"Başımı alıp gidesim var" demişti çocukluk arkadaşım,
Yeter... İsmiyle müsemma, dertle sınanan bir kadın.
"Yeter artık bunca yük, bunca kahır" diye isyan ediyordu;
Belli ki hayat, ruhuna taşıyamayacağı yükler yüklüyordu.
Bir gün, "Gel otur karşıma arkadaşım," dedi içini çekerek,
"Bana Yeter demişler, neye yarar bu ismi taşımak bilerek?
Dertlerim bitsin, yetsin diye olsaydı, çoktan biterdi;
Doğdum doğalı şu çile hanesi, yüzüme hep dert gülerdi.
Keşke Çile deselerdi adıma, inan bu ismimden yeğdir..."
Gözlerinden süzülen o sitemkâr inci tanelerine dokundum,
Parmak uçlarımla sildim yaşlarını, sustum ve yutkundum...
Sonra o hüzün deryası gözlerine bakıp, usulca fısıldadım:
"Yeter artık ağlama, isyan etme benim canım arkadaşım...
Çile de, keder de O’ndan gelen bir lütuftur sinede,
Şükürle, sabırla geçecek bu kışlar, bahar açacak yine de..."
#İlkimM.K