Birçok insanın düşündüğünün aksine, ölüm kesinlikle yaşamın karşıtı olan bir kavram değildi. Tam tersi, yaşamın vazgeçilmez bir parçasıydı. İnsanın ölüm fikri karşısında sinirlenmesi ya da aşını reaksiyonlar göstermesi tümüyle cehaletinden kaynaklanıyordu. Çünkü yaşama duyulan saygının aynı şekilde ölüme de duyulması gerekliydi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadın olarak kendimizi olgunlaşmış, özgür istence sahip insanlar olarak görebilmemiz, ancak Yahudi-Hıristiyan tanrıbilim öğretilerini, siyasal ve tarihsel kökenlerinin ışığında görmemize, bu öğretilerin sonuçlarının laik yaşamın her yanına işlediğini anlamamıza bağlıdır. Bunu anlarsak. kendimizi erkeğin sürekli yardımcısı değil, iş yapan kişi; onların süsü ve el altında bulundurduğu destekleyicisi değil, haklarını bilen, sorumluluk sahibi ve yeterli bireyler sayabiliriz.
Havva imgesi, biz kadınların imgesi değildir.