“Ve birşeyi unutmayalım. Sizler önemli değilsiniz. Hiçbirşey değilsiniz. Taşıdığımız yükün günün birinde birilerine faydası dokunabilir. Ama çok eskiden, kitaplar elimizin altındayken bile onlardan aldığımız şeyleri kullanmadık. Ölülere hakaret etmeyi sürdürdük. Bizden önce ölmüş bütün o zavallıların mezarlarına tükürmeyi sürdürdük. Önümüzdeki hafta, önümüzdeki ay ve önümüzdeki yıl içinde birçok yalnız insanla tanışacağız. Ne yaptığımızı sorduklarında şöyle diyebilirsiniz: Hatırlıyoruz. Uzun vadede bu sayede kazanacağız. Günün birinde de öyle çok şey hatırlayacağız ki gelmiş geçmiş en büyük lanet olası buharlı kazıyıcıyı inşa edip gelmiş geçmiş en büyük mezarı kazacağız ve savaşı içine atıp üstünü örteceğiz. Haydi gelin şimdi, önce bir ayna fabrikası kuracağız ve önümüzdeki yıl sadece ayna üretip onlara uzun uzun bakacağız.”