Varolmak,öyle habersiz ve menzilsiz;
Bir kaygı sadece varım diye,ve önü hep dehşet...
Ve yarın öleceksin,yine mecalsiz,
Neye yarar yaşamla gölgelerle üzülmek.
Gözlerimi kapadığımda içime lavanta kokusuyla birlikte onun kokusunu da çekerken öyle bir dehşet,öyle bir aşk hissettim ki aslında bunların -dehşetin ve aşkın - aynı şeyler olduğunu fark ettim.
"İnsan aklının alabileceği dehşetin sınırı olacağına inanmak yanlış bir düşünce olmalıdır. Tersine insanı saran karanlık arttıkça harekete geçen bir mekanizmada bu sınırı sonsuza dek genişletir. İnsanın deneylerinin kendisine verdiği kanı şudur; karabasanlar giderek karardıkça dehşet üstüne dehşet yağar, bir kötülük bir başkasını doğurur, sonunda karanlık her yeri her şeyi kaplar. İnsana en dehşet veren sorun da zihninin bunların ne kadarını alacağı ve yine de acımasız, uyanık bir aklı başındalığa sahip olacağıdır. Bu tür olayların kendilerine özgü bir saçmalığa sahip olacakları kuşkusuzdur. Hatta bir noktada durum birden gülünçleşir de. İşte o noktada akıl ya kendini korumaya başlar ya da baskıya dayanamayıp ezilir."
Dostluklar ve aşklar, ağır baskılar altında, üstüne basıldıkça büyüyen tuhaf ve sihirli bitkiler gibi çabuk serpilip gelişir; yaygın ve büyük tehditlerin, tehlikelerin, korkuların yaşandığı zamanlarda, bu dehşet dolu olaylar, insanları, dışına çıkılması mümkün olmayan sıcak bir sera gibi içine alır ve öbür insanlara sarmaşıklar gibi kuvvetle sarılan duyguları hızla büyütecek iklimi yaratır.
"Öpüştük ve gözlerimi kapadığımda içime lavanta kokusuyla birlikte onun kokusunu da çekerken öyle bir dehşet, öyke bir aşk hissettim ki aslında bunların -dehşetin ve aşkın- aynı şeyler olduğunu farkettim."
Sizi o bohem hayat konusunda uyardıkları zaman, hep alkolün ya da uyuşturucunun baştan çıkarıcı özelliklerinden veya ahlaksızlıktan dem vururlar ama düşmenin ne kadar baştan çıkarıcı olduğundan, kaybolmanın ne büyük zevk olduğundan hiç bahsetmezler. Herhalde bilmediklerinden. Belki de sadece kaybolanlar biliyordur.
Evimizden uzakta, bildiklerimizden uzakta, hayal gücü güzel ve dehşet verici oyunlar oynar üzerimizde.
Belki de bilgeliğin sarayına çıkan yol aşırılığın yoludur - bilgelik de deliliğin belli bir türünün adıdır.
Kaybolmak, delirmek; düşerken bir şeyin üzerinde olduğumu biliyordum. Henüz oranın yakınına bile varmamıştım; ama bulunduğum yerden oraya ulaşamayacağımın da farkındaydım.