9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 20:59
Fil Saati, Tuğba Sarıünal 192 sayfa, Destek Yayınları Elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitapla daha geldim. Bulmaca çözer gibi okuyacağınız, kainatla ilgili derin suallere yanıtlar aradığınız, zamanın içinde belki de kaybolacağınız bir roman Fil Saati. Akıcı bir üsluba sahip, sürükleyici bir kurgu içeriyor kitap. Yazarın daha önce Çarpışma isminde bir kitabını daha okuyup onu da çöp beğenmiştim. Bu da okumaktan büyük keyif aldığım kitaplardan birisi oldu benim için. Büyük merak uyandıracak konusuna da gelecek olursak şu şekilde; Yetiştirme yurduna verilen sekiz yaşındaki Eren’in annesi ve babası bir kaçaktır. Ülkede terör kapsamına girecek bir suçtan aranmaktadır. Annesi ile babası, Eren’e her an ulaşabilir düşüncesiyle de Eren polisler tarafından hep göz hapsindedir. Okula giderken, yurda geri dönerken, yemek yerken, gezilere götürüldüğünde vs. Bir gün yurda geri döndüğünde panayıra götürülür çocuklar. Panayırda kendisiyle iletişim kurmaya çalışan bir palyaço olur. Polisler bu durumdan işkillenir ve peşine düşerler adamın. Adam kaçar ve kaçarken de vurulur. Vurulduktan sonra denize atar kendini ve bir daha da izine rastlayamaz polisler. Adamdan geriye kalan kan izlerinin DNA incelemesi sonucunda çok ilginç bir detay çıkar ortaya. Sekiz yaşındaki Eren ile vurulup kayıplara karışan adamın DNA örnekleri birebir aynıdır. Yani adam sekiz yaşındaki Eren’in bizzat kendisidir sonuca göre. Artık herkesin beyni yanmak üzeredir ve olay da bir Arap saçına dönmüştür. Bakın konusu itibariyle bile oldukça ilgi çekici bir kitap. Bulmaca çözer gibi adım adım yaklaşıyorsunuz ve elinizden bırakamıyorsunuz kitabı. Macera, merak duygusu, cinayet çözümlemesi gibi konuları seviyorsanız keyifle okuyacağınız bir roman. Benden size gönülden tavsiye olsun. İyi okumalar #alıntı “Dervişin
Edebiyat
Fil SaatiTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20202,017 okunma
10/10
·424 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
O kadar güzel bir seriydi ki kendini hiç bozmadı, konu bütünlüğü hiç bozulmadı, hep bir merak hep bir heyecan vardı. Kimi zaman hüzünler ama çokça sevgi vardı. Zorlu hayatların bir araya getirdiği iki kişi. Zümrüt ve Akın. Diğerleri için Ayten ve Akın onlar. Ayten zorlu bir geçmişten geldiğinde Akın onun diğer adını benimseyip ona bambaşka bir dünya sundu ve Akın için o hep Zümrüt oldu. Bir dönem Ayten çok zorlu süreçlerden geçerken Akın da bambaşka zorlukları aşmaya çalışıyordu. Onlar bugünlere gelebilmek için çok büyük acılarsan çok büyük sınavlardan geçmek zorunda kaldılar, ölümlerden döndüler ama küllerinden yeniden doğup Zümrüt ile Akın’ı yaşattılar hem de büyük bir aşkla çoğalarak. Sizi çok sevdim. Ancak bir kaç konuya da değinmek isterim Bitimindeki günlük ve sonrası geçmişin anlatıldığı kısımlar tarih olarak yeni tarihten eskiye ve ara tarihler karmaşık olarak değil de tarih sıralamasına göre gitseydi keşke SPOİLER, kitabı okumayan gerisini okumasın Bir önceki kitapta Hüsamettin’in beyninde bi hastalık varmış denmişti sonradan hiç konusu olmadı, onun hayatına dair bir şey okumadık 4.kitapta Zehra hasta dendi 279 da Zehra için fiziksel engeli olan oğluyla ne kadar zor bir hayat yaşadığının farkındaydım diyor. Bu çocuk fiziksel engelli değildi. Beyninde bir şey var diye öğrenmiştik şimdi de fiziksel engelli olmuş çocuk sonra Zehra kanser diye öğrendik şimdi de atlatmış ve o arada Ayten ona destek olmuş. Buralar çok yüzeysel geçilmiş 289.Sayfada yıl 1993 çocuklar 1. Sınıf o dönem okuma fişlerinde lale, el ele yoktu onlar şimdiki okuma kelimeleri, bu konuda da bir küçük araştırma yapılsa iyi olurdu. Ben de 91 yılında 1. Sınıftım Biz kendi çocuklarımıza ela lale ile okuma yaptırdık 298 de Neşe’nin bi kez daha doğum yaptığını bir kaç satırla öğrendim,daha
