3/10
·320 syf.··
2026 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
germeyen kitapları 'psikolojik gerilim' diye pazarlama işini azaltabilir miyiz ben yiyorum da.. Eden, koşusundan eve döndüğünde anahtarının kapıya uymadığını fark ediyor. zili çaldığında kapıyı isminin Eden olduğunu söyleyen ve kendisine korkunç derecede benzeyen bir kadın açıyor, arkasından da kocası geliyor ve ona onu tanımadığını burdan gitmezse polis çağıracağını şöylüyor. polis geldiğinde gerçek Eden'in kendisi olduğunu söylese de ne polis ne de kasabadakiler ona inanıyor. ortada kimliğini kanıtlayabilecek hiçbir şey yok konu ÇOK iyiydi ama yazarın ottan çöpten gizem kasma çabasından kaynaklı harcandı.. asıl merak ettiğim şeylerin cevabını almak yerine onların üzerine bommmmboş umrumda olmayan gizemler eklendi, sonra asıl olaya merağım gitti. ortada bi gerilim yoktu, merak da kalmayınca öyle kuru kuru okumuş oldum yazar, kitap boyunca karakterlerin başından beri bildikleri gerçekleri ve süreçte öğrendikleri bilgileri benden sakladı (mesela kadın mektubu açtı okudu ama bana ne yazdığını söylemedi. e abla eşek başı mıyım burda?), sonra kitabın sonunda bunları söyleyince de şok olmamı bekledi. şok yerine sinir oldum. neler döndüğünü bilmeyen bi bendim bi de köpekti herhalde(şaka) "güvenilmez anlatıcı" falan diyenler vardır ama bence karakterler kendi iç düşüncelerinde bile gerçeğe ters şeyler düşünüyorlarsa bu "güvenilmez anlatıcı" olmuyor. okuyanı şok etmek için onu enayi yerine koymak oluyor🩷🩷 (uyduruk bi örnek vericem mesela adam, kadının ayakkabısı için "onun ayakkabısı" diye düşünüyor ama aslında ayakkabı başından beri kendisininmiş ve adam bunu biliyormuş. kendisinin olduğunu bildiği bir şey için yalnızken kafasının içinde "AYAKKABIM" diye düşünmesi gerekmez mi???. yüzeysel bi örnek ama kitapta ayakkabıyı temsil eden şey büyük bir şey) çözülmesi gereken
1000Kitap
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026146 okunma
5/10
·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:15
Bekle beni, beklediğime değmedi. Yeni bir roman hevesiyle hemde Trabzon gezisinden hatıra kalsın diye ümitle aldım. Fakat okudukça zülfü livaneli nin hayatından kesitler olduğunu farkettim. Zaten kitabın sonunda yazar bunu açıklamış. Zülfü livanelinin bazı kitapları nedense (bende) umduğum gibi çıkmıyor. Mesela Serenad kitabı çok beğenilirken Konstantiniyye Oteli aynı etkiyi yapmadı. Son Ada kitabı çok vurucu olmasına rağmen Balıkçı ve oğlu biraz sönük kaldı vb. Kitapta anlatılan konu çok önemli, dönemin büyük sıkıntılarından bahsetmiş yazar. Ülkemizde düşünce konusunda nedense hangi çevreden olursa olsun hep bir önyargı, kabul etmeme mevcut ve bu durumu maalesef aşamıyoruz. Son söz olarak konu çok iyi ama kitap daha vurucu ve dokunaklı olabilirdi...
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·604 syf.··
2026 56. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
Biricik dedemin, içimden bir sürü sıfatla seslendiğim bavukeağmeyimin hatmi bir hafta önce bitti. Rabbim kabul etsin, okuyan herkesten razı olsun inşallah. Bugün tam 1 yıl oldu. İnsan çok sevdiği birinden istese de ayrılamıyor. Ben böyle biliyorum. Ölüm de bunun daha mecburi hâli. Sevdiğin senden alınmış ama bir o kadar da daha bir senin olmuş gibi bir his. Boşuna dememişler; ölüm Allahın emri, ayrılık olmasaydı diye. Ölümü kabullenmek de Allahın emri. O gelemiyor demek de. Gelmiyorsa çok zor. Gelemeyene kızılmıyor ama gelmeyenin affı da yok özrü de. Dedem vefat ettiği gün sabah iş yerinde 41. yasini okuyordum sabahtan. İlk üç sayfasını okudum. Haberini aldım diğer sayfaları bitirip öyle kalktım izin yazdım çıktım. Hiç de beklemiyordum vefat etmesini. 