Eren

Eren
@desireofvoid
Varlık kendine yabancıdır.
izmit
66 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Büyük şehirlerde, entelektüel ve sanatsal bir patlamanın keyfini süren Sovyet halkı... Her ne kadar Batı'daki yeni tarzları ve akımları bilemeyecek durumda olsalar da kendi kısıtlı dünyaları içinde yüksek bir algılamaları ve duygulanımları vardır. Evet, tek bir dünyaları yoktu, bu mümkün değildi. Rejimin katı kontrolü altında dahi, odalarında ve zihinlerinde her daim çoğul dünyaları vardı. 'Zaman öldürmek' yüksek zihinlerin Sovyetleriydi ki bu paradoksal bir biçimde aynı zamanda hem sıkıcı hem de yaratıcılığa açıktı. Belki de bu potansiyelden doğan yaratıcılıktı. Zaman öldürüyorlardı ama kendilerini öldüremiyorlardı. Önce ölümsüzleşiyor ve hemen ardından ölüme doğru bütünüyle saf bir arzu duyuyorlardı.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Eren

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2022 8. kitabı
Can Batukan
0/10 · 2 okunma

Eren

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
2022 7. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
7.5/10 · 149,9bin okunma
Melankoli içinde olduğumuz zaman, öznel zaman (ben zamanı) yavaşlar, gelecek umudu kuraklaşır ve kararır, şimdiki zaman uzamakla birlikte, taşmakta olan bir geçmişin girdabına doğru yayılır. Melankoli içinde bulunmadığımız zaman, ben zamanı neşeden hüzne, sıkıntıdan hayal kırıklığına doğru alışıldık bir gel-git içindedir. Bu ikisi birbiriyle zorlukla uzlaştırılabilecek, birbirine yabancı iki zamandır: Ancak içselleştirilirlerse ve fenomenolojileri bilinirse uzlaştırılabilirler; bununla birlikte, melankolinin umuda kapalı hayatı ile (bilindik ve sıradan umutlar da dahil olmak üzere) gündelik umuda açık hayatın uzlaşması daha da zordur.
Sayfa 206·Kitabı okudu
Manfred Bleuler şöyle yazmıştır: “Cerrahi müdahaleleri izleyen psikotik güçlüklerin önüne geçmek için, hastalarla kişisel bir ilişki kurmak gereklidir: Doktorlar ve sağlık ekibinin doktor olmayan üyeleri hastayla konuşmalıdır. Bunu yapmak yerine başka bir şeyin yapılması önerilmiştir: Yatak ucuna televizyon yerleştirilmiştir; açıktır ki, bu, insan sıcaklığının yerini hiçbir şekilde doldurmamaktadır. Her halükârda televizyon önerisi, zamanımızın tipik tutumudur: Teknik, insani olanı yerinden etmekte ve bu durum, daha çok teknik ilave ederek takviye edilmektedir: En nihayetinde bütün bunlar, aslen, gereksinim duyulan birkaç tatlı söz söylemekten kaçınmak adına yapılmaktadır..”
Sayfa 200·Kitabı okudu