Plinius Hindistan'da tavşana benzer bir çeşit balıktan bahseder; bu balık bize zehirmiş, biz de ona. İnsan şöyle bir dokundu mu ölüverirmiş. Zehirli olan insan mı, balık mı? Kime inanacağız? Balığın insan için dediğine mi? İnsanın balık için dediğine mi?
..herkes: Dünya bozuldu, kıyamet günü yaklaştı diye vahlanır. Oysa ki dünyada daha ne kötü şeyler oldu. Hem sonra kim bilir biz bu hâldeyken dünyanın kaç yeri güllük gülistanlıktır.
Başına dolu yağan, dünyanın dört bucağını fırtına içinde sanır.
..hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim zaman ayırıverirler beni. Fazla ağır basmadıkları, gücümü aşmadıkları zaman acılarımı törpülerler. Rahatımı kaçıran bir saplantıyı başımdan atmak için kitaplara başvurmaktan iyisi yoktur; hemen beni kendilerine çeker, içimdekinden uzaklaştırırlar.
Kendimde, türlü haller içinde bulmadığım karşıtlık yok; utangaç ve yüzsüz, çekingen ve atılgan, sessiz ve geveze, kaba ve ince, ahmak ve zeki, bilgili ve cahil, cömert ve cimri; yerine gör bütün bu halleri az çok kendimde görüyorum.