80 değil 800 olsa yine beklemezdim. Bazı insanların öyle bir diriliği var ki. İnanamıyorum hâlâ bile. Şu an dahi evinde, yatsıyı kılar kılmaz uyudu sanıyorum. Özlüyorum. Özlediğim için mi başka şeyden mi sürekli de rüyamda görüyorum. Haliyle bir uzaklık hissetmiyorum. Ama bazen özellikle bugün aklıma bir şeyler geldikçe hakikaten burnumun direği sızladı. Böyle tüm ağlamaklar beynime burnuma doldu. Değmedi bazı şeyler. Hiç değmez zaten. Bomboş bir dünya için asla değmezdi ki. Dedem gitti diye yarım hissetmedim hiç çünkü hep gönlümde yeri ve boşluk girmedi oraya ama gerçekten ölümden beter şeyler varmış. Bir insanı gönülden kovmak varmış. Bazı insanların dirisi gözü önündeyken sen mezar kazabiliyormuşsun . Hatta ölmüş ama mezarı nerede diye düşünüyormuşsun. Yarımlık budur. İçim öyle kırık öyle yorgun ki. Kendi kendime değmedi değmez diyorum sadece. Bazı şeyler asla eskisi gibi olmayacak. Biliyorum en azından benim için olmayacak. Doğrusu ne diye kafa patlattığım güler geride kaldı. Artık sadece dua ediyorum, kimsenin
Tecvidli Kur'an-ı KerimKolektif · Kevser Yayınları · 20172,993 okunma
9/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 18:21
Kendine geç kalmak.. Çağımızın en büyük sorunlarından galiba. Insan ne kadar ugraşırsa uğraşsın hiç bir şeye yetişemiyor,en çok da kendine ... Çogu insan kendini başkalarına adıyor ,kocasına, çocuklarına..Haliyle kendini en son sıraya koyuyor .Ama bunun sonucu kalbi kırılan yine kendi oluyor .Hayallerle gerçeklerin arasına sıkışıp kalıyor insan bazen . Şiir duyguların en iyi dışa vurum biçimi bana göre. Kitapta 36 şiir var . Ana tema masumiyet ..Çocukluk insanın unutamadığı ,en saf haliyle onu diri tutan geçmişi belki de ..Şiirlerin genelinde yeniden doğuş, saflık, umut ve içsel yolculuk işlenmiş. En sevdigim birkaç dizeyi bırakıyorum sizlere ... MAVİ Gökyüzü kadar sonsuz, Umut kadar derin.. Mavi benim adım . Engin denizlerde saklı, Bir denizkızı gibi Yaşam ve düş arası .. Mavi benim adım , Yüreğimdeki düş gibi .... SEVDA MEVSİMİ Sevda mevsiminin Masumiyet çağında, Tutsak kaldı yüreklerimiz. Kaç mevsim geçti, Hiç bilmeden , Kaç bahar oldu ? Kanatları umutların, Hiç değmedi gökyüzüne... Şiirle kalın dostlar... Masumiyetin Kalbi Duru Güldeniz
Masumiyetin KalbiDuru Güldeniz · Evrensel Kültür Yayınları · 20252 okunma
Birkaç Cümle İçin Fazla Uzun Bir Yol...
6/10
·128 syf.··
2026 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:00
Küçük İskender’in Kırık Kadeh Sineması İftiharla Sunar kitabı benim için başta merak uyandıran, ortalara doğru yer yer etkileyen ama ikinci yarısında ciddi şekilde zorlayan bir deneyime dönüştü. Metnin bilinçli olarak kurduğu dağınıklık, tekrar ve “sarhoş anlatım” hâli ilk etapta bir atmosfer yaratıyor; hatta arada gerçekten çarpıcı, yakalayıp kenara koymak isteyeceğim cümleler de çıkıyor. Ancak bir noktadan sonra bu tekrar, derinleşmek yerine kendi etrafında dönmeye başlıyor ve metnin gücünü törpülüyor. Ben kitapları kolay kolay yarım bırakan biri değilim. Son sayfaya kadar bana bir şey verebileceğine inanmak, o ihtimali kaçırmamak isterim. Bu kitapta da aynı refleksle ilerledim. Fakat tam da bu yüzden şunu daha net fark ettim: bir metnin “zor” olmasıyla “yorucu” olması aynı şey değil. Zorluk, okuru içine çeker; yoruculuk ise bir süre sonra dışarı iter. Bu kitap, ikinci yarısında benim için o sınırı aştı. Sonuç olarak, geriye birkaç güçlü, süslü cümle ve dağınık bir zihnin içinden geçme hissi kaldı. Ama dürüst olmak gerekirse, verdiği karşılık, harcadığım emeğe değmedi. Belki de bu kitap, iyi bir metinden çok bir deneyim olarak değerlendirilmeli. Ve her deneyim gibi, herkese aynı şeyi vermek zorunda değil tabii. Okur kalın...
Alıntı
Kırık Kadeh Sineması İftiharla SunarKüçük İskender · Can Yayınları · 2017239 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 13. kitabı
açıkçası okuduğuma değmedi herkes Kadın karakterin güçlü bir kişilik olduğunu söyledi fakat Aşkın güçlü kadın karakter olmaktan çok sadece birilerini öldüren ve küfür eden bir karakter, bazılarına bu havalı geldiği için çok övmüşler, beğenmedim.
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,447 okunma