Kitap Manto'nun meşhur hikayesi Toba Tek Singh ile başlıyor. Pakistan ve Hindistan'ın parçalanma sürecinde akıl hastanesindeki hastalar bile Hindu, Sih, Müslüman diye ayrılıp iki devlet arasında paylaştırılmış. Manto Bombay'a son derece bağlı olduğu için parçalanma onu derinden etkilemiş ve hikayelerine de bu yansımış. Mesela durumu "ayrılma" değil "parçalanma" olarak anlatmış hep. Kitapta Toba Tek Singh'ten başka 9 hikaye daha var ve sonunda Manto'yu anlatan güzel bir sonsöz yazılmış. Hikayesinde gördüğüm şey sembolizmin ve tasvirin çok yoğun olduğu bu bazen anlaşılmayı güçleştiriyor ama yine hikayeye olan ilgiyi yitirmiyorsunuz. Hikayelerin çoğu beklenmedik ve acı bir şekilde bitiyor. Ayrıca tıpkı Hindistan gibi çok çeşitli, karışık, karmaşalı ve parçalı hali hikayelerine yansımış. Merak eden alıp okumalı.
Manto'nun 2018 yılında hayatını anlatan bir filmi de çekilmişti. Kitabı okuyunca Manto filminin de ne kadar özenli çekildiğini anlamış oldum. Hem okumak hem izlemek isteyenler kaçırmamalı.
Toba Tek SinghSaadat Hasan Manto · Zoom Kitap · 201754 okunma
Ömer Lütfi Mete hem şair hemde yazın yönüyle edebiyatımızda kendine has bir yer edinmiş bir isimdir. Aynı zamanda 2000'lerin başına damga vuran Deli Yürek dizisininde senaristiydi. Yaygın bir görüş olarak dizideki Kuşçu karakteri ile özdeştirildiği söylendiğinde "Kuşçu ben değilim, nihayetinde hayali bir kişi. Bir kere ben çok günahkâr bir adamım, Kuşçu hiç günahkâr değil. Kuşçu toplumun vicdanıdır. Tasavvufsuz vicdan olmaz. Kuşçu benim olmak istediğim kişidir." demiş idi.
Ömer Lütfi Mete zihinsel yönden fazlasıyla keskin bir kişi. Bu kitabında da bunu fazlasıyla görmek mümkün.
Günümüz müslümanlığı ve modern anlamda İslamın algılanışındaki çarpıklıklara bir bir değinip bunlara son derece mantıklı açıklamalar getirmiş.
Hak din, tevekkül, tevhid, islamda ve günümüzde kadın olgusu, siyasi islamcılar ve iki yüzlülükleri, cihad, yozlaşma, yenileşme gibi kavramları içtihadi ve daha birçok boyutuyla ele almış.
Bu tür konularda kafa karışıklığından muzdarip genç arkadaşlarıma bu kitabı sonuna kadar tavsiye ediyorum.
Öncelikle herkese Merhabalar…
Bu site için bir liste hazırlamaya karar verdim. Peki ama ne listesi?
Kimi okumamak gerektiği listesi :D
Bu yazıyı daha doğrusu listeyi diyelim neden hazırladım veya hazırlama gereği hissettim?
Şöyle ki; bu sitede geçirdiğim yaklaşık iki sene sonrasında şunu gözlemledim; birçok kişi tarih okuması yaparken kimi okuyup kimi okumaması gerektiğini bilmiyor.
Peki kimi okuyup kimi okumamamız gerektiğine kim karar veriyor?
Şimdilik listeyi düzenleyen ben :D Bu listeye sizler de yorumlarınızla katkı sağlayabilir, unuttuklarımı hatırlatabilirsiniz. Bu listeye sürekli ekleme yaparak güncel tutmaya gayret göstereceğim.
Böyle bir listede doğal olarak yalnızca tarih üzerine değerlendirmeler yapacağım. Diğer yazarlar ve alanlar hakkında fikir beyan etme haddini kendimde görmüyorum.
Her neyse uzatmadan listeye geçelim…
Listemizin bir numarasında meşhur Maraş dondurmacısı kılıklı fesli deli kadir var :D
1- Kadir Mısıroğlu. (Bunun ne mal olduğunu açıklamaya lüzum görmüyorum, oksijen israfı resmen.)
Listemizin ikinci sırasında deli kadiri aratmayan bir isim var,
2- Mustafa Armağan. (Muhtemelen şizofren, tarihçilikle uzaktan yakından alakası yok.)
Listemizin üçüncü sırasında ise ilk ikiyi aratmayan bir başka isim var,
3- Ahmet Şimşirgil. (Bunun da akademik unvanına aldanmayın, öğrencisinin tezini çalıp yayınlayan birisi işte, Kadir Popcornoğlu’nun akademisyen versiyonudur.)
Buraya kadar kesinkes uzak durmanız gereken üç vasıfsız sözde tarihçiyi aldım. Bundan sonra ki sıralamaya seri şekilde devam edeceğim.
4- Necip Fazıl Kısakürek. (Edebi eserleri hariç tarih hakkında söylediklerini nazarı itibara almayınız.)
Öncelikle herkese Merhabalar…
Bu site için bir liste hazırlamaya karar verdim. Peki ama ne listesi?
Kimi okumamak gerektiği listesi :D
Bu yazıyı daha doğrusu listeyi diyelim neden hazırladım veya hazırlama gereği hissettim?
Şöyle ki; bu sitede geçirdiğim yaklaşık iki sene sonrasında şunu gözlemledim; birçok kişi tarih okuması yaparken kimi okuyup kimi okumaması gerektiğini bilmiyor.
Peki kimi okuyup kimi okumamamız gerektiğine kim karar veriyor?
Şimdilik listeyi düzenleyen ben :D Bu listeye sizler de yorumlarınızla katkı sağlayabilir, unuttuklarımı hatırlatabilirsiniz. Bu listeye sürekli ekleme yaparak güncel tutmaya gayret göstereceğim.
Böyle bir listede doğal olarak yalnızca tarih üzerine değerlendirmeler yapacağım. Diğer yazarlar ve alanlar hakkında fikir beyan etme haddini kendimde görmüyorum.
Her neyse uzatmadan listeye geçelim…
Listemizin bir numarasında meşhur Maraş dondurmacısı kılıklı fesli deli kadir var :D
1- Kadir Mısıroğlu. (Bunun ne mal olduğunu açıklamaya lüzum görmüyorum, oksijen israfı resmen.)
Listemizin ikinci sırasında deli kadiri aratmayan bir isim var,
2- Mustafa Armağan. (Muhtemelen şizofren, tarihçilikle uzaktan yakından alakası yok.)
Listemizin üçüncü sırasında ise ilk ikiyi aratmayan bir başka isim var,
3- Ahmet Şimşirgil. (Bunun da akademik unvanına aldanmayın, öğrencisinin tezini çalıp yayınlayan birisi işte, Kadir Popcornoğlu’nun akademisyen versiyonudur.)
Buraya kadar kesinkes uzak durmanız gereken üç vasıfsız sözde tarihçiyi aldım. Bundan sonra ki sıralamaya seri şekilde devam edeceğim.
4- Necip Fazıl Kısakürek. (Edebi eserleri hariç tarih hakkında söylediklerini nazarı itibara almayınız.)