Aytmatov bu hikâyede trajediyi bağırarak değil, geleneğin sessizliğiyle anlatır. Deniz bir doğa unsuru değil, hüküm veren bir otoritedir; insanlar ona karşı değil, ona göre yaşar. Çocukluk masumiyet değil, erken başlayan bir çıraklıktır. Öğrenemeyen yalnızca kendini değil, bütün topluluğu tehlikeye atar.
Hikâyenin sarsıcılığı bireysel kötülükten değil, iyi niyetle sürdürülen kör kabullerden gelir. Kimse zalim değildir ama sonuç zalimdir. Ala köpek ise bu yazgının karşısında duran tek canlı gibidir: kıyıda kalmayı seçerek insanın cesaret edemediğini yapar.
Bu metin şunu söyler:
Bazı hayatlarda seçim yoktur; sadece devralınan kaderin bedeli vardır.