Uğur Dündar'ın Tv8'de Okan Bayülgen ile yaptığı söyleşiden...
"Geçmişteki tek kanallı dönemden buraya kadar gelelim, acaba o dönemlerden bir farkı var mı, yoksa bu sizin mutat işsiz kalışlarınızdan biri mi?"
"Yo, bu dönem çok farklı Okan. Bu dönemde maalesef mesleğimizdeki bazı omurgasızların da iktidarın yaptığı yanlışlara çok büyük desteği oldu.
Bir iktidar yüzde 50 ile işbaşına gelmişse, halkın yarısı, yani iki insandan birisi bu iktidara oy vermişse bundan daha büyük bir güç, bundan daha büyük bir destek düşünülemez. Ama aynı zamanda demokrasi için eğer iyi değerlendirilemezse bu tablo bir tehlike de yaratabilir. O da şu: 'Biz neymişiz, biz ne güçmüşüz!.. Biz ne yaparsak yapalım toplum bizi seviyor, toplum bizi destekliyor!..
İşte bu güç, sahiplerini zaman zaman yanlışlara götürebiliyor. O noktada medeni cesaretle ve iyi niyetle, özgüvenle, 'Bu yaptığınız doğru değil,' diyebilecek entelektüel birikimlere ihtiyaç vardır. Kendine güvenen insanlar doğru bulmadıkları bir durumu, karşısındaki kim olursa olsun, söyleme erdemini göstermelidirler."*
TV 8, 30 Kasım 2011
364
Sayfa 364 - Sia Kitap, Birinci Basım Aralık 2019·Kitabı okuyor
Doğada mülkiyet yoktur. Hayvanlar mülksüzdür. Sahip olduğunu sandığın şeyler seni aldatmasın. Çünkü bunlar da geçici...
Sen de geçicisin!
Amacın unutulmamak olamaz.
Unutulacaksın...
Hizmetini yap ve git...
Mülkiyet ve sahip olmak önemli değil, önemli olan vefalı olmak... Yoluna destek olan her şeye saygı duymak...
Okul ve toplum bağlarına yardımcı olan önlemler, ebeveynlere destek veren ve onları bir araya getiren programlar ve insanların arkadaş edinip ailelerini geliştirmesine neden olan hemen hemen her şey gibi önemli ve pratik müdahale ve önlem stratejilerine işaret eder.
Sağlıklı, güçlü bir egoya sahip kimse,
kimseyi ezme ihtiyacı duymaz. Başkalarını ezme isteğine, tam tersine,
egosu çocukken yeterince destek görmemiş ve sonrasında da
gelişememiş kimselerde rastlanır.
Dolayısıyla sosyal yardım kurumlarında danışanın ruhundaki bölünmeler genelde ekipteki çeşitli uzmanlarda yansıma bulur. Bazıları sadece hayatta kalma parçaları ve tacizkâr yanı görüp, gözetime ve cezalandırıcı ölçütlere yönelir. Bazıları ise sadece kurbanı ve travma parçasını görüp, danışana ve ailesine giderek daha fazla yardım ve destek sunmaya çalışır. Bu, psiko-sosyal uzman gruplarında bile görülür, bilinçten kopma bozuklukları ve kişilik bölünmelerini dikkate almadıklarında, danışanın kurban bileşenini tacizci, tacizci bileşenini de kurban olarak yaşayabilirler.