İhtiandr ismi başlarda garip gelse de ilerleyen sayfalarda bu ismi çok benimsedim. Kitabı deniz kenarında okumak ayrı bir keyifti ve hayal dünyama daha çok katkısı oldu diyebilirim. Yüzmeyi, dalmayı, suyun içinde olmayı seven biri olarak İhtiandr'la özdeşleştim. Bu isim Yunancada balık adam anlamına geliyormuş. İhtiandr'da hem insan akciğerleri hem de aynı zamanda köpekbalığı solungaçları bulunuyor. Bu nedenle hem karada hem de suda yaşayabiliyor.
İhtiandr, denizdeki yaşamı ünlü bilim insanlarından bile daha iyi bilen Salvator tarafından yaratılan su adamı. İnsanlar, ırklar, uluslar hakkında bilgisi az ama coğrafya, okyanus, deniz, fizik, botanik bilgisi olan biri. Varlığının ve eğitiminin koşulları gereği çoğu insanın bildiği basit şeyleri bilemiyor. İspanyolca ve İngilizce dillerini konuşabiliyor. Pulları, yüzerken kullandığı gözlük ve eldiveni var. Bunlar onun daha hızlı yüzmesine yardımcı oluyor.
Hem karada hem suda yaşamaya uyumlu bir vücudu var. Yine de o suda uyumayı daha çok seviyor, babası Salvator onun en azından haftada üç gece normal yatakta yatmasını istiyor. Kızarmış et yemektense çiğ balık yemeyi daha çok seviyor, bu da onun kızarmış et yeme alışkanlığının yavaş yavaş kaybolmasına sebep oluyor. Sürekli suda uyuduğu zaman da solungaçları havaya alışkın olma özelliğini kaybediyor. Gitgide suya daha yakın karada nefes alamayan bir hale doğru evriliyor.
İhtiandr, insanlar tarafından deniz şeytanı olarak adlandırılmış. Karakteri olarak tam tersi de olsa insanlar bilinmeyene çeşitli yakıştırmalar yapar. Kendinden farklı olanı dışlar ya ilah yapar ya da şeytanlaştırır. İhtiandr'ın insanlarla yaşadığı maceralarını okuduğumuz bu kitabı yazın deniz kenarında okumak ayrı bir keyifli oldu.