" Sana beni asla tanımamış sana " şeklinde başlar mektup.
hayatı boyunca delicesine sevdiği ancak kadının varlığından haberi bile olmayan adama yazılan bir mektup yer alır . sadece kadının , tek kişinin iç dünyasından yola çıkılarak aşkın çözümlemesi yapılır. saplantılı platonik aşkın insana biri için neleri göze alıcağını anlatan mükemmel bir yapıt. buda zaten zweig kadar psikoloji birikimine sahip bir tarafından mümkün kılınabilirdi
aslında küçük bir obsesyon gibi gözüken bir şeyin insan hayatının nelere çevirebileceğinin öyküsüdür kanımca. yani hiç tanınmamıştır bile meçhul kadın kafasında bir adam yaratmış ve nasıl olsa hayatını ona adamıştır. kendine bir başka konu başlığı seçse çok farklı olabilirmiş gibi hayatı ama sorunda buradaki seçimlerimizi bilinçli yapmıyoruz ve aslında bircoğumuz meçhul kadın gibi 13 yaşının sekellerini yaşıyor yalnızca
İçimin derinliklerinde, varlığımın bilinçaltında çocukluk hayalim hâla yaşıyordu, birgün belki bir saat bile sürse beni yanına çağırırdın. O bir saatin ihtimali için herşeyden vazgeçtim .