6/10
·160 syf.··
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:50
"Yaşamak, her şeyden önce dehşete katlanmak anlamına geliyordu." Bosna Savaşı'nda henüz küçük yaşta olan Tijan Sila kendi anılarından yola çıkarak o dönemlerde neler yaşadıklarını, neler hissettiklerini ve yaşıtları olan çocukların karakter olarak dönüşümlerini anlatıyor. Savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisi elbette yadsınamaz. Gülüp oynayarak büyümesi gereken çocuklar eğitimlerini bile zor şartlar altında görmek zorunda kalır. Savaş onları harabeler içinde dolaşmak zorunda bırakır ve ölüm ile yüzyüze gelerek psikolojilerini de alt üst eder. Belki de olması gerekenden de çok erken cinsellikle ilgili şeylere de merakları artar, bunda askerlere satmaya çalıştıkları dergilerin de etkisi de büyüktür. Kitap kısa bölümlerden ve yazarın anılarından oluştuğu için hızlı akıyor. Fakat ben başlamadan daha çok trajedi okuyacağımı düşünüyorken yazar kendilerine acındırmaya çalışmadan sadece gördüklerini, başına gelenleri yazmış. Bu belki gerçekçilik açısından iyi olmuş fakat bildiğim kadarıyla adeta soykırıma dönen bu savaşın asıl yaşanan zulümlerine değinmemiş. Ya da bana yeterli gelmedi. Tabi yazarın amacı, çocukluk dönemini erken bitirip psikolojik travmalar yaşayayacak bir nesli anlatmaktı belki de.
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025762 okunma
Okuduğum en etkileyici kitaplardan
10/10
·155 syf.··
2018 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2018 00:00
Viktor Frankl, karısı, abisi, annesi ve babasıyla birlikte toplama kampına götürüldüğünde; intiharı engelleme ve depresyon tedavisi üzerine çalışmaya çoktan başlamıştı. Üç yıl boyunca kaldığı kamptan yalnızca kendisi sağ çıkmış, bu süre boyunca sayısız kayba ve dehşete tanıklık etmiştir. Tüm bu yaşanmışlıkların ardından, İnsanın Anlam Arayışı adlı kitabında insanların acı dolu ve yıkıcı olabilecek durumlara dayanabilmelerini ve bunları geride bırakabilmelerini sağlayan iki psikolojik güçten söz eder. Bunlar, karar verme kapasitesi ve davranış özgürlüğüdür. Frankl’a göre çevremizin ya da yaşadığımız olayların mutlak etkisi altında değilizdir; çünkü onların bizi nasıl şekillendireceğine biz karar veririz. Olayları yorumlayış biçimimize göre acı bile farklı bir anlam kazanabilir. Frankl, ölen karısını özleyen bir hastasını buna örnek olarak gösterir. Hastasına, önce kendisi ölseydi ne olacağını sorar. Hastası da bunun karısı için çok zor olacağını söyler. Bunun üzerine Frankl, hastasının karısını bu acıyı yaşamaktan koruduğunu; ancak şimdi bu acıyı kendisinin çekmek zorunda kaldığını belirtir. Acıya bir anlam yüklendiğinde, ona katlanmak mümkün hâle gelir. Acı, bir anlam kazandığı anda yalnızca bir yük olmaktan çıkar. Anlam, icat ettiğimizden çok keşfettiğimiz bir şeydir ve onu herkesin kendisi bulması gerekir. Bu anlamı yaşayarak; özellikle sevgi aracılığıyla, bir şeyler üreterek ve olaylara bakmayı seçtiğimiz yolla keşfederiz. Viktor E. Frankl
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·160 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:46
Merhaba kitap severler Mayıs ayının birinci kitabı yorumu ile sizlerleyim Saraybosna Radyosu Tijan Sıla 160 sayfa 10/6 Bir otobiyografik roman, yazar 9-10 yaşlarındayken Saraybosna savaşı başlar ve aslında bir çocuğun gözünden savaş yıllarını anlatısı. Tijan, üniveriste öğretim görevlisi Sırp anne ve yarı müslüman bir babanın çocuğudur. Yaşadıkları savaş yıllarını, yokluk, herşeyin aşırı pahalı olması, babasının asker bir arkadaşının desteklerini sayesinde biraz rahat etmeleri. Babasının asker arkadaşının ona bir radyo getirmesi ile o günleri müzik dinleyerek geçirirler. Savaş gibi bir trajediyi, biraz yalın ve yavan anlatmış. Çocuğun gözünden anlatı olduğu için çoğu şey hava da kalmış. Alıntılar Biz yaşayacağımız kadar yaşadık küçükler yaşamadı Savaş, annemi ona zevk veren her şeyden vazgeçmeye zorladı. Her biri ruhuma yük oluyor çünkü babam ben ondan özür dileyemeden öldü. Yaşamak herşeyden önce dehşete katlanmak anlamına geliyordu. Uygar insanlar barışta, aptal insanlar savaşta gelişir.
1000Kitap
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025762 okunma
7/10
·160 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 22:59
“Acının sesi yoktur, ama izi vardır...” Tijan Sila ~ Saraybosna Radyosu 7/10 Savaşın getirdiği çaresizliği ve zorlukları, küçük bir çocuğun gözünden anlatması eseri daha da etkileyici kıldı benim için. Okurken anlatılan her sahne gözümde canlandı; yaşanan acıyı, korkuyu ve umutsuzluğu adeta iliklerime kadar hissettim.. Yazarın dili sade ama bir o kadar da çarpıcı. Özellikle masumiyet ile savaşın sert gerçekliği arasındaki kontrast, hikâyenin duygusal etkisini güçlendiriyor. Bu yönüyle kitap sadece bir savaş anlatısı değil, aynı zamanda insanın dayanma gücüne dair de bir hikâye sunuyor.. Ancak yer yer kullanılan müstehcen ifadeler okuma deneyimimi biraz gölgeledi. Bunun dışında genel olarak etkileyici, düşündüren, hüzünlendiren bir kitap oldu.. “İnsanın her eziyete alıştığı doğrudur. Ancak, bir alışkanlığı bırakmanın eziyet olduğu da doğrudur.” “Yaşamak, her şeyden önce dehşete katlanmak anlamına geliyordu.” “Uygar insanlar barışta, aptallar savaşta gelişir.” . . .
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025762 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 4. kitabı
Tijan Sila’nın Saraybosna Radyosu kitabı, savaşın gölgesinde büyüyen bir çocuğun hafızasından süzülen parçalı ama çok güçlü bir anlatı sunuyor. Okurunu büyük olayların ortasına değil, o olayların insanın iç dünyasında bıraktığı izlere götürüyor. Gürültülü tarih anlatılarından ziyade, sessiz kalan duyguların ve kırılgan anıların dili konuşuyor bu kitapta. Metin boyunca savaş; kahramanlık ya da trajedi olarak değil, gündelik hayatın içine sızan bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Çocukluk, korku, aidiyet ve hayatta kalma duygusu sade ama çarpıcı bir anlatımla iç içe geçiyor. Yazarın dili sertleşmeden sarsmayı başarıyor; abartıya kaçmadan, doğrudan kalbe dokunan bir samimiyet kuruyor. Saraybosna Radyosu, yalnızca bir dönem hikâyesi değil; insanın, en zor zamanlarda bile anlam arayışını ve tutunma çabasını anlatan edebi bir hatırlayış. Okurken insan, bazen bir şehirle, bazen bir çocukluk anısıyla, bazen de kendi iç sesiyle karşı karşıya kalıyor. "Yaşamak, her şeyden önce dehşete katlanmak anlamına geliyordu."
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025762 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2025 220. kitabı
"Yeniden tren. Tekdüze yalpalamalar, döngüsel tıkırtılar, ısınan dingiller, metal gıcırtıları ve kulak verilirse, cehennem şamatası içine dokunmuş varla yok arası bir ses çizgisi gibi, oraya, Trans-Sibirya treninin son kompartımanına, pencerenin önündeki yerine geri dönen ve tekrar raylara, trenin arka ışıklarıyla aydınlanan kısacık yol parçasına, geçildiği anda kapanıveren, arkasında başlangıcındaki amniyotik karayı bırakan biçimsiz ve değişken beyazımsı çizgiye hipnotize olan Alyoşa'nın yüreğinin kederli atışları işitilir oluyor." Alyoşa askere alınan birçok gençten biri. Birliği ile bindiği askeri trene gönüllü ayak basmaz. Askerlikten kaçmak için iki yol vardır; ya hamile karısı olması ya da çürüğe çıkması. Bu ikisi de olmayınca ailesi de olmayan Alyoşa'ya yol görünür lakin kafasında trende firar kurgusu vardır, sevgilisinden ve geçmişinden kaçarcasına önüne gelen ilk trene atlayan genç kadın Helene ile sürpriz karşılaşmaları önlerindeki birkaç saatte birlikte müttefik olmalarını sağlar. Acaba Alyoşa'nın girişimi başarılı olacak mı? Helene'nin ona yardımı nasıl olacak? Bu eser bana çaresizliğe karşı sessiz kalamayan yardımsever insanların düşünmeden attığı adımların sonuçlarını da düşünmeye sevk etti. Helene tavrını takınıp tanımadığım bir adama yardım eder miydim? Sonuçları tehlikli olsa da hem de tehlikeli Rusya atmosferinde. #maylisdekerangal ilk kez okudum yüz sayfa akıp gitti. Farklı eserlerinin de takipçisi olacağım, kitapla kalın dostlarım 🪽 @domingo_yayinevi #doğuyakaçış
Doğu'ya KaçışMaylis de Kerangal · Domingo Yayınevi · 202546 okunma