Genç halim hayatta o kadar çok şeyi yüzüne gözüne bulaştırarak, acelece geçiştirerek yaşadı ki. İnsanın yaşı ilerlemiş hali daha tutumlu, daha temkinli, dolayısıyla bir daha asla bulamayacağından korktuğu şeylere atılma konusunda daha çekimser -ya da daha atılgan- oluyor.
Beni hep çok iyi anladı, içimden bir ses diyor ki ona hiç yazmıyorsam bu umursamadığım için değil, bilakis bir parçam hala umursadığı, her zaman da umursayacağı için; aynı şekilde ben de onun hala umursadığını, hiç yazmama sebebinin de bu olduğunu biliyorum. Bunu bilmek de bana yetiyor.