Dokuzuncu Hariciye Koğuşu İncelemesi
Puan vermedi
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, 7 yaşından beri kemik hastalığıyla mücadele eden 15 yaşındaki bir gencin hikayesini konu alır. Otobiyografik ögeler taşıyan roman, psikolojik tahliller açısından zengindir. Uzaktan akrabaları olan bir ailenin yanında kalmaya başlayan anlatıcımız, hastanenin soğuk duvarları arasında karşılaştığı insanları da müthiş bir gözlem gücüyle aktarır. Bu bağlamda o yıllardaki insanların durumunu da çarpıcı bir şekilde anlatır. Yanında kaldığı ailenin kızına çocukluktan beri aşık olan kahramanımız; başlarda aşkına karşılık bulsa da ailenin, kızlarını zengin bir doktorla evlendirmeye karar vermesi üzerine bu ümitsiz aşkı kalbine gömer. Bu hastalık sürecinde gencin, annesini teselli etmesi ve ona destek olması ise beni çok etkilemiştir. Hasta kadar hasta yakınlarının da yaşadığı zorlukları, psikolojilerini ele alıyor. Genç, bacağının durumu kötüleşince hastaneye kaldırılıp ameliyat ediliyor. Kitabın sonunda kahramanımızın hayatında her anlamda yeni bir sayfa açılıyor. Peyami Safa;bir hastalığın insanları nasıl etkilediğini,bu süreçte onların hangi zorluklarla karşılaştıklarını sürükleyici ve çarpıcı bir dille anlatmış. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Keyifli okumalar:)
Duygu ve Düşünce
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,1bin okunma
Spoiler içerirr efendimm
9/10
·344 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:40
Hayat bizi hep bize iyi gelecek insanlarla karşılaştırsın diye dua ediyorum. Bu kitabı okuduktan sonra bir kere daha aynı duayı ettim. Adelaide bazı noktalardan beni çok korkutsan da, seni çok sevdim ve umudunu kaybetmeyen, hayatta olmayı seçen biri olduğun için seninle gurur duyuyorum. Olmayacağını bildiğin halde, gelmeyecek bir sevginin peşinde koşarken kendini heba etmek bir insanı nelerin kıyısına sürüklüyormuş çok iyi göstermiş oldu bu kitap. Rory…. Sana edecek tek bir sözüm bile yok. Allah belanı verir umarım. Artık bir noktadan sonra sinir seviyem o kadar arttı ki kitabın ortalarında zaten gözlerim seğiriyordu şu adamı okurken. Çok şükür kurtulabildik senden. En başından beri Adelaide’ın Bubs ile bir şekilde yollarının kesişeceğine olan inancım ve güvenin sağolsun kitabın sonunda bir gülümsedim. Ama her şeyden önce acı ile savaşan bir kadının sadece yeni aşk arayarak iyileşmesini değil de acısını kabullenip, terapi ve uzman yardımıyla, sonuna kadar destek çıkan arkadaşlarıyla bir arada kalarak toparlamasını okumak beni çok daha fazla mutlu etti. Zevkli ve sürükleyici bir okuma oldu benim için. (Dipnot: Eloise sana aşığım, dünyanın en güzel arkadaşı, eşi ve kadınısınnnn!! Keşke Rory’e iki tane patlatabilseydin)
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,944 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·192 syf.··
2026 14. kitabı
fikir şu: Her insanın hayatta ulaşması gereken bir amacı vardır. Cesaret: Santiago’nun sürekli konfor alanını bırakması, risk almadan büyümenin zor olduğunu gösterir. İşaretler: Coelho, evrenin insanlara işaret gönderdiği fikrini sıkça işler. Aşk ve özgürlük: Fatima ile ilişkisi, gerçek sevginin engel değil destek olduğunu gösterir. Kitabın güçlü yanları: Akıcı ve sade dili var. Altı çizilecek çok fazla cümle içeriyor. Her yaşta farklı anlamlar çıkarılabiliyor. Umut ve arayış duygusunu güçlü veriyor. Eleştirilebilecek yanları: ✘ Bazı okurlar için fazla “mistik” gelebilir. ✘ Olay örgüsü basit bulunabilir. ✘ Bazı mesajları fazla doğrudan. Benim genel değerlendirmem: Simyacı, özellikle hayatında bir şeyleri sorguladığın dönemlerde farklı hissettiren bir kitap. Sana “aradığın şey gerçekten dışarıda mı, yoksa zaten içinde mi?” sorusunu bırakıyor. Özellikle senin sevdiğin gizemli ve derin alıntı havasına da yakın bir kitap.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
Felix ve Görünmez Kaynak -Eric Emmanuel Schmitt
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 20:15
