Fikret, fildişi kulesine mahpus, yüzde yüz ferdiyetçi bir sağ. Akif, damarlarında tarihin nabzı atan bir halk çocuğu, Batı’nın anladığı manada tam bir sol. Talihsizliğe bakın ki, Fikret solun bayrağı yapıldı, Akif sağın. Mefhumların böylesine ters yüz edildiği hiçbir ülke ve hiçbir çağ yoktur.
…
Nazım, Peyami’ye kıyasla mutlu azınlığın temsilcisidir. Az çok ciddi bir tahsil görmüş, kanlı canlı, yakışıklı bir paşazade. Şımarık, küstah ve bahtiyar. Peyami doğuştan hasta, doğuştan yoksul. Nazım, parlak birkaç manzume yazarak, çevresinin büyük ilgisini fethetmiş. Peyami, büyük zekasına rağmen, kalemiyle kuyu kazmak zorunda. Bir kelimeyle Peyami’min yeri sol, Nazım’ın sağ.
Yakın tarihimizde, bedbaht savaşların yol açtığı bir bölünme oldu nesiller arasında. Biz Çanakkale’yi yedek subaylarla yani aydınlarla yaptık. Büyük bir aydın kaybıyla karşı karşıya idik.