"yaşam konusunda bir fikrin vardı; içinde bir inanç, bir beklenti yaşıyordu; eylemlere, acılara, özverilere hazırdın. ama yavaş yavaş anladın ki, dünya hiç de senden eylemlerde ve özverilerde bulunmanı istemiyor. yaşam, kahraman rollerine ve benzer şeylere yer veren bir kahramanlık destanı değil; insanların yiyip içmeler, kahve yudumlamalar, örgü örmeler, iskambil oynamalar ve radyo dinlemelerle yetinip hallerine şükrettikleri rahat bir orta sınıf evidir."
"bak, robert. başka bir ülkeye gitmen zerre kadar fark etmez. ben kendimde denedim bunu. bir yerden bir yere gitmekle kendinden, içindeki o şeyden kurtulamazsın. boşuna bütün bunlar."