Yaşar Kemal'in 1977 yılında yayımlanan bu eseri, bir fabl ya da masal kurgusu üzerinden toplumsal ve siyasal eleştiriler yapan, güçlü ve etkileyici bir roman. Halk hikayelerinden esinlenerek kaleme alınan bu eser, fillerin ve karıncaların dünyası üzerinden güçlünün zayıfı sömürmesini, otoriteye karşı direnişi ve birlik olmanın gücünü anlatıyor.
Yaşar Kemal, bu kitabında da kendine özgü şiirsel ve zengin dilini kullanmış. Hem kendi şiirlerinden hem Nazım Hikmet şiirlerinden yapılan alıntılar okurken yüzde tebessüm oluşturuyordu. Cümleleri adeta bir nehir gibi aktı ve büyülü bir dünyaya çekti beni. Betimlemelerdeki ustalık, fillerin görkemli saraylarını, karıncaların yeraltı dünyasını ve doğanın tüm canlılığını gözümde canlandırdı.
Kitap, bir masal atmosferi taşısa da anlattığı derin konularla sadece çocuklara değil, yetişkinlere de hitap ediyor. Yaşar Kemal, hayvanlar üzerinden aslında insan ilişkilerini, toplumsal dinamikleri ve iktidar eleştirisini ustalıkla sunmuş.
Güçlünün zayıfı ezdiği, adaletsiz bir düzende bile umudun ve direnişin var olabileceğini anlatan bu kitap, hem edebi hem de toplumsal açıdan oldukça önemli. Özellikle yazarın dilini ve evrensel temalara bakış açısını görmek isteyenler için mutlaka okunması gereken bir eser.
Son derece yalın ve akıcı bir dille yazılmıştı. Giriş gelişme sonuç kısımlarıyla da çerezlik bir kitap halindeydi. En temelde şu soruyu sormama sebep oldu: Bir gün dünya herhangi bir sebeple yok olacak olsaydı, ölmek mi isterdim yoksa yıllar boyunca uygarlığın geriye gidişini izleyip ilermeye çalışan bir sürecin parçası mı olmak isterdim? Hikayenin anlatıcısı konumdaki Granser hikaye boyunca bu duruma göze batmadan dikkat çekiyordu. Alfabenin unutulması, çoğu kelimenin işlevsiz olması, kitapların gereksiz noktaya evrilmesi, icatların yok olması... Tam anlamıyla 0'dan yeniden başlamak... Zor...
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma