Evlenmeden önce ve sonra her insanın mutlaka okuması gerekir. Rehber niteliğinde bir kitap. Okurken hiç sıkılmıyor insan. İçine yer yer yaşanmış örnekler serpiştirilmiş, bu da üzerimizde yüksek tesir olusturuyor.
Tarihin yaşanmış ve bitmiş olaylar bütünü olmadığı düşüncesiyle bir kez daha karşı karşıya kaldığınızı hissettiren satırlarla hemhâl oluyorsunuz bu kitapta.
İnsan aynıdır aslında hangi zaman ve
Kitabın bağrı birbirinden dramatik hikâyelerle dolu. Bazılarının yaşanmamış olmasını yeğledim. Yeğlemekle de kaldım. Bir tanesi de mutlu sonla bitmez mi deyip!!! Bitirdim...
Derdi derin olanın dili keskin olurmuş. Yazar toplumumuzun dini ve sosyal yaşantısındaki aksaklıkları, eksiklikleri ve yozlaşmayı dert edinmiş kendine, söyleyemediklerini önce içine derketmiş sonra sayfalara dercetmiş. Dili eleştirel. Eleştirilerinde yerden göğe kadar haklı da bence. Bir nevi derdini satırlara dökmüş.
Gazetecilik mesleği hasebiyle tanık olduğu ve son derece muzdarip olduğu konuları ele almış. Bir çırpıda yazılmış bir kitap değil yirmi yılın ürünü, aslında kitaplaştırma niyeti ile kaleme almamış. Zaman içerisinde belli aralıklarda yazdığı yazılardan ibaret.
En belirgin yönü yıllar geçtikçe yakındığı bazı durumların olumlu yönde değişimini dip notlar olarak düşmüş bu sayede yirmi yıllık zaman zarfında ülkemizde sosyal ve siyasal alanda nelerin değiştiği açıkça görülebiliyor.
Yazar aşkı gerçekten çok doğru tarif etmiş. Psikolog olması itibariyle yaşanmış vakalardan yola çıkarak sağlıklı tespitler yapmış. Kimsenin değinmediği arka plandaki ayrıntıları işlemiş. Ya da kimsenin görmek istemediği diyelim.Takdir ederek okudum.