttu, bu yüzden yalnızlıkta değerliydi. Okuyorsan çaresizdin, yazıyorsan yaralıydın. Boğulmuyorken çırpınmazdın, düşmüyorken tutunacak dal aramazdın. Dostoyevski Çar’ın idam mangasının önünde ölümle yüz yüze gelmeseydi, ne Raskolnikov’dan haberimiz olacaktı, ne de Ölüler evinden. Kafka babası tarafından değer görseydi, ölümünden sonra dahi olsa kırılgan duygularına tanıklık edemeyecektik. Savaşlar, sürgünler, politik kavgalar olmasa duyar mıydık Sandor Marai’lerin Milan Kundera’ların adlarını. Romanın daha ilk bir kaç sayfası beni can evimden vururken bunları düşündüm.Ve kendime şu soruyu sordum; “ Hayatın debdebesinden, acılarımızdan kacarken, ama okuyarak ama yazarak, edebiyata sığınan bizler hakikaten ayrıcalıklı kesim miydik?” Sorunun cevabını vermeden önce kitabı inceleyelim. Yazarın kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazdığı bir roman Almodovar Teoremi. Kahramanımız Antoni Matematik bölümünden başarı ile mezun olduktan sonra kız arkadaşı ile birlikte mezuniyet
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013945 okunma
Reklam
Reklam