Zihnen Yorgun Olanlara...
8/10
·288 syf.··
2026 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 00:00
Eğer günlük hayatın temposundan yorulduysan ve nefes almak istiyorsan tam senlik bir kitap. Kitap, boşanmış, hayatına başarısızlık gözüyle bakan, tükenmişlik yaşayan ve modern hayattan bunalan karakterimizin küçük bir mahallede kitabevi açmasıyla başlıyor. Hikaye kitabevinin ticari odaktan ziyade insanlara dokunan bir yöne doğru evrilmesiyle ilerliyor. Kitap; küçük şeylerin mutluluğu, yavaş yaşamın getirdiği huzur, dayanışma ve empati gibi temalar üzerinden ilerliyor. Zihinsel olarak yorgunsan bir dene. İyi gelecek. Puan biraz torpilli ona bakma :D
1000Kitap
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
6/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:01
"Hiç yapmadığın bir şey yap, yardım iste, diyemem. Belki istemek, kendine yetmeye çabalamaktan çok daha kolaylaştırırdı hayatını. Ama sen herkesi gözeterek uygun zamanını kollarken uykusuz gecelerde aklına sahip çıkmakta zorlandın." 20 Yaşıma Mektup, Doğan Kitap'ın 20.yılına özel yazarlarından, kendi 20 yaşlarına mektup yazmalarını isteyerek oluşturduğu bir kitap. Fikir olarak gerçekten çok güzel bir fikir çünkü bu kadar çok yazarın hem kendi hayatlarına dair bir şeyler okumak hem de bu kitabı okuyacaklar için verebilecekleri tavsiyeleri okuyabilmek çok güzel olabilirdi. Bunun dışında özellikle farklı yazarlardan tadımlık yazılar gibi düşünürsek yeni yazarlarla tanışmak için de güzel bir fırsat oldu. Ancak tek sıkıntı şu ki maalesef ben bu kitaptan biraz daha açık, daha dürüst ve daha derinlikli bir şeyler beklerken bazı yazarlar direkt konsepti anlamamış ya da anlamazdan gelmiş, bazıları da çok yüzeysel bir şekilde yazmıştı yazılarını. Birkaç yazar hariç maalesef beklentimi karşılayan bir kitap olamadı. "Yüzüne gözüne bulaştırıyorsun ama olsun yine sev. Olmayacak hayaller kuruyorsun ya, mesela belki bir gün Örümcek Adam filan gibi süper güçlerin olur diye kimseye söylemeden gizli gizli kuvvetle inanıyorsun ya, belki atlasan uçabilirsin gibi filan, yine inan. Basketbolda berbatsın ama oyna, öyle pek esprili sayılmazsın ama dene ve çok kötü gitar çalıyorsun ama çal yine. Yaptığın bütün aptallıkları yine yap yani. O küçük sevimli saçmalıkların öyle çok olsun ki, şimdilerimde seni düşündüğümde, harika hatta muhteşem tuhaflıklarına yürekli inancını hatırlayıp - senin ellerinden tutup yani- yenilerine yürüyecek güç kalsın içimde azıcık daha yarınlara."
20 Yaşıma MektupKolektif · Doğan Kitap · 20191,646 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Gerçeğe ulaşmanın yolu sorgulamaktan geçer.”
Puan vermedi·367 syf.··
2026 14. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:09
Bu kitaba başladığımda eleştirel düşünmenin hayatımda zaten kullandığım bir şey olduğunu düşünüyordum. Fakat sayfalar ilerledikçe aslında birçok konuda ne kadar hızlı karar verdiğimi, bazen sadece alıştığım için bazı düşünceleri doğru kabul ettiğimi fark ettim. Kitap bana yeni bilgiler öğretmekten çok, günlük hayatta yaptığım şeylere farklı bir gözle bakmayı öğretti. Okurken sık sık kendimi durup düşünürken buldum. Bir insan hakkında ilk izlenimle karar vermek, sosyal medyada gördüğümüz bir bilgiyi araştırmadan kabul etmek ya da sadece çoğunluk öyle düşünüyor diye bir fikre katılmak… Bunların ne kadar sık yaşandığını ve aslında hepimizin zaman zaman bunları yaptığını gördüm. Kitap boyunca verilen örneklerde bazen kendimi, bazen çevremdeki insanları gördüm. En çok hoşuma giden şey ise kitabın beni yargılamadan düşündürmesiydi. “Yanlış düşünüyorsun” demek yerine, “Bir de buradan bakmayı dene” diyordu sanki. Bu yüzden okudukça olaylara farklı açılardan bakmanın ne kadar önemli olduğunu fark ettim. İnsanların söylediklerini, kendi düşüncelerimi ve karşılaştığım olayları biraz daha sorgulamaya başladım. Kitabı bitirdiğimde kendimi tamamen değişmiş hissetmedim ama bakış açımın genişlediğini hissettim. Artık bazı konularda hemen karar vermek yerine biraz daha düşünüyor, farklı ihtimalleri değerlendirmeye çalışıyorum. Bence bu kitabın bana kattığı en değerli şey de buydu. Çünkü bazen hayatı değiştiren şey büyük cevaplar değil, daha doğru sorular sormayı öğrenmektir. “Önemli olan her zaman doğru cevaplara sahip olmak değil, doğru soruları sorabilmektir.” Eleştirel Düşünme İçin Bir Rehber
1000Kitap
Eleştirel Düşünme İçin Bir RehberVincent Ryan Ruggiero · Alfa Yayıncılık · 2017169 okunma
İsyan etmeden hayat olur mu?
