Merhaba,
Her ebeveyn çocuğunu en iyi kendisinin tanıdığını düşünür, değil mi? Peki ya bir gün, aslında çocuğunuzun bambaşka bir dünyası olduğunu acı bir şekilde öğrenirseniz? Bugün, sayfalarını çevirirken nefesimi kesen, gizem ve dramın iç içe geçtiği bir romanla karşınızdayım: #AmelianınPeşinde
Başarılı bir avukat olan Kate’in hayatı, kızı Amelia’nın okulundan gelen beklenmedik bir telefonla altüst olur. Önemli bir toplantının ortasında, kızının disiplin suçu işlediği ve okuldan uzaklaştırıldığı haberini alan Kate, büyük bir şaşkınlıkla yola koyulur. Ancak trafik ve şanssızlıklar peşini bırakmaz; okula vardığında onu bekleyen şey bir disiplin dosyası değil, hayatının en büyük acısıdır. Zeki, uyumlu ve başarılı bir genç kız olarak tanıdığı kızı Amelia’nın, okulun çatısından atlayarak intihar ettiğini öğrenir. Polis kayıtlarına göre her şey nettir: Amelia, çok başarılı olduğu İngilizce dersinde intihal yapmakla suçlanmış ve bu baskıya dayanamayarak hayatına son vermiştir.
Haliyle dünyası başına yıkılan Kate, bir süre büyük bir bunalım yaşar. Kızının böyle bir şey yapacağına, hele ki en başarılı olduğu dersle ilgili bir suçlama yüzünden canına kıyacağına asla ihtimal vermez. Ancak çevredekilerin anlattığı hikaye ve polis soruşturması intihar gerçeğini işaret etmektedir. İş yerinden izin alıp eve kapandığı, duvarların üzerine üzerine geldiği o karanlık günlerde, telefonuna gelen gizli bir mesaj her şeyi değiştirir. "Kızın atlamadı" yazan o kısa mesaj, Kate için hem bir umut ışığı hem de korkunç bir şüphenin başlangıcı olur.
Bu andan itibaren Kate, kızının ölümünün ardındaki sır perdesini aralamak için amansız bir mücadeleye girişir. Davadan çekilen eski polislerin aksine, yeni atanan bir dedektifle birlikte Amelia’nın dijital ayak izlerini, gizli mesajlarını ve aslında