Arrakis Gezegeni diğer adıyla Dune. Başka gezegende olmanın farklılıkları var, kullanılan sözcüklerde, kavramlarda, deyimlerde… Kitabın sonunda 55 sayfalık ekler kısmında gezegenin çevrebilimi, dini, kadim okulun hedefleri, soylu hanedanları, kitabın içinde geçen terimlerin açıklaması ve gezegenin haritası yer alıyor. Burayı başta okumak anlatılanların içine girmek adına fayda sağlıyor. Ben bu kısmı ilk önce okumayı tercih ettim, kitabın ortalarında geçen birkaç olay hakkında bilgi verse de kitaba ısınmak için yardımcı oluyor.
Dune, evrende baharatın çıkarıldığı tek gezegen, melanj baharatı stratejik bir öneme sahip, burayı yöneten hanedanlar gücü elinde tutmak, diğerleri ise bu gücü ele geçirmek peşinde. Bu uyuşturucu baharat geleceği görmeyi sağlıyor, çok kullanıldığında gözleri maviye çeviriyor.
Arrakis, çorak topraktan oluşan suyun çok kıymetli olduğu bir çöl gezegen. Suyun tek bir damlasının bile çok önemli olduğu bu yerde giysiler de buna yönelik tasarlanmış. Vücut sularının kaybolmaması için damıtıcı giysileri var ve her vücuttan atılan su toplanıp arıtılarak tekrar içilebiliyor. Fremenlerde su o kadar değerli ki ölünün arkasından ağlama davranışı çok nadir görülüyor, bunu yapanlara da hayranlık duyarak ölüye su verdi deyişini kullanıyorlar. Ölen kişilerin beden suyu alınıyor ve çöl baharının gerçekleşmesi için damlası damlasına kayıtlara geçiyor.
Kitabın konusuna gelince, İmparatorluk tarafından Arrakis’e, Harkonnen Hanedanı yerine Atreides Hanedanı’ndan Dük Leto atanıyor. Paul Atreides, Dük Leto ve Bene Gesserit olarak yetişen Leydi Jessica’nın oğlu. Harkonnenlar husumetli olan Atreideslerin elinden büyük öneme sahip baharat üretimini almak için İmparator’un askerleriyle birlikte harekete geçiyor. Dük Leto’yu öldürüp Arrakis’i işgal ettiklerinde Paul