9/10
·264 syf.··
2026 21. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:15
Tolstoy – Kazaklar Tolstoy, istisnasız en sevdiğim yazardır. Sadece kalemiyle değil, karakteriyle bir bütün olarak ele aldığımda diğer büyük kalemleri, mesela Dostoyevski'yi, Balzac'ı, Hugo'yu, Dickens'i benim için geride bırakır. Belki bu saydıklarım Tolstoy'dan daha iyi kalemlerdir ama iş sadece nasıl yazdığında değil neyi yazdığında da bitiyorsa işte orada Tolstoy bir başkadır. Tolstoy'un karakterini kalemi kadar seviyorum. En azından eserlerine yansıttığı kadarıyla. Kazaklar, Lev Tolstoy'un gençlik döneminde yazdığı ve insan-doğa ilişkisini, medeniyet ile doğal yaşam arasındaki çatışmayı ele aldığı önemli romanlarından biri. Savaş ve Barış, Anna Karanina gibi zirvedeki eserlerinin yoğun ustalığı yok bu eserde. Tolstoy okuyucuları bunu mutlaka anlayacaktır ama Tolstoy'un sevgiyi, alçakgönüllülüğü ön plana koyan bakış açısı bu eserde oldukça güçlü bir şekilde var. Eserin başkahramanı Dmitri Olenin, şehir hayatının yapaylığından ve anlamsızlığından uzaklaşmak amacıyla Kafkasya'ya gider. Burada Kazakların sade, özgür ve doğayla iç içe yaşamını tanıdıkça hayata bakışı değişmeye başlar. Romanın en dikkat çekici yönü, Tolstoy'un doğayı ve insan psikolojisini son derece gerçekçi ve etkileyici bir şekilde betimlemesidir. Kafkasya'nın dağları, ormanları ve günlük yaşamı yalnızca bir mekân olarak değil, kahramanın iç dünyasını şekillendiren önemli bir unsur olarak anlatılır. Eserin temel temaları; insanın kendini arayışı, özgürlük, sevgi, aidiyet ve medeniyet ile doğallık arasındaki karşıtlıktır. Olenin'in yaşadığı içsel değişim, okuyucuya mutluluğun yalnızca maddi imkânlarda değil, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu samimi ilişkilerde saklı olduğunu anlatır. Ancak kahramanın Kazak toplumuna tam anlamıyla uyum sağlayamaması, farklı kültürler arasındaki mesafenin her
KazaklarLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20235,3bin okunma
8/10
·376 syf.··
2026 20. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 15:43
Tarık Buğra – Osmancık Osmancık, Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarını konu alan önemli bir tarihî roman. Roman, Osman Gazi'nin gençlik döneminden başlayarak devlet kurucusu kimliğine ulaşmasına kadar geçen süreci anlatıyor. Ancak eser, sadece tarihî olayları sıralamıyor; aynı zamanda bir insanın olgunlaşmasını, sorumluluk almasını ve liderlik vasıflarını kazanmasını da işliyor. Tarık Buğra, toy Osmancık'ın, koskoca bir İmparatorluğun kurucusu Osman Gaziye geçiş serüvenini çok güzel aktarmış. Başlangıçta cesur fakat öfkeli ve sabırsız bir genç olan Osmancık, yaşadığı olaylar ve özellikle Şeyh Ede Bali'nin öğütleri sayesinde daha olgun, adaletli ve ileri görüşlü bir kişiliğe kavuşuyor. Bu değişim, romanın en etkileyici yönlerinden biri. Özellikle Osman Gazi'nin o meşhur rüyasının anlatımı çok etkileyiciydi. Tarık Buğra'yı ilk Küçük Ağa adlı eserinde çok sevmiştim ben. Bu eserinde de dönemin dilini sade ve akıcı bir şekilde kullanarak beni eserin içine çekti. Tarihî mekânları, savaşları ve dönemin sosyal yapısını çok güzel bir şekilde esere yansıttı. Sonuç olarak, Osmancık, tarihî gerçekleri edebî bir anlatımla birleştiren başarılı bir tarihi roman. Tarık Buğra'nın güçlü kaleminden ve mutlaka okunması gerekenler arasında...
OsmancıkTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 202318,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sizi seven insanlar bile sizin hakkınızda kötü düşünür.
Puan vermedi·400 syf.·
2026 1. kitabı
İnsanları oldukları gibi kabul etmeyi ne kadar başarırsanız ilişkiler de o kadar iyileşir. Değişim önce kişinin kendisinde başlar; kendini değiştiren insan çevresinin tepkilerini de otomatik olarak değiştirmiş olacaktır.
