derdiderun

Demişlerdir ki: Velînin bir sıfatı da, kendisinde hiçbir korku halinin olmamasıdır; çünkü korku, ya ileride sevilmeyen bir şeyin başa gelmesinden ileri gelir yahut sevilen bir şeyin ileride elden kaçırılacağı endişesinden kaynaklanır. Velî ise, içinde bulunduğu vaktin derdindedir. Onun için gelecek beklentisi yoktur ki, (ileride olacak veya olmayacak) bir şeyden korksun. -Velî için (Allah'tan başka) bir korku olmadığı gibi bir ümit ve beklenti de yoktur. Çünkü ümit, ya sevilen bir şeyin ele geçmesi veya hoşlanmadığı bir şeyin ortadan kalkıp gitmesi için olur. Bunlar da şimdiki halde değil, ileride olacak şeylerdir. (Velî hali ile meşguldür, gelecek beklentisi ile avunmaz). -Velînin bir alâmeti de kendisinde herhangi bir üzüntü ve kederin bulunmamasıdır. Çünkü hüzün, kalbin katılığından (ve hakikate perdeli oluşundan) ileri gelir. Kim başına gelen şeylere rıza aydınlığı ve ilâhî emirlere uyma rahatlığı içinde olursa, artık onun için herhangi bir üzüntü olur mu?
Sayfa 500·Kitabı okudu
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Denilmiştir ki: Güzel ahlâk, güzel bir idare yoluyla sıkıntıları çekmektir.
Sayfa 472·Kitabı okudu
Din
-Kalbin yükselme hali, Allah Tealâ'yı zikretmekle gerçekleşir. -Açılma hali, Cenâb-ı Hakk'ın takdirine rıza göstermekle gerçekleşir. -Alçalma hali, Allah Tealâ'nın dışındaki şeylerle meşgul olmakla gerçekleşir. -Kalbin duraklama hali, Cenab-ı Hak'tan gafil olmakla gerçekleşir.
Din
Zünnûn-i Mısrî’ye, “Düşük (basit) insan kimdir?” diye sorduklarında şu cevabı vermiştir: “Yüce Allah’a giden yolu tanımayan ve onu tanımak için bir gayret göstermeyen kimsedir."
Sayfa 68·Kitabı okudu
Din
Recâ sahibi ariflerden birisi Bakara sûresindeki borç ayetini (Bakara 282.) okuduğu zaman sevinir ve bu ayetle gönlü hoş olurdu. O ayeti okuduğunda Allah'ın rahmetine güveni ve ümidi artardı. Kendisine, - Bu ayette kulu Allah'ın rahmetine güvendirecek bir şey yok. Sen bu sonuca nereden varıyorsun, diye sorulunca, şöyle demiştir: - Hayır, onda insana büyük ümit veren bir mana mevcuttur. - Nasıl, diye sorulunca, şu cevabı vermiştir: - Dünyanın tamamı âhiret yanında azdır. İnsanın dünyadaki rızkı daha azdır. Rızkı içinde bu borcu daha da azdır. Yüce Allah bu konuda ihtiyatlı davranmamızı istemiş; bize şefkat göstererek borçlarımızı şahitlerle ve belgelerle kaydetmemizi tavsiye etmiş ve bu konuda Kur'ân-ı Kerîm'deki en uzun ayeti indirmiştir. Dünyada bizimle bu kadar ilgilendiğine göre, ahiretteki nimeti ne kadar büyük olacaktır kim bilir? O âhiret ki orada nefsimi azaptan kurtaracak hiçbir karşılığı ve bedeli yoktur.
Sayfa 316
Din