Kırmızı Güller Çabuk Solar 4Ceyda Kalender · Artemis Yayınları · 202633 okunma
Reklam
10/10
·412 syf.··
2026 111. kitabı
Ayşen B. Ateşten Düğüm 2 Dram ve duygusal yoğunluğu olan eserleri okumayı sever misiniz? Ben çok severim.Bir de karakterler geçmişleriyle ve birbirlerine adeta kördüğümle bağlandıklarına şahit olduğum da daha bi keyifle okuyorum.Seriye kaldığımız yerden devam ederken Baran ın,o nişan gecesi gölün kenarında gördüğü yasemin kokulu,peri kızını ararken peri kızından geri kalan bilekliğin çalınması benim bile canım sıktı.Baran bilekliği ha buldu ha bulacak derken halbuki aradığı peri kızı yanı başındaydı..Çünkü kader,kendi nişanlarından kaçan iki genci yeniden birbirini buldurmuştu arkadaşlar… Yazarımızın kalemi aşırı akıcıydı.Ben eseri toplamda dört saatte bitirdim.Kitap çok tatlı bir yerde bitti.Beni mutlu eden o bitişten sonra neler olacağını aşırı merak ediyorum.En yakın zamanda devamını okumak dileğiyle Her daim yıkılmaz duvarları olan Baran,aşırı otoriter ve iş kolikti.Çalışkanlığı nam salan Baran,öyle bir iftiraya uğradı ki..Kanada ya çekip gidecek diye aklım gitti.Benim bildiğim Baran çekip gitmez,üzerine atılan iftirayı temizler dedim.Elif in de yardımıyla Baran beni yanıltmadı. Baran ın ablasına olan sevgisi,koruma içgüdüsü çok kıymetliydi.Baran gibi güçlü bir adam,eniştesi olacak cibilliyetsizin hakkından on defa gelirdi. Eniştesinin gerçek yüzüne karşı şimdilik sessiz kalması hastalık ile mücadele eden ablasının dünyasını başına yıkmak istemediği içindi. Kesin üçüncü kitapta Baran eniştesine dünyayı dar eder. Bitmez tükenmez sırlar,intikam ateşi,ortada dolanan yalanlar ve tarafların birebirine olan hislerinin bir türlü kabul edemedikleri satırlarla harmanlanan eser bittiğinde ben,üçüncü kitabı nasıl bekliycem derken buldum kendimi Bu kitapta en çok mutlu olduğum bölümler,Baran ın vesilesiyle Elif’in yeniden öğretim hayatına donmesi olurken Maran olacak vasıfsızı
Ateşten Düğüm 2Ayşen B. · Ulysses Yayınları · 20266 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 34. kitabı
Cuma, 3 Ağustos, sabah 10.25 "Alo... buyrun ben Dedektif Hunter." "Merhaba Robert, senin için bir sürprizim var," Hunter neredeyse kahve fincanını düşürecekti, donakaldı. Bu metalik sesi çok iyi tanıyordu. Bu sesin aramasının tek bir şey ifade ettiğini biliyordu- parçalanmış yeni bir ölü beden. "Son zamanlarda ortağından haber aldın mı?" Hunter bir kere daha sessiz tuşuna bastı. "Ona ne yaptın?" "Şimdi dikkatini çekebildim mi?" Söylediğim gibi bu bir sürpriz Robert. Ama fark yaratman için sana bir şans daha vereceğim. Belki bir kez daha çaba harcarsın. Bir saat içinde Güney Passadena'daki Pasifik yolunda, eski numarası 122 numaralı binanın bodrum katındaki çamaşırhanede ol. Destek getirirsen Garcia ölür. Bir saat içinde gelmezsen de ölür ve bana güven Robert, bu çok yavaş ve acılı bir ölüm olur." Telefon kapandı. Dedektif Robert Hunter Haçlı katilini bulabilecek mi ? Neden Haçlı katili lakabını almıştır? Kurbanlarını rastgele seçen biri mi? Haçlı katili yıllar önce yakalanıp cezaevine atılmıştı. Cezaevinde intihar ederek hayatına son vermişti. Dedektif Hunter ve ortağı Garcia bu cinayetlerin ortak bağlantısını bulabilecekler mi? Bu yeni metalik ses her şeyin en başta başlamasına sebep olur. Hunter ve ortağı Garcia Haçlı Katili 'nin işleyeceği cinayetlere engel olabilecekler mi? Haçlı Katili sürpriz biri çıkar!
Haçlı KatilChris Carter · Pegasus Yayınları · 2014624 okunma
Kitap özeti ve yorumudur SPOİLER!!