1000Kitap
Bırak Yapsınlar TeorisiMel Robbins · Nepal Kitap Yayınları · 20251,358 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 51. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2022 09:40
Mahur Beste öncelikle bir akış ve olağan bir roman kurgusuna sahip olmayan bir dönem eseri. Kitapta anlatılan temel mesele, Osmanlı’nın son döneminde özellikle II. Abdülhamid devri ve sonrasına uzanan süreçte, padişah yanlıları, meşrutiyet yanlıları, İttihat Terakkiciler ve Jön Türkler gibi farklı siyasi çevrelerin ülkenin bekası ve akıbeti adına çeşitli fikirler ortaya atması ve bunları savunmasıdır. Bu çevreler içinde padişahların isimleri de metinde doğrudan geçer ve dönemin siyasi yapısı Tanpınarca bir ifade bulur. Tanpınar bu fikir akımlarının gömlek değiştirmeye benzediğini, hayata ve özellikle Anadolu’ya ve kadim toplumsal yapıya tam anlamıyla sirayet etmeyen yapılar olduğunu vurguluyor. Bu nedenle ortaya çıkan değişim, derin bir dönüşümden çok yüzeyde kalan bir hareketlilik gibi gösterilir. Behçet Bey, anlatıda merkezde yer alan bir karakter gibi görünse de çoğu zaman başkalarının onun üzerinden tanımlandığı bir figürdür. Babası, kayınpederi ve eşi üzerinden anlatılan ilişkilerde Behçet Bey’in daha pasif ve silik özelliklerle resmedilmiştir. Romanın karakterleri bilhassa ilmiye sınıfı içerisindendir. Bu yönüyle Behçet Bey, molla sınıfının kendi içindeki değişimini ve taraflaşmasını anlatmaya vesile olan bir karakter gibi işlev görür. Aynı zamanda Behçet Bey gibi suya sabuna dokunmayan, sessizce hayatını sürdüren ve politize olmayan karakterlerin de var olduğunu okuyoruz. Bu durum politize olmamanın idealleştirilmesi şeklinde sunulmaz, çünkü o dönemde politize olup olmamanın faydası ve faydasızlığı ayrı bir tarihsel bağlam gerektirir ve bu konuda kesin bir yargıya varlığımı söyleyemem. Genel olarak Mahur Beste, farklı siyasi ve kurtuluş çarelerine dair fikirlerin aynı tarihsel zeminde yan yana bulunduğu, ancak bu fikirlerin toplumun derin yapısına tam
Ahmet Hamdi Tanpınar
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
8/10
·216 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 14:51
Veronika Ölmek İstiyor, Paulo Coelho tarafından yazılmış, yaşamın anlamını, umut etmeyi ve insanın kendini keşfetmesini anlatan etkileyici bir romandır. Yazar, sade ve akıcı anlatımıyla okuyucuyu karakterlerin duygularına kolayca ortak eder. Kitabın en etkileyici yanı, Veronika'nın hayatla ilgili düşüncelerinin zaman içinde değişimini çok doğal bir şekilde anlatmasıdır. Başlangıçta yaşamdan vazgeçmiş bir karakter olarak gördüğümüz Veronika, yaşadığı olaylar sayesinde hayatın aslında ne kadar değerli olduğunu fark etmeye başlar. Bu değişim, okuyucuya da kendi hayatını sorgulatacak kadar güçlü bir şekilde yansıtılmıştır. Paulo Coelho, kitap boyunca özgürlük, mutluluk, korkular ve toplumun insanlara yüklediği kalıplar gibi konuları ele alır. Karakterlerin yaşadığı duygular ve düşünceler oldukça gerçekçi olduğu için onları anlamak zor olmaz. Özellikle hayatın değerini anlatma biçimi, kitabı sadece bir roman olmaktan çıkarıp düşündürücü bir esere dönüştürür. Genel olarak Veronika Ölmek İstiyor, insanın kendisini tanıması, hayata farklı bir gözle bakması ve umudunu kaybetmemesi gerektiğini anlatan etkileyici bir kitaptır. Okuduktan sonra insana uzun süre düşündüren, duygusal yönü güçlü ve anlamlı bir eser olduğunu düşünüyorum.
Duygu ve Düşünce
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
Değişim Zamanın mı Yoksa Deneyimlerin mi Getirisidir?
9/10
·384 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 03:05
Zaman mı insanı değiştirir yoksa zamanın beraberinde getirdikleri mi? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-3 isimli kitabını okurken aklımda ilk beliren soru bu oldu çünkü olaylar kritik bir dönüm noktası olan üniversite yılları ile başlamakta. Eser; Anne'in Redmond Kolejinde eğitim gördüğü dönemi odağına almakta. Kitabı yaklaşık 10-15 gün önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım yani olaylar doğal bir akış içerisinde verilmiş. Bununla beraber olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Roman okurken genellikle her kısımda üniversite yaşamına dair aşk, ev arkadaşlığı, okul yoğunluğu, tatilde memlekete gitmek gibi birçok temayı bana hissettirdi. Eser konu edindiği üniversite dönemini kitabı okurken adeta kendim yaşamış gibi oldum. Eserin bende bu denli karşılık bulmasını çok beğendim. Eseri bu açıdan çok başarılı buldum. Bence serinin bu kitabı gündelik hayata ve karakterlerin olgunlaşma süreçlerine de odaklanmasına karşın vurucu olduğu kısımlar vardı. Bu kısımlara şunları örnek verebilirim: 1) Ruby Gillis'in hastalanması ve ölümü: ölüm gerçekliğini ve beraberinde gelen hüzün, üzüntü, matem gibi duyguları hissettiğim bir kısımdı. Eserin olumsuz anlamda pik noktası burasıydı bence. 2) Anne'nin Roy Gardner'ın teklifini reddetmesi de kritik kararları almanın zorluğunu vurgulayan vurucu bir kısım olduğu kanısındayım. 3) Anne'nin Glibert'ın evlilik teklifini eserin sonunda kabul etmesi ise acaba bu ne zaman olacak diye
1000Kitap
Yeşilin Kızı Anne 3L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20205,5bin okunma