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
İç sesinizin bizlere fısıldadığı şeylerden bazılarını içerdeki mevzularınızı hatta kırgınlıklarınızı dışarıya atmanız için size her vakit fısıldar bu fısıldayan sesin ne olduğuna dair merak edilenler ve daha fazlası bu dergide okumanı tavsiye ederim dene lütfen
1000Kitap
Tevhid Ocağı - Sayı 3 (Haziran 2020)Tevhid Ocağı Dergisi · Ruhi Yayınevi · 202012 okunma
7/10
·109 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 23:32
Selamlar Franz Kafka - Aforizmalar’ı bitirdim ve şunu söyleyeyim: bu kitap roman gibi okunmuyor, kafa dağıtıyor. Kafka’nın not defterlerinden, günlüğünden derlenmiş kısa cümleler var. 1-2 cümlede bitiyor ama kafanda saatlerce dönüyor. Felsefe değil, hayatın içinden tokat gibi gelen gözlemler. İnsan, yalnızlık, dünya, sabır, aldatma... Hepsine acı tatlı dokunmuş. Mesela “Bu dünya için kendini paralaman gülünç” diyor. Basit gibi ama o an durup düşünüyorsun. “Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamaktır mutluluk” dediği yerde de içim cız etti. Bazı yerlerde “Tamam Kafka, biraz da moral ver be” dedim ama işte onun olayı bu. Tatlı tatlı yüzüne gerçeği vuruyor. Ağır bir kitap değil, her yerde açıp 5 dakika okuyabileceğin türden. Ama okuduktan sonra 5 dakika durup kitaba bakıyorsun. Eğer kafası karışık, biraz dertli, biraz da düşünen insanları seviyorsan bence dene. Ben çok sevdim, altını çizdiğim yerler bende kaldı. Sizden okuyan var mı? En çok hangi cümlesi çarptı sizi?
1000Kitap
AforizmalarFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201734,5bin okunma
8/10
·320 syf.··
2026 146. kitabı
Günlük Yaşam Felsefesi #okudumbitti Biri karşıma oturmuş, bana akıl vermeden ama tam yerinden sorular sorarak düşünmeye çağırıyor. Kitabı bitirdiğimde “tamam, şimdi hayatım değişti” gibi iddialı bir yerden değil; daha gerçek bir yerden çıktım: “Ben bazı şeyleri otomatik yaşıyormuşum” farkındalığıyla. Felsefeyi “yüksek” bir yerden anlatmıyor; mutfaktan, sokaktan, ilişkilerden, içimizde dönüp duran o bitmeyen konuşmalardan yakalıyor. Bir yandan yumuşak bir sohbet gibi akıyor, bir yandan da hiç beklemediğin bir cümlede durup kalıyorsun. Hani bazı kitaplarda altını çizmek bile yetmez, sayfanın kenarına “bunu unutma” diye not düşmek istersin ya… Bende o his çok oldu. Kitabın “yol bulma” derdinden çok “yolda olma” halini önemsemesi beni rahatlattı. Hep bir şeyleri toparlama, düzeltme, yetiştirme baskısının içinde “ben nereye koşuyorum?” sorusu bazen gereksiz bir suçlulukla geliyor. Burada o suçluluk yok. Daha çok şu var: Kaybolmaktan korkma; hatta kaybolmanın içinde birbirini sansürlemeden konuşmayı dene. Çünkü bilirkişi gerçekten biziz—tek tek ve birlikte. Bir de “şimdi” meselesi… Evet, çok duyuyoruz, çok konuşuyoruz ama bu kitap bana şunu hissettirdi: Şimdiyi romantize etmiyor; şimdiyi gerçekçi bir zemin gibi kuruyor. Geçmişin pişmanlıklarıyla gereksiz didişmeden, geleceğin kaygısıyla boğulmadan, o anın içinden “tamam, ben buradayım” demeyi öğretiyor. Kulağa basit geliyor ama modern hayatın tam da unutturduğu şey bu. @gunduz_vassaf ‘ın dili bence çok “insan”: yer yer ironik, yer yer ciddi, ama hep canlı. Özellikle öğrenmekle “bilgi yığmak” arasındaki farkı düşündürdüğü yerlerde kendi günlük alışkanlıklarıma uzaktan bakabildim. Telefon ekranında kaydırdığım şeyler mi beni besliyor, yoksa gerçekten merak ettiğim bir şeyin peşinden mi gidiyorum? Bu soru bende kaldı. Bu
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202651 okunma