6/10
·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:00
Ruhun Yakayışı serisinin ilk kitabını açıkçası hiç sevmemiştim. Hatta okuduğumda birçok şeyi anlamadığımı bile söyleyebilirim. Buna rağmen seriye bir şans daha vermek istedim çünkü çok fazla sevilen ve önerilen bir seriydi. İkinci kitap, ilk kitaba göre kesinlikle daha iyiydi. Peki çok mu iyiydi? Hayır. Okunmasa da olur muydu? Bence evet. Ancak yine de ilk kitaptan daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Üstelik sadece konu açısından değil, yazarın yazım dili açısından da geliştiğini hissettim. Anlatım daha akıcıydı ve okuması ilk kitaba göre daha rahattı. İlk kitabın sonunda Santiago'nun zehirlenmesiyle olaylar yarım kalmıştı. Ivy, onu kimin zehirlediğini biliyor olmasına rağmen Santiago kitap boyunca onu asla dinlemiyor. Sürekli olarak kendisini açıklamaya çalışıyor, onu zehirleyen kişinin kendisi olmadığını ve olayın arkasında başka şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ancak Santiago hiçbir şekilde ona inanmıyor. Açıkçası bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Kitap boyunca Ivy sürekli kendini aklamaya çalışırken Santiago'nun hiçbir şeyi anlamaması bana oldukça mantıksız geldi. Güçlü, zeki ve her şeyi kontrol eden biri olarak anlatılan bir karakterin bu kadar kör olması zaman zaman sabrımı zorladı. Kitabın büyük bir kısmında çok fazla olay yaşandığını söyleyemem. Daha çok Santiago ve Ivy arasındaki konuşmaları, Ivy'nin kendisini savunma çabalarını ve Santiago'nun buna karşı direnmesini okuyoruz. Bu nedenle bazı bölümler bana oldukça uzun geldi. Ancak kitabın sonlarına doğru olaylar hareketlenmeye başlıyor. Ivy hamile kalıyor. Açıkçası kitap boyunca bunun için ne kadar uğraştıklarını gördüğümüz için bu gelişme çok da şaşırtıcı olmadı. Bu süreçte Santiago, Ivy'yi kaybetmeye başladığını fark ediyor ve yavaş yavaş ona karşı olan tavrını değiştirmeye başlıyor. Sürekli
Günahın SilinişiA. Zavarelli · Prime Kitap · 2025198 okunma
Kitap özeti ve kitap yorumudur spoiler!
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:01
Bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, yazarın kalemine olan hayranlığımın bir kez daha artması oldu. Daha önce Geçmişin Kırıkları ve Karışık Kaset kitaplarını da çok sevmiştim. Yazarın karakterlere hissettirdiği duygular, yaptığı betimlemeler ve diyalogları yazış biçimi bana her zaman çok samimi geliyor. Bu kitabı aslında biraz korkarak okudum diyebilirim. Uzun zamandır listemdeydi ve sürekli karşıma çıkıyordu. Acaba beklentimi karşılamaz mı diye düşünüyordum ama yine beni yanıltmadı ve gerçekten çok sevdim. Kitapta uzun yıllardır evli olan Grace'i okuyoruz. Grace, kocasının kendisini aldattığını öğreniyor. Üstelik evliliği boyunca yedi kez düşük yapmış ve artık evlilikleri tamamen yıpranmış durumda. Boşanmaya karar veriyorlar ancak Grace hâlâ kocasını sevdiğini düşünüyor. Küçük bir kasabada yaşayan Grace'in babası papaz ve ailesi kasabada oldukça saygı duyulan insanlar arasında yer alıyor. Buna rağmen yaşadığı sorunları kimseyle paylaşmıyor ve boşanma sürecinden ailesinin bile haberi olmuyor. Bir süre sonra kasabaya dönüp en yakın arkadaşının evine gidiyor ve bir süre onun yanında kalmak istediğini söylüyor. Ancak evde dolaşırken kocasına ait bir tişört görüyor ve aslında kocasının kendisini en yakın arkadaşıyla aldattığını öğreniyor. Üstelik bu tek seferlik bir olay değil, uzun süredir devam eden bir ilişki. Bunu öğrendiği anda dünyası yeniden başına yıkılıyor ve yaşadıklarını anlatmak için kız kardeşinin yanına gidiyor. Tam bu süreçte kasabanın yüz karası olarak görülen Jackson ile yolları kesişiyor. Jackson, alkolik babasıyla birlikte yaşayan ve araba tamirciliği yapan biri. Kasaba halkı onu ve babasını yıllardır dışlıyor. Hatta ona "canavar" ve "yüz karası" gibi lakaplar takmışlar. Grace ve Jackson zamanla aynı ortamlarda bulunmaya başlıyorlar. İlk
Yüz KarasıBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20243,333 okunma
Reklam
Reklam