…Vernon Howard'ın çok güzel bir şekilde yazdığı gibi, fırtınanın sonunun, gökyüzünün de sonu anlamına geldiğini düşünmeye benzer.Gökyüzü ebedidir. Gerçek doğanız da öyle.
“Kendin ol!” diyerek insanlığa seslenmişti Nietzsche Pindaros’ tan ödünç aldığı bu buyrukla ve toprağın anlamını öğretmek istemişti onlara Zerdüşt’ ün öğretileriyle. Heidegger de kendini bu çizgide konumlar ve varlığını dönüştürmeye, akıllı hayvandan ölümlü hayvana geçmeye insanlığı çağırır. Ölümlü olmak, ölümsüzlük yanılsamalarına dur demektir, bedenlerimizde ikamet ederek toprak üzerinde hakikatle yaşamak demektir. Dolayısıyla ölümlü olmak sadece ölümle yüzleşmek ve onun gözünün içine bakabilmek değil, ölebilmek ve böylelikle ölümü insana yapışmış bir kusur yerine bir imkan olarak görmektir. Ancak bu sayede insana malum olur ki ölüm endişesi hiç bir biçimde yaşama sevinciyle uyumsuz değildir.
Herhangi bir yaşamda
Tek yükümlülüğünüz
Kendinize karşı dürüst olmaktır.
Başkasına ya da başka bir şeye dürüst olmak
Sadece imkansız değil, aynı zamanda
Sahte bir mesihin belirtisidir.
En basit sorular
En derin olanlardır.
Nerede doğdun? Evin nerede?
Nereye gidiyorsun?
Ne yapıyorsun?
Arada sırada
Bunları düşün ve
Yanıtlarının nasıl
Değiştiğini gör.
En iyi
Öğrettiğin şey
En çok öğrenmen gereken
Şeydir.
Uyu diyorum aklım çıkıyor, elma deyince sen
İnsan’ın dehşetine nasıl da yeniliyor merhamet!
Kısmet her zaman en güzel ihtimal ve mürşid’tir düşene kuyu
Ölmek de bir ipucudur, sızlayıp dururken içimizde Kenan
Bu gömlek neresinden yırtılırsa orası zindandır artık!