Derya Sevim

Derya Sevim
@deryassevim
Martı Yayınları / Editör
Gerçekten çakısını bana veriyordu; kendi kişisel çakısını. Dahası, ona karşı kullanmayacağıma güveniyordu. Ellerime çok soğuk geldi ama elimde tutup elli dolarla birlikte şortumun cebine sıkıştırdım. “Teşekkürler,” dedim çünkü başka bir şey diyemedim. Minnettar mı olmalıyım yoksa dehşete mi düşmeliyim bilemedim. Bitkindim, hissizdim ve titriyordum. Ama Luca beni serbest bırakıyordu ve etrafımızda başka ne oluyorsa olsun, bunun bir anlamı vardı. Ailesine karşı çıkıyordu. Bana hayatımı geri veriyordu.
Sayfa 291·Kitabı okudu
Reklam
Luca ikimizin arasına doğru, “Cazzo, hepsi bu kadar,” dedi. Sorunlu müşterilerle başa çıkmaya alışmıştım artık ama Luca’nın tavrının eşi benzeri yoktu ve sinirlerimin normalde olduğundan daha çabuk bozulduğunu fark ettim. “Özür dilerim ama çalıştığım yerdeki varlığım seni rahatsız mı ediyor? Çünkü burada kalmak zorunda değilsin.” Bana kibirli bir tavırla baktı. Ben de ona baktım. “Sadece kahvemin içine tükürme, yeter.”
Sayfa 49·Kitabı okudu
“Hangi müşteri bahşiş olarak bir kavanoz bal bırakır ki?” Millie nefesini tuttu ve yüzünü neşe dolu bir ifade kapladı. “Sen...” Abartılı bir nefes aldı. “Yoksa...” deyip nefes verdi. “Bugün...” Beklentiyle ona doğru eğildim. “Bundan Winnie the Pooh adında...” Buna kandığıma inanamadım. “Küçük bir ayıcığa servis mi yaptın?”
Sayfa 13·Kitabı okudu
İçgüdülerim onun başıma bela olacağını haykırmıştı. Ama içgüdülerim yanılıyordu. Başıma bela olmamıştı. Asıl bela olan bendim. Öyle olmaya da devam ediyordum. Yok edici Reed. Paramparça ettiğim şey onun hayatı ya da benimki olmasaydı, bu, havalı bir lakap olabilirdi.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Puan vermedi·320 syf.··
2021 51. kitabı
Xoxo... gossip girl... Ne desem bilemiyorum bu seriyle alakalı arkadaşlar. Beyin yangını yaşıyorum, adeta error veriyorum. Okurken inanılmaz keyif alıyorum yalan söyleyemem. Heyecanı çılgın gibi doruğa çıkarıyor çünkü zenginlerin hayatı -hepsi olmasa bile- öyle delice öyle manyakça bir hâl almış ki bundan kötüsü olamaz dediğim her an daha kötüsü oluyor. Kimin eli kimin cebinde belli değil, tek dertleri para, ünvan ve erkek olan bir avuç kafayı yemiş insan. Bu kaos ve keşmekeşin içinde Reed ve Ella’nın aşkının sapasağlam çıkıp çıkmayacağını merak ediyoruz. İlk kitabın sonundan sonra Reed asla toparlayamaz bu durumu diyordum ama kendisini tebrik ederim sevdiği kadın için mis gibi bir U dönüşü yaptı tüm kalbiyle. Geçmişte berbat bir insan olsa bile şu an Ella için kendini değiştirmeye çalışmasına tam puan veriyorum. En sevmediğim karakter hakkıyla bu ödülü kazanan en büyük kardeş Gideon oldu. Hikayesini okuyabilirsek eğer kafayı yemeden kitabı bitirebilirsem şükredeceğim. En sevdiğim karakter ise tartışmasız Callum Royal. Mükemmel olmasa bile açık ara bu kadar manyağın içinde en normal ve havalısı. Konusunu anlatamayacağım kadar spoiler içerdiğinden nelerden bahsetsem bilemiyorum ama bildiğim tek bir şey var. Bu kitabı sıradan, naif bir aşk kitabı okuyacağım düşüncesiyle alırsanız bir doz terapi görmeniz gerekebilir. Hiçbir şey normal değil. Her köşe başı bubi tuzaklarıyla çevrili. Ama seriyi heyecan dozu yüksek yapan, kitapları bir çırpıda bitirmenizi sağlayan bu kaos. Ben inanılmaz keyif alarak okuyorum ve +18 herkese tavsiye ediyorum. Bakalım üçüncü kitapta bizi neler bekliyor heyecan içindeyim. Bundan daha fazla kaos kalbime zarar verebilir gerçi mdmdmd Neyse bir sonraki yorumlarımda görüşmek üzere. Sizi çok seviyorum #book #bookstagram #bookshelf #booklover
Paramparça PrensErin Watt · Yabancı Yayınları · 2021918 okunma
Reklam