On iki yaşında bir çocuğun annesini iyileştirmek için verdiği çabayı anlatıyor kitap. ilginç olan bizde bu yaşta bebek gibi davranır genelde çocuklar, ama on iki yaşındaki Felix daha büyük yaşta gibi davranıyor! Eric Emmanuel Schmitt bu serideki diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabıda bir dinle bağlamış. Bu kitapta afrika animist dinî ile bağlamış. İlk bölümleri sıkıcı ilerlerken bir anda ortaya çıkan Baba karakteri ile kitap güzelleşiyor. Son bölümü güzel bağlamış yazar. Hakikaten insan hep çözümü gelecekte görüyor ama dönüp baktığımızda bir çok şeyin sebebi geçmişteki travmalar da ve çözümü de bu travmaları anlamak ve destek almaktan geçiyor. Bu gibi konularda aile bağları önemli Felix ve babası beni etkiledi. Sevgiye, inanca, dostluğa ,özellikle koşulsuz dostluğa vurgu yapan güzel bir kitap. Tavsiye ederim. Félix ve Görünmez Kaynak Eric Emmanuel Schmitt
Edebiyat
Félix ve Görünmez KaynakEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 202665 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 17. kitabı
Mücella Nazan Bekiroğlu’nun büyüleyici kalemiyle nihayet tanıştım ve açıkçası üzerimdeki etkisini uzun süre atamayacağım, yüreğime dokunan bir kitap oldu. Elime aldığım andan itibaren sayfalar su gibi aktı; hikayenin içine öyle bir çekildim ki bırakmak imkansız geldi ve çok kısa bir sürede bitiverdi. Ama bitmesine rağmen içimde bıraktığı o hüzünlü hava kolay kolay geçmeyecek gibi... ​Kitabı okurken zamanı geriye sarmak, hikayenin tam kalbine girip Mücella’ya kol kanat germek istedim. Ona sımsıkı sarılmayı, elimi uzatıp onu o sıkışmış yalnızlığından çekip çıkarmayı o kadar çok arzuladım ki... Babasız büyüyen bir kız çocuğunun annesiyle geçen ömrünü okurken, annesi Neyyire Hanım’a fazlasıyla kızdım. Söylesene Neyyire Hanım; "kızını korumaya çalışırken" ona yaşattığın onca şey, kurduğun o katı baskı gerçekten değdi mi? Eğer bu kadar baskıcı olmasaydın, Mücella belki de kendine bambaşka, çok daha mutlu bir hayat sunabilecekti. Bu hikayenin böyle yarım kalmasının en büyük sebebi kesinlikle sendin... ​Mücella ömrü boyunca etrafındaki herkese dokundu, herkesin hayatını güzelleştirdi. Mahallede ne zaman birinin başı sıkışsa ilk onun kapısını çaldılar, ondan şifa buldular. Ama şimdi dönüp arkama bakıyorum da; Mücella’nın bir derdi, bir tasası olduğunda gidip kapısını çalabileceği, sığınabileceği hiç kimsesi yoktu... İşte bu detay kalbimi en çok kıran şey oldu. ​Kendi mutsuzluğuna ve yalnızlığına rağmen hayatı boyunca diğer kadınlara destek olan, sessiz ama devasa bir mücadelenin hikayesiydi bu. Yazarın o nahif ve şiirsel diliyle birleşince kalbimin en güzel köşesine kuruldu bile. Kesinlikle herkesin ömründe bir kez Mücella'nın elinden tutması gerekiyor. Evet kimler okudu bakalım?
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 20:59
Fil Saati, Tuğba Sarıünal 192 sayfa, Destek Yayınları Elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitapla daha geldim. Bulmaca çözer gibi okuyacağınız, kainatla ilgili derin suallere yanıtlar aradığınız, zamanın içinde belki de kaybolacağınız bir roman Fil Saati. Akıcı bir üsluba sahip, sürükleyici bir kurgu içeriyor kitap. Yazarın daha önce Çarpışma isminde bir kitabını daha okuyup onu da çöp beğenmiştim. Bu da okumaktan büyük keyif aldığım kitaplardan birisi oldu benim için. Büyük merak uyandıracak konusuna da gelecek olursak şu şekilde; Yetiştirme yurduna verilen sekiz yaşındaki Eren’in annesi ve babası bir kaçaktır. Ülkede terör kapsamına girecek bir suçtan aranmaktadır. Annesi ile babası, Eren’e her an ulaşabilir düşüncesiyle de Eren polisler tarafından hep göz hapsindedir. Okula giderken, yurda geri dönerken, yemek yerken, gezilere götürüldüğünde vs. Bir gün yurda geri döndüğünde panayıra götürülür çocuklar. Panayırda kendisiyle iletişim kurmaya çalışan bir palyaço olur. Polisler bu durumdan işkillenir ve peşine düşerler adamın. Adam kaçar ve kaçarken de vurulur. Vurulduktan sonra denize atar kendini ve bir daha da izine rastlayamaz polisler. Adamdan geriye kalan kan izlerinin DNA incelemesi sonucunda çok ilginç bir detay çıkar ortaya. Sekiz yaşındaki Eren ile vurulup kayıplara karışan adamın DNA örnekleri birebir aynıdır. Yani adam sekiz yaşındaki Eren’in bizzat kendisidir sonuca göre. Artık herkesin beyni yanmak üzeredir ve olay da bir Arap saçına dönmüştür. Bakın konusu itibariyle bile oldukça ilgi çekici bir kitap. Bulmaca çözer gibi adım adım yaklaşıyorsunuz ve elinizden bırakamıyorsunuz kitabı. Macera, merak duygusu, cinayet çözümlemesi gibi konuları seviyorsanız keyifle okuyacağınız bir roman. Benden size gönülden tavsiye olsun. İyi okumalar #alıntı “Dervişin
Edebiyat
Fil SaatiTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20202,017 okunma