Mesud Barzani ve Celal Talabani ile bizzat ilişki kurması,
onları Ankara'ya çağırarak konuşması, Cengiz Çandar gibi gazetecileri
Kürt sorununda aktif bir şekilde değerlendirmesi,
Ortadoğu'nun bugünkü siyasi durumunu yirmi yıl önceden görmesi,
özellikle hayatının son döneminde 'Kürt sorununu mutlaka
çözeceğim' iradesini ortaya koyması onu tarihimizin misyon
sahibi liderleri arasına sokmuştur.
Turgut Özal'ın 1987 şartlarında çok cesur ve ani bir kararla
Mardin' den aday göstererek milletvekili seçilmesini sağladığı
Nurettin Yılmaz bu konuda şunları anlatmaktadır:
"Celal Talabani, sürekl i Ankara'ya gel iyordu. Haberim olduğunda
milletvekili olarak onu karşıl ıyor ve ilgileniyordum.
Kürt l iderlere kırm ızı pasaport alınması nda Özal'a tel kinlerim
oluyordu. Bir gün bana, 'Nurettin, lrak'taki Kürtlerin bir federasyon
şekl inde Türkiye'ye bağlanması iyi olur, değil m i?'
demişti.
Özal, Irak Kürtlerinin Türkiye'ye bir federasyonla bağlanmasının,
hem Türkiye'nin Ortadoğu'daki stratejik konumunu
güçlendireceğini hem de Kürtler ile Türkmenlerin dayanışmasını
pekiştireceğini düşünüyordu.
Aynı zamanda 'Irak Kürtleri, Saddam'ın katliamından kurtulur
ve Türkiye'nin gücünü arkasında görürse, korkusuzca
yaşar bölgesinde' dem işti. Ben de gülerek, Tabii, Kürt ve Kerkük
petrol üne Türkiye'nin hakim olma pol itikası da yatıyor
bunun arkasında, değil mi?' esprisini yapı nca tebessümle 'O
kadar da olur elbet. Şunu bil ki her uzlaşma ve antlaşmada,
tarafların çıkarları kaçı nılmazdır' dem işti bana, ileriyi görebilen
Özal.
Talaban i'ye, Özal',ın federasyonla ilgili duygularını anlattığımda,
'Bana da açıkladı bu öneriyi dedi. .. Özal çok zekidir.