Ekolojik Güzelliğin Kitabı Üzerine..
Puan vermedi·128 syf.·
2026 4. kitabı
Popüler ziraat mühendisi ve ekolojik yaşam uzmanı Şamcı, bu kitabında "temiz temizlenmek" ve "zehirlenmeden güzelleşmek" kavramlarını merkeze almış. sadece bir güzellik kitabı değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı manifestosu olarak düşünebiliriz. Kimyasal kuşatmaya karşı yazılmış, çare doğada, doğaya dönüş rehberi niteliğinde bir eser olmuş. Kitapta evdeki doğal malzemelerle yapılabilecek güzellik ve bakım reçetelerini bulacağınız faydalı bir kitap. Tepeden tırnağa doğal reçete önerileri var ama içinde daha fazla tarif olsaydı daha iyi olurdu… Sıkılmadan bir oturuşta okudum:) Kimyasal sömürüden sıkılan herkes için farkındalıklı okunması gerektiğini düşündüğüm güzel bir kaynaktı bence… Ayrıca çok değerli bir ekolojik yaşam uzmanı, ziraat mühendisi ve yazardı. Onun aramızdan ayrılışı, savunduğu doğal yaşam felsefesini takip edenler için büyük bir kayıp oldu. ‘Yiyemediğin şeyi cildine sürme’ diyerek hayatımıza dokunan güzel insan; doğaya borcunu, ömrünü doğayı anlatarak ödedin. Şimdi emanetin olan o yeşil dünya, kitaplarındaki her bir tarifle bizlere emanet... Erkan Şamcı Ekolojik Güzelliğin Kitabı
Ekoloji
Ekolojik Güzelliğin KitabıErkan Şamcı · Hayykitap · 201513 okunma
Murathan Mungan seçkisi
7/10
·280 syf.·
2026 145. kitabı
Murathan Mungan’ın derlediği Kadınlığın 21 Hikayesi, adı üstünde kadın olmanın çok katmanlı, çelişkili ve bir o kadar da evrensel hallerine odaklanan bir öykü seçkisi. Kitap, kadınların çocukluktan yaşlılığa uzanan hayatları boyunca içinde bulundukları durumları, var olma mücadelelerini ve çoğu zaman bir erkek üzerinden kendini tarif etme zorunluluğunu masaya yatırıyor. Mungan bu seçkide yalnızca derleyen değil, aynı zamanda titiz bir okur ve rehber konumunda; önsözdeki açıklamalarıyla her bir öykünün neden seçildiğine dair ipuçları veriyor, okuru adeta bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın en büyük artısı, hiç kuşkusuz, kadın deneyimini farklı coğrafyalardan ve farklı kalemlerden okuma şansı sunması.Bu kadar farklı bakış açısını, üslubu ve kültürel arka planı tek bir kitapta bulmak gerçekten kıymetli.Bu çeşitlilik, okuru hiç sıkmıyor, tam aksine her yeni öyküde farklı bir dünyanın kapısını aralıyor. Mungan’ın seçkiyi oluştururken gösterdiği özen de takdire şayan... Ancak her seçkide olduğu gibi bu kitabın da tartışmaya açık yanları var. En belirgin sorun, seçkinin ritmindeki iniş çıkışlar; bazı öyküler o kadar güçlü ve çarpıcı ki, ardından gelen daha sakin bir öykü istrer istemez gölgede kalıyor.Kitapta yer alan öykülerin çoğu, kadının erkekle ilişkisi üzerinden tanımlandığı dinamikleri ele alıyor. Bu elbette kadınlık deneyiminin önemli bir parçası, ama tek parçası değil. Kadının kendi başına, erkekten bağımsız varoluşuna, kadın dayanışmasına veya queer kadın deneyimlerine daha fazla alan açılsaydı, seçki daha kapsayıcı olabilirdi. Ayrıca, 21 öykü boyunca belirli bir tematik bütünlük aransa da, bazı öykülerin seçkiye neden dahil edildiği sorgulanabilir; her ne kadar Mungan’ın titizliğine güvensem de, okur olarak arada “Bu öykü burada ne arıyor?” diye düşündüğüm anlar
Kadınlığın 21 HikayesiKolektif · Metis Yayıncılık · 2004352 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·32 syf.··
2026 50. kitabı
Tatlı mı tatlı çizimleriyle süslenmiş bir kirpi hikâyesiyle geldim bugün. Açıkçası bu kitaba bayıldım! Oldukça etkileşimli bir hikâye. Sayfaları çevirebilmek ve hikâyeye devam edebilmek için önce kirpimizin sorularını cevaplamanız gerekiyor. Yoksa bir sonraki sayfa açılmıyor. Kirpimizin büyük bir sorunu var: Büyükannesinin onun için ördüğü tüylü kazağını bulamıyor. Kazağı olmadığında üşüyor, rüzgârda zorlanıyor ve dikenleri battığı için kimse ona sarılmak istemiyor. En önemlisi de büyükannesinin çok üzüleceğini düşünüyor. Ne yapacağını bilemeyen minik kirpi birçok yol deniyor ve sonunda çocuklardan yardım istiyor. Okurun yönlendirmeleri sayesinde doğru çözümü bulmaya çalışıyor. Peki sizce bu tatlı kirpicik ne yapmalı? Ona ne önerirdiniz? Siz hiç sizin için özel anlamı olan bir eşyanızı kaybettiniz mi? Kitabın sonunda yer alan klinik psikolog onaylı “Ebeveynlere Notlar” bölümü de oldukça kıymetli. Çocuklara duyguları tanıma, hatalarını kabul etme, problem çözme ve kendini sevme gibi önemli kazanımlar konusunda uzman görüşlerine yer verilmiş. Bu yönüyle sadece çocuklar için değil, ebeveynler için de değerli bir kaynak olmuş.
Benim Güzel Tüylü KazağımJody Jensen Shaffer · The Kitap Çocuk Yayınları · 20262 okunma
“Empat: Günümüzün Yaralarına Tutulan Edebi Bir Ayna”
Puan vermedi·160 syf.··
2026 37. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:12
Sayın Günay Gafur, insanları uykusuz bırakmaya ne hakkınız var :)) Şaka bir yana ben, uyumadan önce klasik rutinimi yapayım, kitaba biraz başlayayım, yarın devam ederim mantığıyla kitabı elime aldım. Ama ne mümkün ki elimden bırakamadım. Ben aslında sadece bir polisiye okumadım; insan ruhunun en karanlık köşelerine, hafızanın yüküne ve vicdanın sessiz çığlıklarına tanıklık ettim. Roman boyunca ilerleyen gizem beni etkiledi ve sürekli tetikte tuttu. Özellikle çocukluk travmaları, kayıplar ve geçmişle hesaplaşma temalarının işlenişi son derece etkileyiciydi. Bunun yanısıra yazarımızın dili akıcı olmasının yanında oldukça sinematografik. Bazı sahneleri okurken kendimi bir filmin içindeymiş gibi hissettim. Ancak kitabı benim gözümde özel kılan yalnızca sürükleyici kurgusu değil; günümüz dünyasının karanlık gerçeklerine de cesurca dokunabilmesi oldu. Güncel toplumsal yaralara, insanlığın ortak acılarına ve çağımızın giderek büyüyen vicdan krizlerine yaptığı göndermeler, romanı sıradan bir polisiyenin çok ötesine taşıyor. Bu yönüyle Empat, yalnızca bir suç hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda yaşadığımız döneme güçlü bir edebi tanıklık sunuyor. Roman boyunca hissedilen karanlık atmosfer, merak unsuruyla birleşince sayfalar adeta kendiliğinden akıyor. Fakat kitabın asıl başarısı, okuru yalnızca “katil kim?” sorusunun peşinden sürüklememesi; aynı zamanda “insan neden böyle olur?” sorusunu da sordurabilmesi. Bu nedenle hikâye bittiğinde geriye sadece çözülmüş bir gizem değil, üzerinde düşünülmesi gereken birçok duygu ve soru kalıyor. Empat, polisiye sevenler için güçlü bir eser olduğu kadar, insan psikolojisine ve toplumsal gerçeklere ilgi duyan okurlar için de son derece değerli bir roman. Günay Gafur bir kez daha gerilimi, edebiyatı ve insan ruhunun derinliklerini ustalıkla
EmpatGünay Gafur · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20265 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:58
İskender palanın yine kaleminden çıkmış harika bir eseri okudum. Eserde ise çok güzel bir planlama ile yapılmış bir soygunu anlatmaktadır. Ama bu sefer soygun Osmanlı döneminde saray içerisinde gerçekleşmektedir. Soygunun aşamaları ustalıkla planlanırken soygunun sebebini ve kimin yaptırdığını merak eden okuyucu kitabın sonında büyük bir şok yaşayacaktır. Ben bu eseri okurken sanki Agatha Christie romanı okuyormuşçasına bir merak ve heyecanla okudum. Bende bir İskender Pala hayranı olarak sizlere de tavsiye ederim. Siz değerli takipçilerime keyifli okumalar dilerim.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,291 okunma
5/10
·256 syf.··
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:54
Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan romanı, Türk edebiyatının en çok övülen eserlerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak kitabı okuduktan sonra bende bıraktığı izlenim, bu övgülerin biraz abartılı olduğu yönünde oldu. Romanın kötü olduğunu düşünmüyorum; fakat bana göre hakkında oluşturulan büyük beklentiyi tam anlamıyla karşılayan bir eser değil. Romanın en güçlü yanı, insanın kendi zaaflarını dış etkenlere yükleme eğilimini ele alması. "İçimizdeki şeytan" metaforu, insanın sorumluluktan kaçışını anlatması bakımından oldukça etkileyici. Bunun yanında kitapta altı çizilecek birçok güzel alıntı ve insanı durup düşünmeye sevk eden fikir bulunuyor. Özellikle karakterlerin insan psikolojisine dair yaptığı bazı tespitler, romanın en değerli tarafını oluşturuyor. Buna karşılık olay örgüsünün zaman zaman yavaş ilerlediğini ve karakterlerin bazı noktalarda yeterince derinleşmediğini düşündüm. Bu nedenle roman beni sürekli içine çeken bir anlatıya sahip olmadı. Daha çok fikirleri ve diyaloglarıyla öne çıkan bir eser izlenimi bıraktı. Sonuç olarak İçimizdeki Şeytan, okunmaya değer bir roman. Ancak bana göre, Türk edebiyatındaki en büyük başyapıtlardan biri olarak gösterilmesini hak edecek kadar güçlü değil. Yine de içerdiği etkileyici alıntılar, insanın kendisiyle hesaplaşmasına kapı aralayan düşünceleri ve psikolojik çözümlemeleri sayesinde okunması gereken eserler arasında yer alıyor. Benim için, edebi değerinden çok düşündürdüğü noktalarla öne çıkan; beklentimin altında kalsa da zaman zaman zihinde iz bırakan bir roman oldu.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma