“Ardı ardına yıkılan bir kuleyi yeniden yapmak gibi bir şeydi bu. Her seferinde kule yıkıldığı için tekrardan yıkılmasından korkuyordu insan. Önce babası yıkılmıştı bu ilk kuleydi. Sonra hayalleri yıkılmıştı ailesine bakmak için okulu bıraktığı zaman. Sonra annesi yıkılmıştı belki de yıkılırken bağrını en çok acıtan kuleydi bu. Ardından umutları yıkılmıştı. Bunca kuleden sonra umutlarının yıkılması o kadar da canını yakmamıştı. Şimdi ise elinde tek bir kule kalmıştı. Kardeşi. O da gözünün önünde yıkılmaya yüz tutmuştu. Elinden hiçbir şey gelmiyordu.”
Bu kitapta iki kardeşin hayatından bahsediliyor. Önce anneleri ölüyor. Sonra babası bir yolculuğa çıkıyor arada bir geliyor sonra bir daha gelmiyor. Daha sonra iki kardeş baş başa kalıyor. Kardeşi biraz zaman sonra rahatsızlanıyor ve ameliyat olması gerekiyor. Abisi bu parayı toplamak için dövüşe katılıyor. Dövüşte şampiyon oluyor. Kardeşi için gerekli parayı toplamış olsa da ameliyatı güzel geçmiyor ve kardeşi vefat ediyor. Doktor abisine bu haberi verirken yüzündeki yaraları fark ediyor ve kurtarılamıyor. O da vefat ediyor. Beraber ebeveynlerinin yanına el ele gidiyorlar.
Kitabın sonunu ağlayarak bitirdim. İçimin burkulmasına rağmen çok beğendim kitabı. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum.